6’lı ittifak’ın “maceracı söylem” ihaneti!
6’lı ittifak işi biliyor..
Toplanıyor.. Toplantıyı geceyarısı bitiriyor..
Toplantı ile ilgili yaptıkları açıklama, gecenin yarısını geçtikten sonra açıklandığı için..
Ertesi günkü gazetede değerlendirmesini yapma imkanı bulamıyoruz..
Bir sonraki gün yapmamız gerekir ama..
“Önceki akşam yapılan toplantının yorumunu yapmak, biraz bayat gazetecilik olur” deyip, elimiz ona da varmıyor..
Böylece, altı parti ittifakının fecaat açıklamaları gözlerden kaçırılıyor..
Yaptıkları rezil açıklamalar, halk nezdinde meşrulaştırılıyor..
Pazar akşamı başlayıp, pazartesi ilk saatlerde biten ve pazartesi gündüz açıklanmış olan 6 parti ortak açıklamasını, salı günkü gazetemizde yorumlamış olmalıydık..
Ama insanları öyle efsunluyorlar ki..
İşte gerçek, biz bile, gözden kaçırmışız..
Çarşamba günkü gazetede, ancak yorumlayabiliyoruz...
Aslında çok önemli olduğu halde, gözlerden kaçırılan ortak açıklamadaki ifadeler neler?
Siz bekliyorsunuz ki, hemen tüm dar gelirli insanların sorunu olan enflasyon ile ilgili, 6 parti bir çıkış yolu göstersin..
“Şunu şunu yapmalıyız” desin..
“Salgın döneminden çıktık ama.. Yine de şu tedbirleri alırsak, salgın döneminin olumsuzluklarını kolay atlatırız” desinler..
“Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı ile, dünya genelinde gıdadan akaryakıta tüm dengeler altüst oldu ama.. Yine de şu önlemlerle, bu badireyi en ucuz şekilde atlatmış oluruz” desinler..
Tüm halkın ortak sorunu olan enflasyon ile ilgili dişe dokunur tek açıklamaları yok..
Ama..
Belki enflasyonun olumsuz etkilerini de tersine çevirecek dış politikamızdaki dik duruşu eleştiren, mahkum eden, Haçlı ittifakı penceresinden yorumlayan tanımlamalar yapılıyor..
Suriye’nin kuzeyindeki bölgede, PKK-PYD terör örgütü ile ilgili Türkiye hem Rusya’ya hem de ABD’ye son restini ekiyor..
Muhalefet partilerinin de “Hükümetin arkasındayız” açıklaması yapmasını bekliyorsunuz..
Bakın önce, nasıl kılçık atıyorlar:
“Son MGK toplantısı sonrasında gündeme gelen muhtemel sınır ötesi operasyon konusu da toplantımızda değerlendirilmiştir. Terörle mücadele ve sınır güvenliği konusunda gerekli tedbirlerin alınması ülkemizin hakkı, iktidarın ise sorumluluğudur.”
Milliyetçi geçinen İP’in de olduğu CHP+SP+DEVA+Gelecek ve DP’nin liderlerinin ittifak çatısı altında imzası var, bu açıklamada.
İfade dikkatinizi çekmiştir
“Ülkemizin hakkı, iktidarın ise sorumluluğu!”
Bir konu, “ülkemizin hakkı” ise, orada artık söz söyleme aşaması bitmiştir..
Ama kendi tanımlamaları ile, “Birbirinden farklı siyasi geleneklere sahip partiler”, ülkemizin hakkı kavramından sonra, “Ancak” diye başlayan bir cümleyi kurma talihsizliğine nasıl düşüyorlar:
“Ancak milli güvenliği ilgilendiren konular olağanüstü bir sürece girildiği intibaı verilerek önümüzdeki seçim sürecini de etkileyecek şekilde iç siyasette malzeme olarak kullanılmasına karşı ortak bir tavır geliştirme konusunda da kararlıyız.”
“Ülkemizin hakkı” denildikten sonra, “Ancak” ne demek?
“Ülkemizin hakkı”nı ne ile kısıtlıyorsunuz siz, “birbirinden farklı geleneklere sahip partiler”!
Ve daha önemlisi..
Daha dün, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’ne illegal olarak bir pankart sallandırma rezilliğine imza atanların da bulunduğu TBMM’deki partilerin, bilgilendirilmesini şu cümlelerle istiyor, 6 parti ittifakı:
“İlgili devlet kurumlarının, muhalefet partilerini olası operasyonun gerekçeleri, süresi, kapsamı ve hedefleri konusunda bilgilendirmeleri şarttır.”
