--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Fen bilimleri ders kitapları Allah diyemese de ilim Allah’ı anlatıyor

Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
11

Fen Bilimleri, fizik, kimya, biyoloji kitaplarında Allah’ın adı anılmıyor ama ilim; Allah’ı, ilmini, kudretini, sanatını, azametini, hâkimiyetini, saltanatını anlatıyor. Fen bilimleri; evrendeki mükemmel sistemi ayrıntılı bir şekilde açıklar. Sistem de sistemin sahibini anlatır.

Temmuz ayında fen bilimleri kitaplarındaki ateist bakış açısını yazmış, geçen hafta yeni kitaplarda hiçbir değişiklik olmadığını belirtmiştim. Yanılmışım.

Fen Bilimleri 6. sınıf kitabının 135. sayfasındaki  “Doğanın canlılara güzel bir sürprizi” ifadesi çıkarılmış. Suyun sıfır derecede donduğu, 100 derecede buharlaştığı, donan suyun yoğunluğunun hafiflediği ve suyun yüzüne çıktığı anlatıldıktan sonra cümle şöyle kurulmuş:

Bu olay çok soğuk havalarda göl, akarsu, deniz gibi yaşam alanlarında su içinde ve altındaki canlılığın devam etmesini sağlar.

Surda bir gedik açtık, mukaddes mi mukaddes!

Ey kahpe deli rüzgâr artık ne yandan esersen es!” der Necip Fazıl. 

Suyun sıfır derecede donması ve 100 derecede buharlaşmasını ve çok soğuk havalarda su altındaki canlıların hayatının devamını sağlayan “OLAY”mış. Olay cümlenin öznesi…

Fullbrigt misyonerlerinin emirlerini uygulayan ateistler mantığı tatile çıkarmışlar.

Suyun donması ve buharlaşması sistemi harika. Donan suyun yoğunluğu hafifliyor, buz suyun üstüne çıkıyor, su altındaki canlılar donmaktan kurtuluyor. Harika bir sistem. Harika bir akıl!..

Bu mükemmel sistemi kurabilmek için mükemmel bir akla ihtiyaç var. Sistemi uygulayabilmek için suya, Güneş’e, havaya, toprağa hükmetmek şart. Suyu kaynatan ısı Güneş’ten. Suyun donması da Güneş ışınları ile ilgili. Kısaca buz altındaki canlıların hayatını koruyan sistemi ancak kâinata hükmeden güç kurabilir. 

Sistemi kuran yaratıcıyı kitaba yazın deyince hop oturup hop kalkıyorlar, zıvanadan çıkıp saldırıyor, sövüyorlar. Sanki bilim kendilerininmiş gibi havalara giriyorlar. Özkökgiller, Sputnikçiler, Teodor Aristotalesler… Bilimin dilini doğru okuyan, hem bilimi anlatan hem de yaratıcının hikmetini açıklayan bir dünya bilim adamı var. Kitaplar yayınlıyorlar. İlim Allah’ı anlatıyor. 

Örnekleyelim: Her hücrenin muhteşem bir hafızası olduğunu, kâinattaki sisteme uyumlu hareket ettiğini, 100 milyar nörondan meydana gelen beyin hücrelerinin proteinlerden oluştuğunu, her hücrede 100 milyon civarında atom altı varlık olan “mikrotübüllerin” bulunduğunu ve insandaki bilincin bunlara bağlı olduğunu söyleyen Arizona Üniversitesi anestezi uzmanı, kuantum teorisyeni Prof. Stuart Hameroff  “yaratıcıya” inanıyor. 

“Bir gün kanser araştırmaları yaparken mikroskopla hücredeki DNA kromozomlarının mükemmel ve eşit bölünmelerini seyrettim. Hücre içlerinde sentriyol olarak da nitelenen incecik ve minicik iplikçikler bulunuyor. Tıp dilinde bunlara mikrotübül adı verilir. Mikrotübüller, kromozomları zarif bir hareketle tam ortasından harika bir şekilde bölüyor. Eğer bölünme eşit olmazsa kanser hücreleri ortaya çıkar.

Düşündüm:

Bu küçük protein makineleri, ne yapmaları gerektiğini nereden öğreniyorlar?

Kendi kendime sordum: Mikrotübüller nasıl organize oluyor ve nasıl yönetiliyor? Burada nasıl bir zekâ rol oynuyor? Eğer zekâ yoksa bu bilinçli hareket nasıl meydana geliyor?..

Beynin sadece 100 milyar aptal hücreden meydana geldiğini düşünemeyiz. Bu hücreler beraber çalışıyor, zekâ ve bilinç eseri bir çalışma ortaya koyuyor. Her nöron inanılmaz ölçüde karmaşık. Bu gerçeği kabul etmeliyiz. Hücrede bizzat bilinç olduğu kabul edilmese bile ‘bir çeşit zekâ veya bir çeşit bilinç eseri eylemler’ cereyan ettiği bilinmeli. Beyinde saniyede 40 defa bilinç hâli meydana gelir. Senkronize gama dalgaları beyinde mikrotübüllerin bilgi ağı oluşturup onu organize ettiğini gösterir. 

Birkaç mühendis ve fizikçi ile mikrotübül hücreleri yapmaya karar verdik ve işe koyulduk. Bir veya sıfır eylemi yapmak ve yapmamak… Bunlara her nöronun içindeki mikrotübüller karar veriyor. Hem de saniyenin milyarda biri kadar bir sürede, çok hızlı… Günlerce yapay beyin çalışmalarına katıldım. Yüz milyar hücrenin bilgi alması, bilgi ağları örmesi ve beyin gibi çalışması denemeleri yaptık. Sonuç alamadık. (Bilim adamları hücre, nöron, mikrotübül yapamıyor. İnsan vücudunda milyarlarca var. A.E.K)

Atomdan 25 defa küçük bir dünyadaki büyük düzenden söz ediyoruz. Burada madde bitiyor, çok başka bir dünya. Ben buna zaman-mekân geometrisi diyorum. Hindular Brahma diyor. Bâkî olan varlık hem ruhu hem maddeyi yarattı ve varlığın temelini attı. (Dehanı Keşfet, Zekânı Geliştir, Prof. Sefa Saygılı, Dr. Ali Akben, A.E. Kavaklı, s. 99-111)

Biyoloji ve Kimyanın Dilinden Yaratılış kitabında Prof. Ömer İrfan Küfrevioğlu atmosferdeki oksijen sistemine dikkat çekiyor: 

Milyonlarca canlı oksijen tüketip bir o kadar da oksijen ürettiği hâlde atmosferdeki oksijen oranı binlerce senedir % 21 oranında korunmaktadır. Bu ilmi hakikatler, yeryüzündeki bütün varlıkların sonsuz kudret ve ilmiyle yaratan ve idare eden Allah’ın varlığının büyük delillerindendir.” (Yaratılış, s. 32) 

Biyolog Prof. Ali Alaş, gözdeki düzene, hikmetli sisteme dikkat çekiyor ve yaratıcı var, diyor:

Her fiilin faili mevcuttur. Nasıl ki Selimiye Camii’ndeki incelik ve nakışlı sanatlar, eseri yapan Mimar Sinan’ı hatıra getiriyorsa gözümüzün anatomisindeki her bir ayrıntının varlığı şuurlu ve programlı bir yaratma hadisesini göstermekte, ilmi ve kudreti sonsuz bir yaratıcının varlığına ve tasarrufuna işaret etmektedir.” (Tabiatın, Matematiğin, Mühendisliğin, Tıbbın ve Ziraatin Dilinden Yaratılış, s.127)

Ateistler gözlerini kapasa da kâinattaki sistem Allah’ı anlatıyor. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kitabı, biyoloji dünyasındaki kanunları koyan Allah’tır, diyor. 

Kâinatın bir yaratıcı tarafından yaratıldığına inanan ilim adamları, üniversitelerimizde “Yaratılış” kongreleri düzenliyorlar. Eserlerini BİLİMLERİN DİLİNDEN YARATILIŞ serisi olarak yayınlamışlar. (İsteme adresi: [email protected], [email protected] Tel. 0242 2417393)

 

Yorumlar

(11)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Ihsan Hamaraf

10 Ekim 2019 15:49

Hoca onu bunu bırak, hayat ve inancının ne kadar İslami olduğuna bak. İslam'da vergi var mı, devletin mali yapısı nasıl olmalı? İslami bakımdan mali bir devlet modeli ortaya koy da, sıra diğer konuların İslamileşlemsine gelsin. Hocaların maaşları bizim vergilerden tıkır tıkır kendilerine ulaşıyorlar. Başka kaygıları yok. Devletin ne kadar bidat müesseseleri, israfları olduğunu neden görüp bilmezsin ! Kitaplarda yazılanlar gibi her şey kolayca olmuyor. Eğitimciler nedense hayatın gerçeklerinden uzaklar. Roman, masal, hikaye, efsane onların yaşam biçimleri olmuş, evreni ufak bir delikten seyrediyorlar.

Halil Köprücüoğlu

4 Ekim 2019 11:49

Hayran oldum. Tebrik ederiz efendim. Rabbim muvaffak etsin. Muhafaza etsin Bir konuya bu kadar hakimiyet olur. İnşallah okul kitaplarının da bu hikmetle yazımasında da cehdiniz olur. Bu küfrü yeni neslin nezdinde, kaynağının en başından kesmek olur inşallah. Bu ve diğer yazılarınızın kıymeti elbette hiç zayi olmaz; amma öncelik açısından mezcin doğru örneklerine çok ihtiyaç var....İşte o zaman “surda çok daha önemli gedik açmak” değil surları yerle bir etmiş olacağız inşallah. Hürmetlerle...

