Yusuf Tekin’in bakış açısıyla çelişen ders kitapları
Yusuf Tekin’in bakış açısıyla çelişen ders kitapları
ALİ ERKAN KAVAKLI
Kıymetli Bakan Yusuf Tekin, tarih kitapları ile ilgili çok önemli tespitler yaptı ve bu tespitler kamuoyunda çok ciddi yankı buldu.
Bakanın taşları yerinden oynatan tespitleri şöyle:
“Tarih kitapları Batılı bakış açısıyla yazılmamalı. Haçlı Seferleri değil, Haçlı Saldırıları denmeli.
Coğrafi keşifler denmemeli, keşif masum bir ifade. Sömürgeciliğin başlangıcı denmeli. Coğrafi keşif denerek dünyanın sömürgeleştirilmesi anlatılıyor.
Orta Asya yerine Türkistan denmeli. “
Orta Asya kıtanın ortası, Türkiye’de herkesi ilgilendirmez ama Türkistan Türk yurdu demek, her Türk’ü ilgilendirir.
“Ege Denizi değil Adalar Denizi, denmeli. Yunanlıların etkisiyle bu ad verildi.”
Bakanın tespitleri köklü bir zihniyet değişimine işaret ediyor. Milli ve yerli düşünceler. Tarihe kendi medeniyet değerlerimiz açısından bakma sonucu. Bakan Tekin’in sağlam bir dünya görüşü ve medeniyet anlayışı var.
Sömürge aydınları, devşirilmiş zihinler, Batı’nın kapı kulları Bakan’a tepki gösteriyorlar.
Haklılar… Ezberleri bozuldu.
Türkiye Yüz Yılı Maarif Modeli medeniyet değerlerimizi esas alan bir eğitim modeli geliştirmeyi hedefliyor. Bakan üç sene önce esaslarını çizdiği yolda yürüyor.
Türkiye Yüz Yılı Maarif Modeline uygun diyerek yazdırılan ders kitaplarının medeniyet değerlerimize uygun yazdırıldığı söylenemez. Yazarlar, birçok konuda eski ezberleri tekrarlıyorlar.
DARWİNİST BAKIŞ AÇISI
Elimde tamamen materyalist dünya görüşüne göre yazdırılmış biyoloji 9. sınıf kitabı var, birkaç örnek vermek istiyorum.
Kitabın yazarları canlıları Darwinist bir yaklaşımla bitkiler ve hayvanlar olarak sınıflandırıyor; insanı hayvan olarak tanımlıyorlar. (Biyoloji 9, s.50)
Canlıları sınıflandırırken hücrelerin tipi, hücre duvarı, hücre zarı ve kromozom yapıları, gen dizileri, metabolik ve ekolojik özelliklerini dikkate alıyor kitap.
Her insanın yüzü, göz retinası, parmak izi, avuç içi, sesi ve DNA dizilimi özel, farklı ve biricik. Biyoloji yazarları insan adlı esere atılan özel “yaratıcı” imzasını görmezden geliyor.
AKILSIZ BİTKİLER TASARIMCI VE
YARATICI YERİNE KONUYOR
“Bitkiler kendi besinlerini kendi üretir.” (Biyoloji 9.s.53)
Ot olarak gördüğümüz çilek, salatalık, mısır, domates vb. kendi besinlerini üretiyormuş.
Çilek otu; çileğin rengini, desenini, büyüklüğünü tasarlıyor; topraktan çileğin tadına uygun mineralleri seçiyor, tadını ayarlıyor, rengini tutturuyor.
“Otun aklı var mı?”
Böyle bir soruyu soran yok.
HÜCRE ZARININ AKIL ALMAZ
HÜNERLERİ
Kitap hücreyi anlatırken “tanrılar” icat ediyor. Hücre içinde birçok kimyasal olayın cereyan ettiği karmaşık bir fabrikaya benzetiliyor. Fabrikayı düzenleyen ve idare eden olmalı. Yazarlar, hücreyi düzenleyeni bulmuşlar:
“Hücre çekirdeği, hücrede gerçekleşen bütün olayları yönetir.” (s.119)
“Hücre zarı, hücreyi çevreleyen, koruyan, hücreye yapısal destek sağlayan ve hücre içindeki maddelerin dengesini sağlayan temel hücre bileşenidir.” (s.132)
Hücre zarı deyip geçmiyorlar, onu yaratıcı bilgisine ve hünerine sahip gösteriyorlar.
“Hücre zarı, hücrenin dış sınırını oluşturan seçici geçirgen bir yapıdır. Besinlerin oksijen ve karbondioksit gibi gazların, hücresel atıkların geçişine hücrenin gereksinimlerine göre izin verir.” S.124)
DÜZENİ KABUL DÜZENLEYENİ İNKÂR
Hücreyi anlatan cümlelere bakalım:
“Hücrelerde su miktarının korunması, atıkların vücuttan uzaklaştırılması, vücut sıvılarında asit-baz dengesinin korunması, terleme ile vücut sıcaklığının normal seviyelerde tutulması homeostaziyi düzenleme amacıyla yapılan faaliyetlerdir. Homeostazi, hücrelerin ve dokuların işlevlerinin yerine getirilmesi ve organizmanın çeşitli fizyolojik süreçlerinin düzenlenmesini sağlayan, bu nedenle canlıların sağlıklı bir şekilde yaşaması için gerekli olan önemli bir düzenleme mekanizmasıdır.” (Biyoloji 9, s.39)
Hücredeki kusursuz sistem anlatılıyor, sistemi kuran söylenmiyor, “yaratıcı”dan söz edilmiyor. Biyolojide ateist dil devam ediyor.
Sadece biyolojiye değil, fen kitaplarının tamamına materyalist dünya görüşü hâkim.
Türkiye Yüz Yılı Maarif Modeli; adaletli, bilgiyi hikmete dönüştüren, merhametli, medeniyet kuran ve geliştiren, bilge nesiller yetiştirmeyi hedefliyor. Darwinist bakış açısıyla bilime bakan, hücredeki düzeni görüp düzenleyeni reddeden nesiller sadece Batı taklitçisi olabilir.
Kıymetli Yusuf Tekin bütün ders kitaplarını mercek altına almalı, kitaplar medeniyet ve inanç değerlerimize uygun yazdırılmalı.