• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI
25 Ocak 2020

Başörtü düşmanlığı hortlatılmak isteniyor!

Uzun boylu araştırsak.

Bugünkü ders kitaplarında bile bulabileceğimi sanıyorum.

Ama tekil örnekleri kıyıda köşede kalanları görmezden gelip..

Planlı, programlı, hemen her kitapta benzer fotoğrafların bolca kullanıldığı, yakın tarihi hatırlatayım.

Hemen tüm inkılap tarihi ders kitaplarındaki.

Bir çarşaflı kadın.. Hatta küstahça, saygısızca bir imada bulunmak için, dört çarşaflı kadın yan yana çekilmiş bir fotoğraf...

Veya aynı görüntüyü resmeden bir çizim..

 Önlerinde sakallı cübbeli bir erkek.. 

Ondan sonra, altına artık döşe döşeyebildiğin kadar hakareti..

Küfürü..

“Gerici” mi dersiniz.

“Cumhuriyet düşmanı” mı dersiniz..

“Devlet düşmanı” mı dersiniz..

Hatta.

Kurtuluş Savaşı tarihlerine atıfta bulundukları bir anlatım var ise..

“İngilizlerle işbirliği yapan vatan hainleri” iftirası mı dersiniz..

İnancı gereği büründüğü tesettür üzerinden..

Kadınlara ne hakaretler. Ne aşağılamalar. Ne küfürler..

28 Şubat günlerine gitmeye bile gerek yok.

Bir mitinge katılan başörtülü kadınların fotoğrafını basıp, “Çağdışı kıyafetlerle mitinge gelip, haremlik-selamlık uygulaması ile erkeklerden ayrı bir bölümde toplanan gericiler” diye söze başlayıp, hakaretin bininin bir para olduğu saldırılar..

Hürriyet’inden, Milliyet’ine.. O zamanki Gözcü gazetesine kadar..

Batı hayranı Cumhuriyet gazetesini hiç hatırlatmaya bile gerek yok..

28 Şubat’tan sonrası da aynı.

“Hangisi Türk” diye başlık attılar..

Çarşaflı İranlı diplomat eşleri ile.. O tarihte AK Partili olan bir bakan eşinin buluşmasının fotoğrafını basıp..

“Bunların hepsi yabancı. Bunların hiçbirisi Türk değil. Bir Türk başını örtmez” iması yaparak, o ahlaksız başlığı attılar..

27 Nisan darbe tehdidi bildirisine gerekçe yapılan da, bayanların kıyafeti değil miydi?

Bazı okullarımızdaki öğrencilerin Kutlu Doğum Haftası sebebi ile Kur’an-ı Kerim tilavetine saygı gereği başlarını örtmesine bile tahammül edemeyenler, “çağdışı kıyafetler giydirilen öğrenciler” denilerek, itibarsızlaştırılmamışlar mıydı?

Başını örten insanlar, o tarihlerde öcü gibi gösteriliyordu..

Suçlu gibi lanse ediliyorlardı..

Yargılanmadan, mahkum ilan ediliyorlardı.

Hatta, yargısız infaza tabi tutuluyorlardı..

Okullarda başörtüye serbestiyet geldiğinde bile, tahammülsüzlüklerini açığa vurup, “Laiklik karşıtı eylemlerin odağı, laik Türkiye Cumhuriyeti’ne noktayı koydu... Türkiye artık ‘din devleti’dir” fermanları çıkarıp, “Ordu göreve” davet ediliyordu..

Bu ahlaksızlıkları yapanlar..

Bu rezaletlere imza atanlar..

Bu namussuzlar..

Düne kadar, kadın kıyafeti üzerinden, bu ülke insanlarının yarıdan fazlasının kıyafeti üzerinden hakaret lügatı geliştiricileri..

Şimdi tersinden bir algıyı oluşturmaya çalışıyorlar..

Başörtü yasağı kalktı.. Başı açık da, başörtülü de, temel hak ve özgürlüklerden, kamu imkanlarından eşit şekilde yararlanıyorlar, hiçbir kişiye ne ayrıcalık, ne ayrımcılık uygulanmıyor ya..

Başı açıklara baskı varmış gibi, bir algı oluşturup, bunun üzerinden başörtü düşmanlığını hortlatmaya çalışıyorlar.

Son vukuatları, Milli Eğitim Bakanlığı’nın, 2017 yılında, UNICEF işbirliği ile hazırladığı 374 sayfalık kitapta, iki tane resim..

150 tane görsel olan bir kitapta..