Ahmet kaya

4 Ekim 2019 05:25

Şu bilim ayrı din ayrı diyen..lar, Ataistliğin temeli sizin bu söylediğinizdir. .. çünkükalbiniz mühürlenmiş, gerçeği anlama ihtimaliniz kalmamıştır. Sizler toplumun içindeki kanser hücrelerisiniz. Sizinde güvendiğiniz güçlü gördüğünüz maddecilik, yeein dibine elbet batırılacaktır. Nice güçlü olan güçsüz olanın ayağının altında can verirken döneklik etmek istemişrir ama aetık bu onlara fayda vermeyecektir. Bu arada islama hizmet Müslüman işidir Erdoğan la ne ilgisi var Müslümanlığın...

Rıza

3 Ekim 2019 21:21

Hocam sen bildiğin ve inandığını yaz söyle. Akl etmeyenlerde cehlinde debelenip dursunlar. Allah diyor ki yere ve göğe baksınlar yaratılıştaki hikmeti anlamaya çalışsınlar.

Zeyneb

3 Ekim 2019 13:03

Bu kitaplar sadece FORMALİTE hiç bir şeye yaramazlar bende Fen bölümü tabii bilimlerdeydim Lise dönemindeyken Universite ise İşletme oldu inanınki hiç etkilemediler hiç etkilenmedim zorunlu formalite olarak basamak olarak gördüm Ben Allahın kitabını okuyorum huzur buluyorum tüm kalbimle inanıyorum yetmez mi! gerisi vızıltı tırışka......

Mehmet ay

3 Ekim 2019 12:56

Sayin yazar, her konuda müslümanlar hiristiyanlar yahudiler ve diger inananlar kendi inanclarini bilim adina anlatmaya kalkarsa ortada bilim olmazdi. Bilim, bilim dersinde, din din dersinde konusulur. Eger sizin gibi dusunmeye baslarsak turkiye 3.cu dünya ülkesi olmaya mahkumdur. Zaten mahkum de....

Arif

3 Ekim 2019 10:11

İlim Allah (C.C.)'tandır lakin bunu biz biliyor biz inanıyoruz sadece. Söylediğiniz bundan dolayı uygulanamıyor hocam. Bilim tek ve değişmezken, insanların inançları farklılık gösteriyor. yani insanlar sadece Allah C.C.'a inanmıyor. Bu Dünya'da Hindu tanrılarından Uçan Spagetti Canavarına kadar farklı putlara tapanlar da var. Nasıl ki Allah (C.C.)'ın varlığını veya yok olduğunu kanıtlayamazsak, onlar da kendi inançlarına göre aynı durumdalar. Bundan dolayı bilim kitaplarında herhangi bir tanrı veya Allah olamaz.

Tata Tonga

3 Ekim 2019 09:44

siz merak etmeyin anlıyan anlıyor...güneşin doğudan doğduğunu herkes biliyor görüyor. görmeyen amalar/körler... onlara da anlatmaya gerek yok... kimya/biyoloji/fizik kitabına el atmanıza gerek yok...

Nuri Anlı

3 Ekim 2019 09:15

Allah'a inanmayan bilim insanları yok denecek kadar az. Bilimciler yine de metafizik olayları açıklayamıyorlar, çünkü bilim ve akıl sınırları bir yere kadar... Orada iman başlıyor. Ya hak ya da batıl bir Tanrı arayışı ortaya çıkıyor. Bizim ilahimıza inanabilmesi için en az ibadet de lazım. İbadet yoksa ya deist olur, ya da başka tanrılara inanır. Sonuç yine batıldır. Filizoflar genelde tanrılara inanmışlar, yalnız şeytan onlara batıl tanrılar vesveselemiş. "Evren Tanrı, Tanrı evrendir" demişler. Hakiki Iman işi zor bir mesele. Şeytan kafada oturuyor ve her saniye fısıldıyor. Susturmak ancak Kur'an'la olur. İman bize Allah'ın hediyesi.

?? Ne düşündün

3 Ekim 2019 08:48

Devletteki israfı nasıl önlenir vatandaş israfının önüne nasıl gecilir. SURİYELİLERİ KANBUR GÖRENLER BİLSİNLER Kİ TASARRUF EDERSEK BEŞ MİLYON DEĞİL 15-20 MİLYON FAKİR GÖZETECEK İSRAF VAR. Önca devlette ki sonra yerel yönetimlerde ki israf. Vatandaşın en büyük israfı sigara, say ki aldım, say ki yedim deyip kendini firenlese. Bir kesim, hariç büyük bir vatandaş kitlesi 15-20 gün markete gitmese erzağı bitmez NE DİR BU AÇ KALMA KORKUSU. suriyede kedi köpek ve fare yenebilir diye açıklama yapıldı. Ne kadar çok erzağı olsa enkazın altında hiçbir işine yaramaz. Doyur ki doyurulasın.

Ali Erkan Kavaklı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle