• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Akben
Ali Akben
TÜM YAZILARI

Hem çapsız hem hadsiz…

12 Nisan 2026
A


Ali Akben İletişim:

Hem çapsız hem hadsiz…

Ali Akben

Adam işlediği sayısız suçlar ve suçlanmalarla tutuklanmış mahkeme savcısı itham edilen suçlarla ilgili sorulara cevap vermesini talep ediyor, adam ise saçma sapan konuları gündeme getirerek, laf ebeliği yapıp, israrla hadsizliğini sürdürünce, duruma müdahale eden savcı bey uyarıyor ve bulunduğu yeri hatırlatarak, ‘haddini aştın böyle devam edersen bedelini ödersin’ deyince de süt dökmüş kedi misali tırsıyor.

İstanbul’un başına bela olduğu günden günümüze sayısız hadsizlik örnekleri ile efelendiği günlerin geride kaldığını anlamış olsa gerek bu son davranışı.

Taç giyen baş akıllanır atasözümüz var ama bu adama halkın giydirdiği taca rağmen akıllanması şöyle dursun narsist kişiliği iyice depreşti ve çok geçmeden yediği herzeler çorap söküğü gibi ortaya dökülmeye başlayınca, tehdit, şantaj ve yalanlarla zevahiri kurtaracağını umdu ummasına da avucunu yaladı.

Yedi yılda İstanbul’u yiyip bitirdiği yetmezmiş gibi cennet vatanımızı da bitirmeye yemin etmiş olmalı ki, ortada fol ve yumurta olmadığı halde cumhurbaşkanı olma hayalini gerçekleştirme sevdasına düştü.

Beni tutuklayamazsınız. Tutuklarsanız bu millet sokağa dökülür demesi yetmedi. Tehdit dilini kullanırken hep haddini aştı, devlete de kafa tutmak gibi bir savrulma dahi yaşadı.


2003 yılından günümüze geçen 23 yılda halkımızın teveccühüne mazhar olmuş Erdoğan döneminin uzamış iktidarı ve içerden dışardan kaynaklı sayısız engellemelerin de etkisi ile hizmet yarışında meydana gelen duraklamalar ve aksaklıkların da etkisi ile yerelde iktidar olan CHP’nin kısa sürede yolsuzluk ve hırsızlık lağımına düşüp, etrafa yaydığı kesif koku milletin burun kemiklerini bir kez daha sızlattı.

1993 yılındaki İSKİ yolsuzluğunda olduğu gibi aynı zamanda arsızlık ve ahlaksızlığın da merkezi olduğunu bir defa daha ispat etti.

Metal yorgunu olmasına rağmen mevcut iktidara merkezi yönetimde devam etmesi vizesini veren yurttaşlar, belediyelerde ise CHP’yi iktidar yaptı.

İstanbul büyükşehir belediyesini, hayali vaadler cümbüşü ile kıl payı kazanan CHP seçimler iptal edilmeden yoluna devam etseydi büyük ihtimalle bu kadar pervasız hareket etmezdi.


Yenilenen seçimlerde CHP hiç beklemediği bir oy patlaması yaşayınca olanlar oldu ve bugünlere gelinmesinin sebebi de bu hormonlu başarı. Zafer sarhoşu CHP o günden bugüne hatalar zinciri ile hem taraftarlarını hem de halkımızı bezdirdi. Verilen vaadler unutuldu.

Günlük yaşamın giderek zorlaştığı İstanbul’un devasa sorunlarına neşter olacak vaadlerin nerede ise hiçbiri gerçeklemediği gibi eski günleri de mumla arar olduk.

Beklenen büyük depreme hazırlamak, riskli binaları hızla dönüştürmek hatta tarih vererek bu sorunu kökten kazımak gibi vaadler yıllar sonra sorulduğunda verilen cevap, ‘hatırlamıyorum’ oldu.

İsraf ve savurganlık üzerinden atılıp tutuldu ve çözüm yolları ile halk inandırıldı ama yapılan icraatlara bakıldığında gelen gideni arattı. Kent lokantası aldatmacası bunlardan sadece biri. Lokanta reklamına ayrılan devasa bütçe bile israf ve savurganlık için fazlası ile kâfî.

İstanbul trafiğinin çekilmezliğine karşı gerçekleşmesi gerçekten zor öyle vaadler yapıldı ve öyle yüksek perdeden uçuldu ama sonuç tam bir fiyasko.

Yeni metro hatları ile trafikte kalma süresi kısaltılacak dendi. Yeni hatlar şöyle dursun yapımına başlanan hatlar bile kapatıldı. Beş senede beş metre yeni metro bile yapılamadığı gibi toplu taşımaya da zam üstüne zam yapılarak belediye kasalarına giren paralar çarçur edildi.


Yıllar içinde yeşeren İstanbul çapsız ve kifayetsiz sayesinde grileşti ve çölleşti. Sorun olmaktan çıkan su sıkıntısı yeni bir sorun oldu.

Tüm ihalelerin ve harcamaların şeffaf şekilde kamuoyu ile paylaşılacağı liyakata önem verileceği ve hiçbir çalışanın işine son verilmeyeceği gibi sayısız tüm vaadler çöp oldu ve bugünkü rezil duruma düşülmesine rağmen adam hâlâ kendini dev aynasında görmeye devam ediyor.

Sayıları hergeçen gün azalan besleme ordusu toplumu daha fazla germemeli.

Soruna siyasi bakmayı bırakmalı ve süreci sabırla izlemeli. Gerçekler su yüzüne çıkana kadar sanık sandalyesine hesap vermek için oturtulan şahıslar kendilerini aklamak, mahkeme heyetinin sorularına yandan yönden cevaplar vererek süreci akamete uğratmaya çalışmamalı.

Bu haftalık da bu kadar.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23