6+1’li ittifak ne yapsa boş, 2023’de anaları ağlayacak!
Temel bey, “3. ittifak olabilir” dedi..
Kemal bey, “Görüşmemiz lazım” dedi..
Temel bey düzeltti: “Millet ittifakı içinde ayrıca 3. ittifak olabilir”.
Gültekin bey, “AK Parti’nin sorumluluğunu üstlenenler, adaylıkta yetkileri olamaz” dedi..
Kemal bey “Ben Gültekin beyle görüşürüm” dedi..
Gültekin bey, “Yanlış anlaşıldım, söz meclisten dışarı” dedi..
Temel bey, Gültekin bey ile görüştü..
Gültekin bey, Kemal bey ile görüştü..
Süreç böyle devam ediyor..
Süreç devam ederken açıklama geliyor:
“Millet İttifakı’nın 8 seçeneği.”
Hani 88 seçenek deseler, hiç şaşırmazdım..
8’e indirmişler..
Buna da şükür..
Demişler ki, 6 parti CHP ya da İYİ Parti listeleriyle seçime girecek. Muhafazakar partiler İyi Parti ile.. Sonradan ittifaka eklemlenecek HDP ise CHP ile aynı çatı altında seçime girecek..
Daha ne ihtimaller ne ihtimaller..
Her şey ne için?
Seçmeni aldatmak için..
CHP’ye oy vermeyecek muhafazakar seçmeni, “Sen oyunu CHP’ye vermiyorsun.. Sen SP’ye veriyorsun, SP’nin oyu, CHP’ye gidiyorsa, o senin sorunun değil” diyecekler.
Oysa, rahmetli Erbakan Hoca, değişik meydanlarda yaptığı konuşmalarda, “CHP’ye verilen oyun Adalet Partisi’ne, Adalet Partisi’ne verilen oyların da CHP’ye verilmiş sayılacağı”nı anlatır, bunların ikiz partiler olduğunu uzun uzun izah ederdi..
Şimdi, “AP’ye oy verenin, CHP’ye oy vermiş sayılacağı”nı uzun uzun anlatmaya bile gerek yok..
Zaten ittifak gereği, her şey meydanda..
SP, İP ile ittifak yapacak..
İP de CHP ile ittifak yapınca..
Hali ile SP’ye verilen oylar, CHP’ye gitmiş olacak..
“Benim hayatım, CHP zihniyeti ile mücadelede geçti” diye parti kuran Ahmet Davutoğlu’na verilen oy..
Gelecek Partisi İP ile ittifak yapacağı için, İP de, CHP ile ittifak yapacağı için.
Ona da verilen oylar, CHP’ye gitmiş olacak.
Babacan için de aynı usul geçerli. DP için de aynı usul geçerli..
“Biz 6+1 parti olarak bir halt yiyemiyoruz. Seçim kazanma ihtimalimiz yok. Ancak böyle abidik gubidik işlerle, bir şeyler yapmaya çalışıyoruz” diyorlar..
Yapılanlar, süreçte yaşanılanlar..
Tam Nasreddin Hoca’nın fıkralarındaki gibi..
Nasreddin Hoca, pazardan alışverişini yapmış. Aldığı malları bir çuvala koymuş. Çuvalı sırtına, kendisi de eşeğin sırtına..
Görenler sormuşlar..
Eşeğin üzerine binmişsin zaten. Çuvalı niye kendi sırtına aldın?
“Hayvana yazık” demiş..
Devam etmiş:
“Zavallı hayvan zaten benim bütün kahrımı çekiyor. Kendi bindiğim yetmiyormuş gibi çuvalı da ona taşıtmaya gönlüm razı olmadı.”
Sanki kendisinin sırtındaki çuvalı da, bindiği eşek taşımıyormuş gibi..
Nasreddin Hoca’nın kafası mı karışık idi.
Yoksa, uyanıklığı sonucu mu böyle yapıyordu, ayrı konu.
Ama bizim 6+1 ittifakımızın “3. ittifak olabilir” deyip, ardından “3. ittifaktan kasıt, yine Millet İttifakı içinde, ayrı bir ittifak olması” açıklamaları, yaşadıkları çaresizliğin oluşturduğu kafa karışıklığından olduğundan hiç şüphe yok...
