• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ali Akben
Ali Akben
TÜM YAZILARI

Deprem mankenleri...

08 Şubat 2026
A


Ali Akben İletişim:

Deprem mankenleri...

Ali Akben

Değerli okurlarım, asrın felaketi olarak kabul edilen Pazarcık ve Elbistan merkezli iki büyük depremle yerle bir olan şehirlerimiz, üç yıl gibi kısa bir sürede adeta yeniden inşa edildi.

Deprem şehidlerimizi bir kez daha rahmetle anıyorum.

Deprem sabahı saat 5 civarında uzunca çalan telefon sesi ile uyandım ve hayırdır inşallah diyerek açtım. Arayan halam olunca doğrusu tedirgin bir şekilde hayırdır inşaallah diyebildim ki; halam yüksek sesle “deprem oldu. Maraş yerle bir oldu dedi, sizde bir şey var mı diye aradım” demesi ile soluğu televizyonun başında aldım.

Depremin üzerinden bir saatten fazla bir zaman geçmiş. Depremde ağır hasar almayan illerimizden canlı yayınlar yapılıyor. Maraş, Adıyaman, Hatay illerimizle ilgili ne bir görüntü ne de bir bilgi verilmeyince anladım ki düşmana Gülizar olmayan Maraş hemşerilerime mezar olmuş.

Hemen eş dost, akraba, aklıma kim geldiyse aramaya başladım.


Hepsinde de aynı otomatik cevap, aradığınız kişiye ulaşılamıyor.

Saatler sonra sadece bir kardeşime ulaşabildim. İlk sorum annem. Hem yaşlı hem yatalak hem de anam canım, sebebi dünyam.

Aldığım haber içimi ferahlattı ancak devamı gelmedi. Çünkü telefon kapandı.

Depremden birkaç gün sonra İBB’nin aklına İstanbul’da beklenen deprem gelmiş olmalı ki, binaların deprem tesbiti ile ilgili bir çalışma başlatıldığını televizyonlarda böbürlenerek söyleyince, çapsız ve muhteris olduğunu bildiğim halde ciddiye aldım ve hemen müracaat ettim.


Kısa sürede döneceğiz dediler ama hâlâ o kısa süre tamamlanmamış olmalı ki, ne arayan ne de soran oldu. Şimdi tekrar arasam büyük ihtimalle başkan içerden çıktıktan sonra diyecekler.

Asrın depreminin ardından koca üç yıl geçti. Doğup büyüdüğüm memleketime her gidişimde devletimizin canhıraş çalıştığının canlı şahidiyim. Devletin müşfik elinin dokunmadığı kimse yok desem yanılmam.

Deprem gibi acılarla dolu bir felaketi bile fırsata çevirip hükumeti düşürmeye çalışan malum kesim, kitleleri tahrik ederek her türlü pespayeliği o günden bugüne bulduğu her fırsatı değerlendirerek halkı kışkırtmanın sonuç vermediğini görünce yeniden konu mankeni arama peşine düştü ve buldu bulmasına ama öncekilerde olduğu gibi yine faka bastılar.

Cumhuriyetimizin kurucu partisi olmakla övünmek artık karın doyurmuyor. Vatandaş büyükşehirlerimizde iktidar olan CHP’nin söylem dışında bir icraatının olmadığını gördü görmesine ama bu süreçte çeşitli sebeplerle yıpranmış iktidara karşı öyle bir kitle oluştu ki, hükumet ağzı ile kuş tutsa sonucu değiştiremeyeceği günlerden geçiyoruz.

Hafta içinde deprem bölgesini ve memleketimi ziyaret eden an ana muhalefet partisi liderini depremzede halk protesto edince devreye yine mankenler sokuldu.

Deprem mankeni diyebileceğimiz bu kişilerin ağzından çıkanlar, kulaklarına üflenenler olunca vatandaş geçmiş dönem mankenlerini hatırlamış olmalı ki, kısa bir araştırma sonucu mankenlerin asker emeklisi, evi aracı hatta üç aracı dahi olanlar olduğu anlaşılınca bu kadarına da pes dedi.


Gerçek mağdur yok mu? Elbette var ve sayıları azımsanmayacak kadar çok. Ama onlar gururlu insanlar ve devletinin depremle birlikte yanlarında olduğunun bilincinde ve paraya pula kanacak kadar da şerefsiz değiller.

Her şeyin açık seçik meydanda olmasına rağmen sağdan soldan fırsatçı, fitneci, fücurcular ve konu mankenleri o günden bugüne boş durmadılar ve durmuyorlar.

İstanbul depremini yaşamış bir vatandaşım. O gün devletten çok sivil toplum kuruluşları ve vatandaş koştu ve yararları sardı. Hekim olarak Adapazarı ve Gölcük’te bizzat bulunmuş ve vatandaşın müşfikliğine canlı şahitlik yapmıştım.

On bir ilimizde hissedilen asrın felaketinde; devletimiz, sivil toplum örgütlerimiz, vatandaşlarımız ve dünyanın birçok ülkesinden arama kurtarma ekipleri saatler içerisinde ulaşılması mümkün olmayan memleketim Maraş da dâhil deprem bölgesindeki felaketzedelere saatler içerisinde ulaşarak tüm dünyaya örnek olacak bir başarı hikâyesi oluşturdular.

Şehirlerarası yollar açılır açılmaz depremzede vatandaşlar ülkemizin değişik şehirlerinde misafir edilerek acılara ortak olundu.

Arada geçen üç yıl içinde şehrimiz ve diğer şehirlerde 500 bine yakın konut yapıldı. Adeta yeni şehirler kuruldu. Kazanlar yeniden kaynar oldu ama çoğu art niyetli bir kısmı para karşılığı satın alınmış konu mankenlerinin sosyal medya mecralarından yaptıkları açıklamaları anlamakta zorluk çekiyorum.

Bizzat benim şahit olduğum gerçekler var. Evi var kiraya vermiş ve konteynırda kalmaya devam ediyor. Sebebi yine devletin müşfik eli. Çünkü devletimiz hâlâ konteynırlarda kalanlara her türlü maddi yardımı yapmaya devam ediyor.

Diğer şehirlerle ilgili yazmam konuşmam doğru olmaz ancak Kahramanmaraş’a yapılan hizmetleri görmemek için ya kör ya da nankör olmak gerekir.

Dar gelirli başını sokacak bir yuvası olmayan, aldığı emekli maaşı ile geçinmeye çalışan fakir ama gururlu sessiz çoğunluk için devletimiz 500 bin konut daha yapmak için kollarını bir kez daha sıvadı. Kuralar çekiliyor, vatandaş umutlu bir bekleyiş içinde.

Yolsuzluk batağında kımıldadıkça daha da batan ana muhalefete inat devlet gecesini gündüzüne katmış verdiği sözleri bir bir yerine getirmeye devam ediyor.

Terörsüz Türkiye sloganından sonra evsizlere ev sloganı gündemde.

Vatandaşlık maaşı ile de hanelere maddi yardım yapılarak yolsuzluk batağında bocalayan ana muhalefete nisbet edercesine yoksullukla da mücadele başlatılmış olacak.

Bu haftalık da bu kadar.

Kalın sağlıcakla.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Mustafa

Dr Ali abi yazın enfes. Saat geçenin iki buçuğunda yazını okudum. Teşekkür ediyorum
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23