Devlet kurumları bizzat kendileri operasyon yapılacak bölgedeki terör örgütleri ile ilintili adamların olduğu partileri bilgilendirecek..
Hatta “bilgilendirme öyle sathi ifadelerle olmaz” diye de not düşüyor, usta 6’lı..
“Gerekçe”, “süre”, “kapsam”, “hedefler” de açıkça aktarılmalı imiş, muhalefet partilerine..
Her şeye rağmen, bir anlığına, “Madem demokrasi denilen bir şeytani sistem ile yönetiliyoruz. Bu bilgilendirme de gerekli gibi görülüyor” diyeceğim..
Ama, “Batsın sizin demokrasiniz de. Batsın sizin sisteminiz” de dedirtecek şekilde, 6 Parti ittifakının ortak açıklamasındaki şu ifade geliyor, önüme:
“Doğu Akdeniz ve Ege’deki güç dengelerinin aleyhimize değişmesine sebep olacak ve Türkiye’nin çok boyutlu dış politika gerekliliklerine zarar verecek gerilimlerden ve maceracı söylem ve politikalardan uzak kalınmalıdır.”
Bana soracak olursanız.
Bu cümle ile..
CHP’nin tüm siyaseti bitmiştir.
İyi Parti’nin milliyetçilik kavramından hareketle yaptığı tüm politika iflas etmiştir..
Saadet Partisi’nin, “Uydu devlet değil, lider Türkiye” söylemi çöp olmuştur..
Diğerlerini söylememe bile gerek yok..
Affedersiniz, siz kimden yanasınız, CHP? Kimden yanasınız, Meral Akşener genel başkanlığındaki İP?
Sadece şu an İP’te siyaset yapanlara değil.
İP’in kuruluşunda bulunan, ülkenin başına bela eden, şimdi İP’ten ayrılan veya ayrılmak zorunda kalan sözde milliyetçilere de seslenelim.
Yusuf Halaçoğlu’na..
Özcan Yeniçeri’ye..
Ümit Özdağ’a..
Ve İP’te siyaset yapmaya devam edenlere..
“Maceracı söylem” ne demek, beyler?
Patlıcan, patates, soğan meraklısı Ümit Dikbayır’a soralım..
Hangi patates çeşidinden bahsediyorsa, pazarda 4 TL olan patatesin fiyatını, internette bakıp, “17 TL” olduğunu ilan eden Ümit Dikbayır’ın eşi hanımefendiye soralım..
“Maceracı söylem” ne demek?
“Kıbrıs’ın önündeki doğalgaz yataklarında Kıbrıs Türklerinin de hakkı vardır” demek, maceracı söylem midir?
Kıbrıs Rumlarına mı bırakalım, İsrail’e mi bırakalım, Akdeniz’deki tüm doğalgaz yataklarını.
Bunu mu söylüyorsunuz, Meral Akşener? Ege adaları ile ilgili daha düne kadar yaptığınız algı çalışmalarını nereye koyalım, o zaman?
Bir yandan “Sattınız” diyerek ihanetle suçladığınız adalar gerçeği önümüzde durur iken..
Şimdi “Maceracı söylem ve politika” ile neyi kastediyorsunuz, çorba ittifak?
Evet, evet..
Bu cümlenin, 6 partinin ortak açıklama metnine girmesinin tek sebebi, karşımızda bir çorba ittifak olmasındandır..
Yoksa, Meral Akşener sokağa çıktığında, yine “Adaları Yunan’ın silahlandırmasına sessiz kaldılar” diyecektir..
“Yunan’ın navtex ilanlarına sessiz kaldık” diye, olayı çarpıtacaktır..
İP bunu söylerken..
CHP’nin Ünal Çeviköz’ü ise, 6 parti ittifakının ne kadar boş, ne kadar suni, ne kadar zorlama olduğunu ispatlarcasına, bir çırpıda o açıklamanın içine, bir ay önce kendisinin dillendirmesi üzerine partisinden bile tepki aldığı “maceracı söylem” ifadesini sokuşturuvermiş..
Hayırlı uğurlu olsun..
Meydanlarda birileri size hatırlatır, “Maceracı söylem”i..
Sandıklar açılınca görürüz, “macera” kimin yaptıklarında imiş?