• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI
04 Şubat 2019

28 Şubat için şikayetçi olma, 12 Eylül’ü koru; niye ki acaba?

28 Şubat sürecinde İçişleri Bakanlığı yapan Meral Akşener, darbeci generallerden çok ağır bir tehdit almıştı..

Bakanlık önünde, yağlı kazığa oturtulmak..

Gel zaman, git zaman..

28 Şubat darbeci generallerinden hesap sorulmak üzere dava açıldığında..

Meral hanım mahkemeye geldi ve “Şikayetçi değilim” dedi..

Şaşırdım..

Not ettim..

28 Şubat sürecinde Adalet Bakanlığı koltuğunda oturan Şevket Kazan abimiz, darbeci generallerin hedefinde idi.. Bir yandan arabasının küçücük bir gümrük harcından dolayı, o sorununu devasa hale getirip, linç ettiler. Sincan Belediye Başkanı’nın, tatil günü cezaevinde tutuklu iken ziyaret etti diye, “Artık Adalet Bakanlığı koltuğunda oturamaz” manşetleri attırdılar.. Sırf kendisi ile dostlarının arası açılsın diye, akit gazetesi hakkında, günaşırı suç duyurularını, Adalet Bakanlığı’na yollayıp, “Soruşturmanın derhal açılması, sonucunun da tarafımıza bildirilmesi” tehdit ifadeleri içerikli yazılarla sıkıştırılmaya, bir yandan da tahkir edilmeye çalışıldı..

Ama..

Bu Şevket abimiz de, 28 Şubat davası kapsamında darbeci generaller yargılanırken, “şikayetçi değilim” dedi..

Yine şaşırdım.

Yine not ettim..

**

Şimdi geldiğimiz noktada..

CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na aday gösterilen Tunç Soyer’in babasının, 12 Eylül darbesinde askeri savcı olarak görev yaptığı ve işkence ile suçlandığı haberleri eşliğinde..

Meral Akşener’in partisinin, işkencecinin oğlunu, parti olarak destekleme kararını eleştirdiğimizde..

Meral hanım net bir çıkış yaptı:

“Babadan oğula suç geçmez, oğuldan da babaya suç geçmez!”

İkinci atağı, Şevket abiden bekliyordum..

Nasıl ki Meral hanım 28 Şubat darbecileri hakkında, şikayetçi olmadığını açıklamıştı..

Ardından da Şevket abimiz, benzer açıklama yaptı..

Şimdi de..

12 Eylül darbecilerinin çocukları için Meral hanımın yaklaşımının benzerini, Şevket abinin göstermesini beklememiz gerekirdi..

Şevket abi yerine, bu sefer açıklama Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’ndan geldi..

Ne dedi, Temel abi?

“Akşener çok doğru söylemiş. Yani doğruya ne denir? Suç babadan oğula hele toruna kesinlikle geçmez. Bunu herkesin bilmesi icap eder. Bir insanın babasının eğer o da hata yapmışsa ben o konun detayına girecek değilim, hiçbir suretle çocuğunu, oğlunu, kızını itham etmeyi doğru bulmam. Çok büyük bir hatadır, çok yanlış olur.” 

Biz, 28 Şubat darbecileri için Akşener ve SP’li yetkililerin “şikayetçi olmama” yaklaşımının sebebini bulmaya çalışır iken..

Önümüze bir de 12 Eylül darbecileri için gösterilen bu tavır çıktı.

Ancak 12 Eylül darbecileri öldükleri için, tartışılan kendileri değil, oğulları idi.

Akşener de, Karamollaoğlu da..

12 Eylül darbecilerinin çocuklarını da, kıvrak bir beden çalımı ile aklayıp pakladılar..

28 Şubat darbecilerinin bizzat kendilerinden de, şikayetçi olmadıklarını unutup..

Sanki..

12 Eylül darbecisinin kendisi sözkonusu olsa idi..

Onu suçlayacaklarmış gibi, “Babasının suçu” ifadesi ile, vatandaşa/demokrasiye şirinliği elden bırakmadılar..

Baba suçlu.. Ama nasıl olsa o ölmüş gitmiş.. Babaya bir müeyyide uygulanılmasını isteyen bir kimse de yok zaten.. 

“Biz darbecinin oğlunu kurtaralım, darbecilere desteğimizi ilan edelim” mantığı ile, darbenin üstünü örtmeye çalışıyorlar..

Temel abi, sanki 28 Şubat’ın asli faillerinin işledikleri suçlarda, “Bu suçtur, şikayetçiyiz. Suç şöyle şöyle işlenmiştir” demişler gibi..

Adalete yardımcı olmuşlar gibi..

“Suç babadan oğula, hele toruna kesinlikle geçmez.” diyerek suçu örtbas etmeye çalışıyor..

Dahası var..

Temel abi bir de, darbecileri korumak için İslam dininden bir örnek getiriyor:

“İnancımız gereği Peygamber efendimizin en yakın arkadaşlarından bir kısmının babaları, dedeleri inkarcıydı. Ebu Cehil meşhurdur; ama Ebu Cehil’in oğlu Müslüman oldu. ‘Senin baban böyleydi’ diyebilir miyiz? Denmez. Bugün de geçmişe dönük ‘senin baban bu hataları yapmıştı’ denmez.”

O zaman soralım..

“Temel abi..  Ebu Cehil’e nasıl ki (Oğluna diyemesek de..) inkarcıdır diyorsak.. İnkarcıya, inkarcı demek, bir görev ise.. Siz, 28 Şubat darbecilerine, niye ‘darbe yapmak istediler. Bizi zorla hükümetten düşürmek istediler’ demediniz. Diyemediniz?”

Bir uyarı daha..

Ebu Cehil’in oğlu, “Babamın inkarcılık hayatından gurur duyuyorum” demiş mi?

Demiş mi ki, Ebu Cehil’in oğlunu, “Babasından gurur duyan Tunç Soyer’i aklamak için” örnek getiriyorsunuz?

 

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23