374 sayfalık metin içeriği olan bir kitapta..

Yazılı metinde tek bir paragrafta, tek bir cümlede, başı açıkları olumsuzlaştıran bir ifade bulamamışlar..

Veya tersinden bakacak olursak..

Başörtülü insanları kutsallaştıran bir kelime bulamamışlar..

Ama iki çizimde..

Ki..

Onların mantığı ile bakarsanız.

Tam tersi çizimler de var.

yeniakit.com.tr’de “ellerinde patladı” başlığı ile yapılan haberde, farklı çizimlerin hepsinin örnekleri sunulduğu halde..

Başörtülü bir annenin, çocuğuna gösterdiği şefkat üzerinden, alınganlık gösterip, “Sadece başörtülü anneler mi çocuklarına şefkat gösterir” diyerek.. 

Başı açık bir annenin de.. Şortlu bir annenin de.. Küçük çocuğuna banyo yaptırırken ona gösterdiği yakın ilgi ve sevecen tavrının çizimi de olduğunu gizleyerek..

Milli Eğitim Bakanlığının kitabında, başörtü propagandası yapılıyor algısı oluşturursanız..

Hele hele.

Bu kitap..

Öğrencilere yönelik değil, öğretmenlere yönelik, çocuklara nasıl yaklaşılması gerektiğini gösteren bir kitap olduğu halde..

“Öğrenciler, annelerine karşı kışkırtılıyor. Çocukların, annelerinden, başlarını örtmelerini istemeleri için, başörtülüler güzel, başı açıklar kötü gösteriliyor” derseniz..

“Başörtü yasağında nerede kalmıştık” kafasının, hortlatılmak istendiğini hatırlatmamız vazife olur..

İnsanda azıcık utanma olur.

Düne kadar, insanları kıyafetleri üzerinden bölmüşsünüz..

Ayrıma tabi tutmuşsunuz.

Hatta kıyafetlerini gerekçe göstererek, bazı bayanların temel haklarını, eğitim hakkını bile kullandırtmamışsınız. Meslek hayatlarını öldürmüşsünüz.

Yaptığınız o zalimlikleri topluma hatırlatmadan, vicdansızlığınızın tüm izdüşümlerini hafızalardan tamamı ile silinmesi için çaba sarf edeceğinize..

“Başörtü yasağını isteyemiyoruz ama. Tersinden bir şeyler yapalım. Başı açıklara baskı var diyelim” amacıyla kafayı çıkarıp, dindar insanları tekrar tahakküm altına almak isterseniz..

Ahlaksız sıfatını da hak edersiniz..

Utanmaz nitelendirmesini de hak edersiniz..

374 sayfalık kitapta, iki tane çizimi gösterip, diğerlerini gizlerseniz..

Sahtekar sıfatını hak edersiniz..

Ama suç onlarda mı?

Suç; bunların zalimliklerini unutturmak isteyen bizlerde değil mi?

“CHP bile, açılım yaptı. Başörtü yasağından vazgeçti” şeklinde, güzellemeler yapan, bizim mahalledekilerde değil mi suç?

Dürüst olalım..

Biz kimseye zulmetmeyelim.

Ama karşımızdakilerin de, “zalimlikten vazgeçtikleri” rehavetine kapılmayalım..

“Böl parçala yut” taktiği ile..

Ellerine bir fırsat geçsin..

O zaman başörtü yasağını nasıl hortlatacaklarını göreceksiniz..

Umarım, Allah fırsat vermez. Amin.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mehmet

Başörtüsü farz ama moda oldu.Depremlere bak acaba gayretullaha dokunan işler mi yapıyoruz.Herseyimizle bitiyoruz.Birseyler yanlış yapılıyor ve biz susuyoruz
  • Yanıtla

Basortusu

Allahin emridir basortusu bir tarz deyil,Farz. Buna karsi olan sadece inanmayan ve benzemeyen.lakin oyle zaman yaziyoruzki en buyuk zarari basinda ortusu ile tv esra erolun proraninda nikahli esini birakip cocugunu birakip sosyal medyadan tanidigina kaciyor ve diyor koca olarak ben onu getirecegim diyor once o inandigi dinin emrine uymayanlarin zarar verdigini dusunuyom gecmis olsun dunku deprem her yerde hissedildi toprak bile isyan ediyor kendimize gelelim hemde bir cuma gunu belki halikimiz bizden razi deyil en cok inandik deyip gunaha aldirmiyok enson basortusu kimse onunla mucadele edelim.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı