Yeni Fâtihler yolda
Yeni Fâtihler yolda
Ali Akben
Değerli okurlarım, su akıyor ama Türk bakmıyor. Merhum Özdemir Bayraktar belgeseli bu gerçekliğin adeta ispatı.
Merhumun hayatı, başından sonuna ibret ve hikmetlerle dolu. Her gencin muhakkak izlemesi hatta iki kez izlemesi gerekir bu belgeseli.
Merhum Özemir Bayraktar, itilmiş kakılmış hor görülmüş, hatta “sen kimsin de ki” ile başlayan cümlelerle “böyle boyundan büyük işlere burnunu sokuyorsun”a kadar aşağılanmış da aşağılanmış ama inadım inat diyerek murad ettiği başarıyı yakalamış.
Bugün ülkemiz İHA ve SİHA teknolojisi ve üretimi konusunda dünyada ilk sıralarda. Yakın gelecekte şahit olacağımız yeni teknolojilerle daha çok gururlanacağız.
Bugün ülkemiz terör belasından kurtuldu ise bu inadın muradı sayesinde olmuş bu başarı.
Tıpkı Sultan Fatih gibi.
Osmanlı padişahları içinde şüphesiz en göz kamaştırıcı fetihlere ve işlere imza atan Fatih’tir.
Çağ açıp çağ kapayan sultan olarak bilinir. Fatih bir devlet adamı olduğu kadar bir ilim dâhisidir ve mucittir. Havan topunu o icat etmiştir. Kur’an, hadis kadar fizik, matematik bilir.
Osmanlı Devletini asırlar boyu yaşatacak sistemi o kurmuştur.
Topkapı Sarayının bahçesine Enderun Mektebi’ni kurmuş, okulun müfredatını ünlü matematikçi Ali Kuşçu ve şeyhülislam ile beraber kendisi belirlemiştir.
Enderun’dan yetişen devlet adamları, bilginler, kumandanlar, şairler, edipler, yeniçeri subayları devleti uzun asırlar yaşatmışlar.
Fatih Kanunnameleri, Osmanlı Devlet sistemini meydana getirir ve onun koyduğu kanunlar sayesinde devlet, devlet-i ebed-müddet olmuştur.
Peygamberimizin (sav) İstanbul’un fethedileceğini müjdelediğini ve bu müjdenin bir gün mutlaka gerçekleşeceğini biliyor, müjdeye layık olma aşkına akla hayale havsalaya sığmaz işler yapıyor.
HZ. Muhammed (sav)’in mucizevi müjdesi aynen şöyle;
“İstanbul mutlaka fethedilecek, onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, askeri ne güzel askerdir!”
Fatih padişah olur olmaz hazırlıklara girişir, 28 defa kuşatılmasına rağmen fethedilememiş şehri almaya karar verir.
Her şeyden önce 150.000 kişilik bir ordu hazırlar.
Böyle bir orduya o devirde hiçbir devlet sahip değildir.
Şahî adı verilen topların şahını döktürür.
O büyüklükte toplara o zamanlar hiçbir devlet sahip değildir.
Boğaz’ın en dar yerinde Karadeniz’den gelecek yardımları kesmek için Rumeli Hisarı’nı 4 ayda yaptırır.
Hisarın tamiri bile bugün 4 ayda yapılamaz.
Surların arkasındaki şehri savunan askerleri ve yıkılan duvarları ören ustaları vurmak için havan topu icat eder.
Hiçbir ordu o zaman havan topuna sahip değildir.
Donanmamız, Venedik donanmasını durduramaz ve Venedikliler Haliç’e girer, psikolojik üstünlük elde ederler.
Fatih, bir gecede 72 gemiyi Tophane’den Haliç’e indirir ve Bizans’ın psikolojik üstünlüğünü yerle bir eder.
Kuşatma sürerken 26 Mayısta Macar elçisi gelir ve haçlı ordusu hazırladıklarını, kuşatmayı kaldırmazlarsa gelip İstanbul’a yardım edeceklerini söyler.
Padişah, bu tehdit karşısında endişelenmek yerine şöyle der:
“Ya İstanbul beni alır ya ben İstanbul’u! Dönmem yoktur.”
Elçiyi geri göndermez, hapsettirir.
53 gün süren müthiş bir kuşatma macerasından sonra şehre diz çöktürür.
İdealist, inançlı, azimli, kararlı ve ufuk sahibi bir devlet adamıdır.
Onun zafer sultanı olmasını şöyle açıklayabiliriz:
1. Osmanlılar ilim ve teknolojide dünyanın en ileri ülkesi.
2. En güçlü orduya sahip. Allah yolunda cihat etme hedefi var, fetih şuuruna sahip.
3. Dünyanın en adaletli, en merhametli, en cesur, en çok bilgini olan ülke.
Evlatlarımızı Fatih’in ufkuna sahip, büyük düşünen, büyük hedefleri olan, dünya ile yarışan, düşmanlarımızdan daha cesur yetiştirmeliyiz; “İ’lâ-yi Kelimetullah” için çalışma mefkuresi vermeliyiz. O zaman yeni Fatihler yetiştirir, yeni fetihler gerçekleştiririz.
Yukarıda kısaca özetlediğim bilgilerin bir kısmını Çağ Açıp Çağ Kapatan Gazi Sultan Fatih isimli, ünlü romancı Ali Erkan Kavaklı’nın kaleme aldığı eserden aldım.
Kavaklı sade bir dille Fatih’in hayatını romanlaştırmış. Macera romanı okuyormuş gibi kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. Hem dünyaya meydan okuyan ecdadımızı yakından tanıyor hem de bilgileniyorsunuz.
Kahraman atalarımızı evlatlarımızı iyi tanıtmalıyız.
Onlar uzun asırlar tarih yapmışlar ve tarih yazmışlar. Kendi kahramanlarımızı tanımazsak Batı medyası, sahte kahramanlarını gençlerimize ve evlatlarımıza “idol” olarak gösterir, onların taklit edilmesini sağlar.
Kavaklı zor bir işi başarmış. Hem tarih anlatıyor hem kahramanlarımızın hayatını romanlaştırıyor.
Ensar Neşriyat arasında çıkan bu akıcı romanı okuyucularımıza tavsiye ederim. (İletişim: 0212/ 4911903 – siparis@ensarnesriyat-com-tr )
Bu haftalık da bu kadar. Kalın sağlıcakla.