• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
TÜM YAZILARI

1 yıl 8 ay hapis aldım, şimdi ben neye yanayım?

08 Nisan 2021


Ali Karahasanoğlu İletişim: [email protected]

Sabahtan akşama kadar, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a küfredenler..

İftira atarak, kötülemeye çalışanlar..

Erdoğan’ın yapmadığı şeyleri ona isnat edenler, söylemediği sözler üzerinden hakaret edenler..

Yetinmeyip, “hah hah ha.. Yargıya bakın.. Yüksek yargı esas duruşta. Erdoğan’a biri bir küçük itirazda bulunsun, hemen kendisini mahkemede buluyor. Hapsi boyluyor” diye devam edenler..

“Yargıya güven kalmadı. Hakimler, Erdoğan’ın iki dudağı arasına bakıyorlar.. Ne derse, o yönde karar veriyorlar” cümleleri ile bile yetinmeyip..

“Yandaş gazeteciler de, Erdoğan’ın yargıdaki hakimiyetini kullanıp, her türlü suçtan kendilerini yırtıyorlar” şeklinde alçakça suçlamalara imza atanlar..

Buyursunlar, başımızdan geçen somut olayı bir yorumlasınlar..

Yıl 2010. İnternet sitelerinde bir video haber dolaşıyor..

CHP’nin maliyeci milletvekili, medeni hali evli diye görünen M. Akif Hamzaçebi, bir kanepede, eşi olmayan bir kadınla yakınlık kuruyor.

Ayrıntısına girmeyelim..

Hamzaçebi, o tarihte şikayetçi oluyor..

Bugünlerde CHP’li başka kadın düşkünü yöneticilerin savunmasına benzer şekilde, “CHP kurultayında tanışmıştım. S.K. kişisel zaafiyetimi kullanarak komplo kurdu!”

“Video gerçek değil” denilmiyor.

“Kaset montaj” denilmiyor..

“Bayanı hiç tanımam” denilmiyor..

Ya ne deniliyor?

“Deniz Baykal’la birlikte hareket eden CHP milletvekili Yılmaz Ateş’e yakın bir kadın, bana komplo kurdu!”

“Aslında ben o haltı yaptım ama.. Ne var ki bunda.. İnsani bir zaaf. Esas suçlu, o kadın. Benim haltımı ifşa etti” demeye getiriyor..

Akif bey, siyaset yapmaya devam ediyor..

Yıllar geçiyor, FETÖ’cü Fuatavni ile haberleştiklerine dair medyada bir haber çıkıyor..

O haber ardından, “CHP’li isimlerin FETÖ’cülerle normalde işi olmaması gerekir. FETÖ’cülerle birlikte hareket etmemesi lazım.. Ama eğer Hamzaçebi, Fuatavni’nin iddialarını gündeme taşıyorsa, acaba bunun arkasında ne olabilir” sorgulaması yapan bir muhabir..

Sabah gazetesinde bir haber yayınlıyor..

“Acaba Hamzaçebi’ye, şantaj yapılıyor olabilir mi?” diye..

Bir milletvekili.

İktidara aday olduğunu ileri süren anamuhalefet partisinin aynı zamanda yöneticisi olan bir önemli siyasetçi..

Bir kadınla uygunsuz görüntüleri çıktığında..

Bu bir haber değil midir?

Hamzaçebi, sıradan birisi midir ki, Bakkal Okan beyin bir kadın ile uygunsuz fotoğrafı yayınlanmışcasına..

Bir siyasetçinin özel hayat olarak değerlendirilemeyecek o ilişkisi, medyada haber yapılmasın..

Haber yapılmış ve FETÖ’nün bu olay üzerinden şantaja uğramış olma ihtimali sorgulanmış..

Sabah gazetesinin bu haberi, medyada tartışılırken, yeniakit.com.tr’de de alıntılanmış..

yeniakit.com.tr’den de, pusula haber.com isimli bir internet sitesi alıntı yapmış..

Bir iftira var mı? Yok..

Bir yalan var mı? Yok..

Haksız bir isnat var mı? Yok..

Olsun, ülkenin yargısını, Erdoğan’ın yönettiğini iddia ediyorlar ama..

Erdoğan’ın yargısına koşup, “Özel hayatımız ihlal edildi” deyip, haberlerin yayından kaldırılmasını istiyorlar, mahkemeler anında “kaldırma kararı” veriyor..

Yanlış okumadınız..

Adam hem politikacı. Hem milletvekili. Hem anamuhalefet partisinin yöneticisi. hem de “Benim özel hayatım var. İstediğim kadın ile istediğimi yaparım.. Siz bunu haber yapamazsınız” diyor..

Erdoğan’ın mahkemeleri de, “CHP’li milletvekili doğru söylüyor” deyip, yayından kaldırma kararını veriyor.

Buraya kadarki sürece, aslında fazla itiraz edemem..

12 bin hakim ve savcıdan 4.500’ünün FETÖ’cü çıktığı için ihraç edildiği 15 Temmuz hain darbe girişimi öncesinden bahsediyoruz..

Pekiii.

