• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Erkan Kavaklı
Ali Erkan Kavaklı
TÜM YAZILARI

Dini gayret şart, her Müslüman üstün olmak için çalışmalı

23 Aralık 2021
A


Ali Erkan Kavaklı İletişim: [email protected]

Türkiye Batı’nın kendisine biçtiği deli gömleğini yırtıyor. Amerika’da faiz oranı sıfır, emperyalist ve kapitalist Batı’nın ülkemizdeki taşeronları bize % 19 faiz dayatıyor. Merkez Bankası faiz indirince Batılı foncuların sömürüsü azalacağı için buradaki TÜSİAD, CHP, İP gibi vekilleri çığırtkanlaşıyor. 

Ülkemizin yedeği yok. Vatan için gerektiğinde her türlü fedakârlığı yapacağız. Mehmet Akif, İstiklal Marşı’mızda fedakârlık duygusunu destanlaştırır:

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda!

Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan, şüheda!

Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda!

Etmesin tek vatanımdan beni vatanımdan cüda!”

Milletini üç kuruşluk dolar kârına satanları gördük; evini, arabasını satıp dolara sarıldılar. Tabii ki de devletimizin aldığı kararla hüsrana uğradılar.

Vatan için, din için, millet için çalışmak, milletimizi yükseltmek için gayret etmek şart en önemli milli vazife. Gerektiğinde din düşmanları ile göğüs göğüse savaşırız ve hiç tereddüt etmeyiz. 

Vefatının arkasından 85 yıl geçmiş olmasına rağmen Mehmet Akif Ersoy ilham kaynağımız olmaya devam ediyor. 27 Aralık 1936’da rahmet-i Rahman’a kavuşan Akif, inancından aldığı emir ve ilhamla rakipleri ile yarıştı. İşini, dersini, vazifesini en iyi yapma gayretiyle terledi. 

Çalışmayı ibadet kabul ederdi. Baytar Mektebi’nde iken Simon’un notlarının yüksek olduğunu ve okul birincisi olacağını öğrenince beyninden vurulmuşa döndü. Yahudi çocuğu Simon, Müslüman öğrencileri ve de Akif’i geçmişti. Akif, bu yenilgiyi kabul edemezdi, onun gayret-i diniyesi buna müsaade etmezdi. 

Akif, okula yürüyerek gidip geliyordu. Fatih’ten Halkalı’ya her gün 26 km. yürüyordu. Yolda geçen 6 saati, ders çalışmaya ayırırsa Simon’u geçebileceğini düşündü. Soluğu okul müdürünün kapısında aldı. 

-Efendim Simon’un notları yüksekmiş, okul birincisi olacakmış. Bir Müslüman olarak Müslüman olmayan birine geçilmek ağırıma gidiyor. Günlük 6 saat yürüyorum. Okulda bana kalabileceğim bir yer verin, Simon’u geçeyim.

14 yaşında iken babasını kaybeden Akif yetim bir çocuktur, evleri Fatih’in Sarıgüzel semtindedir, okula yürüyerek gidip gelir. Bundan da bir şikâyeti yoktur, sabahtan akşama kadar yürüyebilecek sağlam bir vücuda sahiptir fakat yolda çok zaman kaybettiği için derslerine yeterince zaman ayıramadığına üzülmektedir. 

Okul müdürü, Akif’in gayret-i diniyesini takdir eder, ona okulda kalabileceği bir yer verilmesini sağlar. 

Mehmet Akif bütün enerjisiyle derslere yüklenir, Simon’u geçer ve okulu birincilikle bitirir.

Onu birinciliğe zorlayan düşünce inancıdır. Akif’e göre, Müslüman üstün olmalıdır. 

Kur’an-ı Kerim, “Üzülmeyin, gevşemeyin, inanıyorsanız üstünsünüz, üstün olmalısınız” buyurur.

Okulda üstünlük not ile ölçülür. Akif’in inancı onu Simon’u geçmeye zorlamıştır, gayret-i diniye budur.

Müslümanlar, düşmanlarını geçmek için çalışmalı, bunun için rahatını bozmalılar. 

Hasan, Hans’ı; İbrahim, Abraham’ı; Elif, Elizabeth’i, Havva, Eva’yı geçmek için gayret etmelidir. Allah çalışana verir. Josef’e veren Allah Yusuf’a da verir; Yakop’a veren, Yakup’a da verir.

Bizi gayret yaraşır, merhamet Allah’ındır;

Hükm-ü âti ne fakirin ne de şehinşahındır.” der Namık Kemal.

Okulda iki öğretmen Akif’ten son derece memnundur:

Biri kimyacı, öğretmenden önce Akif laboratuvarın kapısında olurdu. Kuduz aşısını bulan Pastör’den ders alan kimyacı Rifat Hüsamettin’i Akif çok beğenir ve hürmet ederdi. 

Ötekisi cami imamı, Akif beş vakit namazı camide kılardı. 

Üstün Müslüman olma, ilim ve teknolojide dünya ile yarışma düşüncesi Akif’in bütün hayatında hâkim fikirdir. Müslümanlar ahlak ve fazilette olduğu kadar, bilim ve teknolojide de dünya ile yarışmalıdır.

Gayret-i diniye bizi vatanımız, milletimiz ve dinimiz için fedakârlık yapmaya sevk etmelidir. Müslüman zilleti ve kâfirlere boyun eğmeyi kabul edemez. Düşmanın silahıyla silahlanmak, Kur’an’ın emridir, Kur’an-ı Kerim bize üstün Müslüman olmak için çalışmayı emreder. 

Geçen hafta Erzurum’un Narman ve Oltu ilçelerinde eğitim seminerleri verdim. Öğrencilere Akif’in okul birinciliğini anlattım ve okul birinciliğine göz dikmelerini tavsiye ettim. TYT, AYT, LGS’ye verimli bir şekilde hazırlanabilmek için rekor sayıda soru çözmelerini önerdim. Sınavda çıkacak sorunun 10 katını bir günde çözen rekor kırmış olur. Rekortmenlere, Sınav Stresini Yenme Sanatı kitabımın Türkiye rekorları bölümünde yer veriyorum. 

Eve döndüm, Oltu İmam Hatip Ortaokulu öğrencisi Songül İlayda Gümüşsoy aradı ve bir günde 909 soru çözdüğünü iletti. Songül’den netlerini artırma hedefi koymasını da istedim. Tamam hocam, yeni hedefim bu olsun, dedi. 

Okumayı, öğrenmeyi, düşmanlarımızla yarışmayı ibadet ve Kur’an’ın emrine uyma, yeteneklerini geliştirme ve mutluluk kaynağı olarak sunduğumuz zaman öğrencilerin gayreti kanatlanıyor. 

Teşekkür ve Tebrik: İlçesinde eğitim seminerleri düzenleyen ve öğrencilere okuma ve başarma azmi kazandırmak için gayret eden Narman Milli Eğitim Müdürü Seyfullah Karapınar, Oltu Milli Eğitim Müdürü İlhami Şahin ve ekiplerine çok teşekkür ve gayretlerini tebrik ederim. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Fazilet hissi

Akif amacını hocasına söyledi ve amacına ulaştı.Bizim hocamız naslar neyi gerektiriyor ise onu yaparım diyor,fakat zina, süresiz nafaka dimdik ayakta duruyor.Aile artık Erdoğan diye anılacak gibi gözüküyor.

Hayrettin HATUNOĞLU

Müslümanların kafasına yerleştirilmiş ''Bir lokma bir hırka'' anlayışı değişmedikçe daha çok sürünürüz.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23