• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI
29 Ocak 2020

16 milyonu uyuttun, hakkındır; iyi kaymalar Başkan Bey!

Adamın ayak üstü söylediği yalanın haddi hesabı yok.

Bir günde iki defa doğruyu gösteren bozuk saat misali.

“Doğruyu gösterdiği”nde bile, dikkat etmeniz gerekir.

“Doğruyu gösterirken” bile, ayaküstü bir yalan söylüyor olabilir, bir kazık atma hazırlığında olabilir..

Masa başında ciddi bir yüz ifadesi ile fotoğrafı eşliğinde..

Bir paylaşım:

“AFAD’da devletimiz ile koordinasyon halinde Elazığ depremi ile ilgili gelişmeleri yakından izliyoruz. İBB’nin ilgili tüm birimleri halkımızın yardımına koşmak için hazırlıklarını tamamladı. Tüm ulusumuza tekrardan geçmiş olsun.”

“Acaba, Ekrem Başkan’a haksızlık mı ediyoruz” diye kendimizi sorguluyoruz.

Hatta..

AK Parti’ye yakın bazı medya organlarının, “Ekrem İmamoğlu işine baksın.. İstanbul’a baksın.. Elazığ’daki deprem ile niye ilgileniyor ki? Bu da gösteriyor ki, Ekrem İmamoğlu, kendisini cumhurbaşkanlığına hazırlıyor” eleştirilerine sitemle yaklaşıyorum.

Kendi kendimi sorguluyorum; “Ne olmuş yani.. Ekrem İmamoğlu, İstanbul’un Büyükşehir Belediye Başkanı diye, Türkiye genelinde olan olaylara gözünü mü kapatacak? Kapatmalı mı?” diyorum.

Hatta..

Hafızamı zorluyorum..

“Tayyip Erdoğan, belediye başkanlığı döneminde, şu ildeki, bu ildeki resmi kurumları ziyaret etmiyor muydu? Sıkıntılar yaşandığında, gidip yerinde tespitlerde bulunmuyor muydu?”

Sorgulamamı sürdürürken, bir yandan da Ekrem İmamoğlu’nun açıklamalarını takip ediyorum: “İBB arama kurtarma, yardım ve lojistik ekibi deprem bölgesine hareket etti. Ekipte 10 arama kurtarma aracı, 3 bin kişiye hizmet verecek yemek TIR’ı, su tankı, soğuk gıda kamyonu, açık kasa kamyonlar, 66 itfaiye personeli, 8 aşçı, 8 şoför ve iki yardımcı personel yer alıyor.”

“Ne güzel” diye seviniyorum..

“Alkışlar Ekrem Başkan’a” diyorum..

Ekrem Başkan’ı takdirle izlemeye devam ediyorum:

“Depremle sarsılan Elazığ’dayız. Arama kurtarma ve destek ekiplerimiz tam koordinasyon ile çalışıyorlar. Bölgedeki ihtiyaçların tespiti için çalışma yapacağız. Tüm bölge halkının bilmesini isterim ki; bütün İstanbul’un kalbi burda atıyor ve her türlü desteğe hazırız.”

Bu bilgiyi alınca, “Tamam, işte bu..” diyorum. “Kim ne derse desin, çalışkan adam, koşturmalı, bir yandan İstanbul’u yönetirken, bir yandan da Elazığ’da depremzedelerin dertleri ile meşgul olmalı” diyorum..

Şu paylaşımını da görünce, yavaştan yavaştan, Ekrem Başkan’a haksızlık ettiğim kanaati bende hakim olmaya başlıyor: “Böyle zor zamanlarda bu ülkenin insanları aynı hissiyat ve samimiyetle yardım için seferberler. Aynı seferberlik hali afete hazırlık dahil tüm önemli konularda biz yöneticilerde neden olmasın? Biz her türlü iş birliğine hazırız. Kaybedecek vakit yok.”

Tüm bu açıklamaları, metin içeriğindeki bilgilerle paralel fotoğraflarla süslüyor, Ekrem Başkan..

Hem yazılı, hem görsel olarak ruhumuza hitap ediyor.

“4. gün olmuş, CHP Genel Başkanı ne iş yapıyor ki, Elazığ’a gelmedi” diye aklımda sorular oluşurken, “Ekrem Başkan var ya.. CHP adına bu yeter” diye düşünüyorum..

Ama o ne?

24 Ocak’ta deprem oldu..

Hemen aynı gün, Ekrem Başkan deprem ile yakın ilgisini gösterdi.

Ertesi günü Elazığ’da oldu..

Bir gün geçti.. Bazı vatandaşlarımız henüz enkaz altında..

Ekrem Başkan kenardan kenardan, deprem mahallinde tornistan etmiş..

Yok yok..

İstanbul’a dönse..

“Görevinin başına gelmiş” diyeceğim..

Tunceli’ye kaçmış..

“Sualtı arama kurtarma ekiplerimiz bir süredir kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun Uzunçayır Barajı’ndaki arama çalışmasına katılmışlardı. Bugün Tunceli Belediyesi’nin ardından arama bölgesini ziyaret ettik. Dileğimiz; Gülistan’ın bir an önce bulunması.”

Pardon?

Sen iyi misin Ekrem Bey?

6,8 şiddetinde deprem olmuş.

20’ye yakın vatandaşımızın halen enkaz altında kurtarılmayı beklediği saatlerde..

Sen Elazığ’ı bırakıp..

Bir ay önce, şüpheli şekilde ortalıktan kaybolan ve son görüntüleri ile bir köprüden atlamış olma ihtimali bulunan bir üniversiteli kızı ildeki güvenlik güçlerinin araması yetmemiş, bir de sen mi dahil oldun olaya?

Ertesi günkü fotoğraflar..

Tunceli’deki üniversiteli kız muhabbetinin de bir yumuşak geçiş süreci olduğunu ispatladı..

Meğerse..

Ekrem Başkan’ın derdi..

Ne Malatya’da ölen insanlarımız..

Ne Elazığ’da enkaz altında kalan insanlarımız..

Ne de Tunceli’de kaybolan üniversiteli kız imiş..

Ekrem Başkan’ın derdi, Erzurum’da kayak yapmakmış..

Ah ah..

Tiyatroya karısını tek başına yollarken..

Enkaz altındaki insanları kurtarma çalışmalarını incelemek için Elazığ’a çoluk çocuk gitmesinden çakmalıydık..

İstanbul’u sular basmış iken Marmaris’e gitmesinden tecrübeli olarak..

“Ekrem Başkan şimdi, Elazığ’a boşuna gitmiyordur, onun yine bir kaçamak planı mutlaka vardır” diye tahmin etmeliydik.

“Sülün Osman” dedik..

Milleti uyardık..

Ama adam, bizi bile yine ters köşeye yatırdı.

“Deprem incelemesi” dedi..

Kayağa gitti..

Bir de utanmadan, “Yarıyıl tatili nedeniyle çocuklarım ve eşim ile birlikte dünya güzeli Erzurum’u hissetmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Ülkemizin her köşesi başka bir değer, başka bir cennet. Türkiye kavganın değil sevginin merkezi olmalı” diye paylaşım yapmış..

Bu paylaşımı yaptığı saatte olmasa da..

Ekrem Başkan’ın çocukları ile birlikte kayak yapmaya başladığı saatlerde, henüz daha enkaz altından, son vatandaşımız çıkmamıştı.

Diyebilirsiniz ki, “Ekrem Başkan’ın, enkazdan ne sorumluluğu var ki, gittiği kayak ile enkazı birlikte anıyorsun?”

“Deprem sebebi ile ziyaretlere gidiyorum” demese..

Bizim de Ekrem Başkan’a diyeceğimiz bir şey yoktu zaten..

Kendisi bu algıyı oluşturdu..

Ama maskeyi indirince..

Altından “kayak tatili” çıktı!

İstanbul sallanıyor.. Manisa sallanıyor.. Ege sallanıyor.. “Yıkılan Elazığ’ı göreceğim” diyen başkan Erzurum’da kaymaya gidiyor!

16 milyonu uyuttun, hakkındır; hayırlı kaymalar Başkan Bey!

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

sende kay

Şu siteye gelip, bu yazıyı okuyup, yinede körü körüne savunanlar olacaktır..bunlar 100yılın özenle yetiştirdiği içimizdeki nadideler....hazmedemezler ,aman dokunmayın. Taaa oraya kadar gitmiş kayak yapmasınmı Ali Bey....belki depreme tepeden bakmak için çıkmıştır dağa...Yandaş gazeteleri bi kılıf bulur.sen üzülme
  • Yanıtla

Okur

Hayat devam ediyor. ...
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı