• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Akben
Ali Akben
TÜM YAZILARI

Gazze’de ikinci aşama

18 Ocak 2026
A


Ali Akben İletişim:

Günümüz dünyasında olmazların olduğunu daha çok görecek gibiyiz. 

Gazze’yi yerle bir eden acımasız kasabın tüm engelleme çabalarına rağmen Gazze yönetimi icra kurulunun baş aktörünün ülkemiz olacağını ve silahlı kuvvetlerimizin gölgesi ile Netanyahu gavurunun uykularını kaçıracağını ümit ediyorum.

Sarı gavurun hiç de hoşlanmayacağı bu yeni gerçeklik de öncekilerde olduğu gibi kirletilerek ağızlarda sakız misali çiğnendikçe çiğnenecek ve önümüzdeki günlerin gündemi oluşturulmaya çalışılacaktır.

Suriye’de işlenen cinayetlerin bininin bir para olduğu günlerde, Şam sokaklarında röportaj yaptığını iddia ederek Esad güzellemesi yapan sûreti yerli etki ajanları şimdilerde de boş durmayacak ve Netanyahu güzellemesi yapmak için sıraya girecekler.

Aynı güruh Suriye’de Esad’ın kaçtığı gün bile Esad’la anlaşmaktan başka çaren yok diyerek Erdoğan’ı suçlamışlardı ve akabinde gerçekleşen halk devriminin ise ABD ve İsrail işi olduğunu kitlelerine servis etmekte gecikmemişlerdi.


Sorulduğunda ise elbette parayı veren düdüğü çalar demediler. 

Amalı, fakatlı, kem kümlerle geçiştirdiler. Son günlerde dijital medya mecralarındaki yeni gündemden de anlıyoruz ki, ipin ucu Gazze kasabı alçak Netanyahu’nun elinde ve bu maşalara istediğini yaptırıyor.


Çünkü hepsini para ile satın almış. Yeni belgeler çıktıkça küçük dillerimizi yutmayız inşaallah.


***

Aybaşında bağımsız bir devletin başkanı, eşi ile birlikte gecenin bir yarısında yataklarından alındı.

Elleri kelepçeli olarak servis edilerek sadece itibar suikastı yapılmadı eşine rastlanması gayrı mümkün bir alçaklığa da şahit olduk.


İçimizdeki etki ajanları anında klavyelerinin başında soluğunu aldı ve malum tuşlara basarak Cumhurbaşkanımızı bu alçakça olayın adeta suçlusu ilan ediverdiler. Bu yetmezmiş gibi meydanlarda topladıkları taşımalı güruha da yuhalattılar.

Ülkemiz son yıllarda yalnızca iç ve bölgesel krizlerle değil, küresel düzenin bilinçli şekilde işlevsizleştirilmesiyle de karşı karşıya bırakılmaya çalışılıyor.


Son günlerin gündeminden şu anlamı çıkartabiliriz,

Ülkemizin tutarlı ve onurlu bir devlet olma iddiası ile Trump’ın dünyayı şirket mantığıyla yönetme arzusunun çarpışmasıdır.

Bu anlayışta egemenlik, pazarlık konusu; bağımsız karar alma ise itaatsizlik olarak görülmektedir.

Sırtında küfe taşıdığını sık tekrar eden cumhurbaşkanımızın çeyrek asırlık icraatlarında egemenliğimiz ve bağımsızlığımızla ilgili bir pazarlık içinde olduğunu söylemenin mümkün olmadığını düşünüyorum.



Trump’ın açıkça sergilediği eşkıyalık, özellikle Suriye meselesinde tüm çıplaklığıyla ortaya çıkmıştır. 

Bir yandan “stratejik ortaklık” söylemi sürdürülürken, diğer yandan Türkiye’nin ulusal güvenliğini tehdit eden yapılar sahada sadece desteklenmiyor aynı zamanda ali cengiz oyunu ile sağlıklı işleyen süreç akamete uğratılmaya çalışılıyor .Aynen 2013 yılında başlatılıp 2015 yılında akamete uğratılan ilk süreç gibi.

Türkiye açısından asıl tehlike, Trump gavuru bu haydutluk ve eşkıyalığını bir liderlik olarak görüyor. Batı dünyasında hukukun yerine gücü, ilkenin yerine çıkarı koyan zihniyet zaten vardı; Trump bunu sadece saklama ihtiyacı duymadı. Böylece Türkiye gibi kendi tarihsel hafızası, devlet geleneği ve bağımsızlık refleksi olan ülkeler, sistemin “uyumsuz unsuru” ilan edilerek cezalandırmak için sebepler icat edildi. Ambargolar ekonomik tehditler ve benzer zırvalar gibi….

Ülkemiz iç ve dış kaynaklı tüm baskılara rağmen devlet aklını koruma refleksiyle hareket etmeye çalışmış başarmış ve çok kutuplu dünyada denge siyaseti üretmiştir.

Ancak bu çabanın bedeli ağır olmuştur: Ekonomik saldırılar, siyasi tehditler ve diplomatik yalnızlaştırma girişimleri ve hatta iç karışıklıklar dahil nerede ise denenmeyen bir alçaklık kalmamıştır.

Trump’ın dünyaya bıraktığı miras maalesef gelecekte acı mı acı insanlığın burnundan fitil fitil çıkacak gibi.


Hak hukuk ve adalet üretmeyen bir küresel düzen, güvenlik de üretmez. ABD bu gidişle doludizgin kendini yok etmeye gidiyor.

Gücün hukuk yerine geçtiği bir sistemde, sıradaki hedef her zaman bağımsız hareket etmeye çalışan devletler ve devletimizdir.

Bugün yaşanan kaos, Türkiye’mize şunu hatırlatmaktadır. Kendi hukukunu, kendi savunmasını ve kendi ahlaki duruşunu inşa edemeyen hiçbir ülke, küresel eşkıyalığın insafına terk edilmekten kurtulamaz. 

Tarihin tekerrüründen bu ve benzeri savrulmaların defalarca yaşandığını anlıyoruz.


Komşumuz İran’da yaşanan kaos ve kargaşadan bile medet uman, Gronland meselesinde ise özellikle Avrupa’nın zayıflığını fırsata çevirmek isteyen azgın ve sapkın bir akılla dünyamız karşı karşıya.

Gazze’de görev alacak icra kurulu mazlum Gazze halkına hayırlı hizmetler, Gazze kasabına ise bela ve musibet getirsin diyorum.

Bu haftalık da bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23