İttifak yapıyorlar ama, birbirlerinin kuyusunu kazmak için de, her fırsatı kolluyorlar..
CHP ile İP arasındaki ittifakı, aldıkları oy oranları açısından bir ihtiyaca cevap verebilme umudu taşıdığını anlarım da..
Bunlara eklemlenecek % 1’lik dört partinin, ne işe yarayacağını, anlamak mümkün değil..
Hele hele..
Tek başına seçime girse, ölümüne SP’ye oy verecek olan bir kesimin, “CHP mi, asla” diyerek..
Cumhur İttifakı’na geçmesi işten bile değil iken..
CHP tabanında da, “Biz yıllarca SP’yi gerici bir parti olarak suçladık. Şimdi ne oldu da, onunla birlikte ittifak yapıyoruz” diyerek, eli bu ittifak lehine oy kullanmaya gitmeme ihtimali karşımızda durur iken..
6+1 ittifak liderleri, oturuyorlar, konuşuyorlar..
Kalkıyorlar, tekrar buluşmayı belirliyorlar..
Arada da, birbirlerine laf sokuşturuyorlar..
Olayı Nasreddin Hoca’nın fıkrası ile aktaralım:
Hoca bir gün karısına:
-“Hatun” demiş, “Şu bizim komşu, çarıkçı, Mehmet ağanın adı neydi ?”
- “Kendin söyledin ya, efendi” demiş karısı: “Mehmet ağa.”
Hoca durumu kurtarmaya çalışmış:
-“Canım, dilim sürçtü işte... Ne iş yapar diyecektim.”
Hocanın hanımının cevabı hazır:
- “A efendi, kendin çarıkçı demedin mi?”
Bizim 6+1 ittifaktakilerin “Üçüncü ittifak, ittifak içinde ittifak, 8’li seçenek” gibi aslında hepsinin ortak gayesi, Tayyip Erdoğan’ı seçtirmemek olan ihtimalleri değişik şekillerde dillendirmesi gibi..
Hoca yine durumu kurtarmaya çalışır:
- “Anlasana işte” demiş Hoca, “nerede oturuyor demek istedim.”
- “Efendi, bugün sana ne oluyor?” demiş karısı “Komşu” dedin ya...”
Hoca bu aşamada, sinirlenmiş.
- “Aman be karı... Seninle de bir türlü konuşulmaz ki!”
6+1 ittifakı da, iftar yemeklerinde buluşmaları yetmemiş, gündüz ziyaretleri ile.. Hatta geceyarısı telefonları ile..
Birbirleri ile konuşup, muhabbet etmeye, kendi konumlarını sağlamlaştırmaya bayılıyorlar..
Ama, “Tüm bu işlerin sonunda ne var” derseniz..
O da Nasreddin Hoca’dan:
Hoca’nın oğullarından küçüğü bir köyde çömlekçilik, büyüğü ise başka bir köyde çiftçilik yapıyormuş..
Hoca çömlekçilik yapan küçük oğluna uğramış.
Oğlu yakınmış,
- “Baba, bütün paramı şu çömleklere yatırdım. Hava güneşli olur da zamanında hepsi kurursa, zengin olacağım. Ama yağışlı olursa anam ağlayacak!”
Hoca, küçük oğlundan sonra, büyük oğluna da ziyarete gitmiş..
Büyük oğlu da, babasına temennilerini aktarmış:
-“Baba, varım yoğum şu tarlada, zamanında rahmet yağarsa zengin oldum gitti. Kuraklık olursa anam ağlayacak!”
Hoca eve canı sıkkın dönmüş.
Karısı :
- “Hayrola efendi, yüzün neden asık” diye sorunca..
- “Benimki bir şey değil” demiş Hoca; “Asıl sen kendi halini düşün. Yağmur yağsa da, yağmasa da; bizim oğlanlardan birinin anası ağlayacak!”
Önümüzdeki tabloda da, 6+1 ittifakı da yapsalar, ittifak içinde ittifak da yapsalar, ayrı ayrı ittifaklarla da karşımıza çıksalar.. 8 değil, 88 seçenekle de seçmenin karşısına çıkacak olsalar..
18 Haziran 2023’de, Erdoğan’ı devirmek isteyenlerin anaları ağlayacak!