Sonrasında ne oldu?

Hamzaçebi’nin şikayeti sonrasında, dün itibari ile bana 1 yıl 8 ay hapis cezası verildi..

“Ne alaka? Senin günlük yazıların var.. Gazetenin sorumlu müdürlüğü görevin var. Ama internetten niye sen ceza alıyorsun ki, Ali bey?” diyeceksiniz..

Ben de 5 yıldır, mahkemeye onu anlatmaya çalışıyordum zaten..

Geçen yıl, pandemi diyerek, duruşma yapılmadığı dönemde, Hayal Öztürk isimli Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesi hakimi hanım, sanıkların haberi olmaksızın, kendi kendine duruşma açıp, mahkumiyet kararı vermişti.. 

“Burası muz cumhuriyeti mi? Sanığın haberi olmadan duruşma açılır mı? Belirlenen duruşma gününden önce duruşma yapılır mı?” dedik, itiraz ettik..

Gündemin yoğunluğu içinde, okuyucuları da rahatsız etmemek için, hukuk skandalı kararının haberini bile yapmadık..

 “İnsani bir hata olabilir.. İfşa ederek, yargıya güveni, bir de biz zedelemeyelim” dedik..

Ama o ne?

İnternet sitesinin sorumlusu olmadığıma dair, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan resmi yazı gelmiş olmasına rağmen. Önce duruşma savcısı Ömer Aksoy beyefendi, “Cezalandırılsın. Sanık istediği kadar, ‘İnternetteki yayından içerik sağlayıcı sorumludur. Gazetenin sorumlu müdürü sorumlu değildir’ savunması yapsın.. CHP’li milletvekili ceza istemişse, kanuna bakmaya gerek yok.. Ben de CHP milletvekiline katılıyorum” edası ile..

“CHP’li milletvekilinin bir kadınla ilişkisini ifşa, özel hayatın gizliliğini ihlaldir. Adamcağızın özel hayatından size ne? Ceza verilsin” talebinde bulunuyor..

Dün de hakime hanım.

“Gazetenin sorumlu müdürü, internet sitesindeki haberden sorumlu tutulamaz” savunmamızı, onlarca içtihad sunarak ispatlamamıza rağmen, 1 yıl 8 ay hapis cezasını bastırıyor...

Hani ne deniyordu.

“İyisiniz iyisiniz. Erdoğan’ın yandaşları..”

İyi miyiz, bir daha söyler misiniz?

AK Parti’nin 19. iktidar yılında.

CHP’li milletvekilinin inkar edemediği bir gayri ahlaki ilişkisi, bir sitede haber yapıldı diye.. Haberi yapanı da bırakıp, ‘gazetenin en fazla dava açılanlarından kim var’ diye bakılıp, beni bulup, kanuna aykırı şekilde cezalandırıyorlar..

Bu ülkede “MİT tır’larında silah vardı” diye fotoğraflar yayınlandığında, “Yok yok. Ondan önce de şu gazete o fotoğrafı yayınlamış. Önce yayınlayan için süresinde dava açılmamış; şimdi ona da dava açamayız. Bu da eskiden ifşa olanı tekrar yayınladığı ve ilk defa ifşa etmediği için cezalandıramayız. haydi herkesin beraatine” diye CHP’li isimlerin lehine kararlar verildiğini hatırlayıp..

Şimdi kara kara düşünüyorum: Ben neye yanayım?

Bu ülkede hukuk olacak ise, yanlışlarını söylediği gibi, doğru yaptıklarında da AK Parti’ye destek çıkan bir gazeteci olduğumuz halde, sanki bir menfaat varmış da, onun için AK Parti’nin militan bir yandaşıymışız gibi  suçlandığımıza mı?

AK Parti’nin 19. iktidar yılında, rakibi olan CHP milletvekilinin gayri ahlaki ilişkisinin haberleştirilmesinden dolayı ceza yediğime mi?

 Haberin yapılmasında, uzaktan yakından hiçbir ilgim ve haberim ve de hukuki sorumluluğum olmadığı halde 1 yıl 8 ay gibi nerede ise terörist gazetecilere bile verilmeyen ciddi bir hapis cezası aldığıma mı?

Adamlar hem “AK Parti’nin yargısı” diye suçlayıp, hem de yargıdan, “CHP yargısı gibi kararlar aldırabildikleri”ne mi?

Söyleyin, şimdi ben neye yanayım?

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

hasan hüseyin okka

muhterem Siz hiç birine yanmayın, Gazanız mubarek olsun. Gün ola devran döne sabret ve diren
  • Yanıtla

NASIL YANi

SoL SoLaK MeDya koca koca yalanlar yaziyor, iftira ediyor, carpiyor, fitne fesad pompaliyor ve hic bir yaptirim ceza verilmiyor! Siz gercek olan bir seyi yazdiniz diye size bir yil 8 ay ceza mi verildi? Size o cazayi veren hakim kesinlikle masum degil. %100 YANLI KARAR VERMIS. Bir ulkede adalet yoksa orada ilk once adalet dagitanlardan bir kacini adliye onlerinde sallandirmak sarttir.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23