--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ruhunu yitirmiş bir gençlik

Akif Bedir
Akif Bedir
8

Yarın 18 Mart, tarihe “Çanakkale Geçilmez” mührünü vuran bir milletin yazdığı destanın yıldönümü. 300.000 kahraman askerimizin şehit olduğu büyük zaferin sene-i devriyesi.

Dün vatan savunması için gözünü kırpmadan ölüme koşan bir gençliğin torunları bugün sosyal medya gençliğine geçiş yaparken milli ve manevi değerlerini de yitirir oldu.

Nereden nereye…

Kimlik arayışı ve gelecek endişesi olmayan, gününü gün ederken yarın ne olacak diye sorgulamayan ve dününü tartışıp geleceğini kaybederken görülmeyen sorunlarından uzaklaştırılan filikalar haline getirilen bir gençlik...

Umutsuzluğun son sınırında bile umudu yeşerten, zaferlere ışık tutan azmi, dünyaya gülümseyen dini, dünyayı aydınlatan iman nuruyla can çekişirken bile dünyayı titreten bir imparatorluk mirasçıları olarak kökü ezelde ve dalı ebedde bir sistemin, aşkı, vecdi, diyalektiği, estetiği, irfanı, idrakinden uzak, Batı hayranlığıyla zayi olan bir gençlik...

Düşünce özgürlüğü bulunmayan ve düşünmeyen, tercih, fikir kanaatlerine saygı gösterilmeyen, tartışma, hoşgörü ve uzlaşma kültürü olmayan, iyiyi ve kötüyü ayırt etmeyen, kendini hiçliğe teslim eden, dininden, dilinden, ahlakından, kültüründen, bîhaber olan bir gençlik...

Sistemler kurup onlara hükmeden değil sistem kölesi olan, kendi varlığına dahi kayıtsız kalan beynini, ilmini, ırzını, evini paparazzilere kiralayan, batı üstünlüğü ukdesini gönlünde duygu yoğunluğu olarak yaşayan, manevi temeli ve ahlak kökü hezimette, edep, hayâ, hicap, saffet, ölçü, heyecan, hakiki vecd, aşk, hamle ve hareketi dumura uğramış, fikir ve aksiyon kasırgası olmayan bir gençlik...

Sözde çağdaş, aklınca duyarlı takındığı tavırlarla yurduna, İslam âlemine, Türk dünyasına ve bütün insanlığa kayıtsız, devekuşu gibi başını kuma sokan bir gençlik...

Satanizm, Misyonerlik, Moon gibi kökü dışarıda ve işi gücü hayra engel olmak olan, saldırgan, günahkâr, muhteris, kötülük timsali sapık inanç ve ideolojik çevrelere ruhen, kalben, aklen kendini teslim etmiş bir gençlik...

İnkârda, günahta, düşmanlıkta yarışan, halisiyet, samimiyet, emniyet, selamet, gayret, faaliyet, hamiyet ve cesaret hisleri dar kalıplara kıstırılmış ve köreltilmiş, halkının acıları, iniltileri ortasında laubalilik, hafiflik, hürmetsizlik, bilgisizlik, pişkinlik, yüzsüzlük, anlayışsızlıkla keyif süren, ruhu çalınmış, intiharları artmış, cinnetleri çoğalmış ve helake doğru koşan bir gençlik…

İşini doğru dürüst yapanları enayi sıfatıyla anan, bilgi, liyakat, ehliyet, diploma gibi hünerleri suni ve boş şeyler olarak gören bir gençlik…

İşsizliği, pahalılığı, soygunu, yağmayı, rüşveti, ahlaksızlığı, fuhşu, açlığı, alkol bağımlılığını, sefaleti, uyuşturucu kullanmayı, mesleksizliği ilahi cilve olarak kabul edip, idealsizliğe hissi ve fevri reaksiyon göstermeyen bir gençlik…

Mazluma sırtını dönen, gözleri olup da görmeyen, kulaktan olup da duymayan, kalpleri olup da hissetmeyen, zulmün günah ve azabına ortak olan bir gençlik…

Kendi içine sindiremediği şeyleri karşıdakinin ta kalbine sindirmeye çalışan, yaşı ve sağlığının icaplarını yerine getirmeyen, kabuk değiştirme gereği hissetmeyen ve değişim için sessiz kalan bir gençlik…

Ailesine isyan eden, riyakâr, inançları olmayan, değer yargıları olmayan, sosyolojik olarak kaybolmuş bir gençlik…

Benliğini, özünü kaybetmiş, değerleri solmuş, ahlaken tükenmiş, edebi yerlerde sürüklenen bir gençlik…

Kendine, çevresine, ailesine, topluma, ülkesine ve dünyaya üreterek, yenilik getirerek kişiliğinden ve birikimlerinden artı değerler katamayan bir gençlik…

Bozuk ve çirkin kaynakların, birbirine tamamen ters kültürlerin, hatta düşman medeniyetlerin korkunç tuzaklarıyla çepeçevre kuşatılmış bir gençlik…

Yabancı kültürün, sistemin kuşatması, cenderesi, baskı ve etkisi ile kendi inanç ve kültürüne sırt çeviren bir gençlik…

Kısır ve argodan müteşekkil bir kelime kadrosu ile konuşan, son derece ukala, vurdumduymaz, davranışlarının sınırlarını iyi tespit edemeyen, münasebetlerinde gayri ciddi bir gençlik…

Heyecanlarını süfli emeller peşinde geçirip çıkmazlar içinde çırpınan, çoğu maddi ve manevi tatminden yoksun, aşkını yitirmiş, ilim ve irfandan yeterince nasiplenememiş, streslerle boğuşup gerçek güzelliklerin farkında olmayan bir gençlik…

Özgür düşünceli, milli ve manevi değerlere bağlı, üretken, kendi kararlarını verebilen, kendi toplumundan ve evrensel değerlerden haberdar olan, hayatın güçlükleri ile baş edebilen, kişisel gelişimini tamamlamış, donanımlı, yetenekli, ülkenin zenginlik ve dinamizm kaynağı olabilecek bir gençlik yerine ruhunu arayan, burnu halkalı, batı esiri tek tip genç görme arzusu ile hareket eden düzenin tezgahından geçirilen bir gençliği karşımda görüyorum ve 18 Mart’ı, Çanakkale’nin niçin geçilemediğini iyice araştırıp anlamalarını diliyorum…

 

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Sabiha

17 Mart 2021 23:43

Evet genclik suclu ya anne babalar bende üc evlat yetiştiriyorum Rabbimin izniyle tarihini bilen akit yazarini okuyan cünkü ben okuyorum anlatıyorum tarihini dinini devletini seven namazini kilan Kuranini okuyan 18 yaşında 16 yasinda 12 yasinda Elhamdülillah telefonu olmayan önce anne babalar düzelecek dunyanin imtihan oldugunu bilecen bildirecen

SEYFİ KARAMAN

17 Mart 2021 14:53

EVET TAM YAZDIĞINIZ GİBİ. EKSİĞİ VAR.FAZLASI YOK. FAKAT BENİM KAFAMA TAKILAN ŞU Kİ DİNDAR BİR GENÇLİK YETİŞTİRECEĞİZ DİYE LAF EDENLER BU KONUDA NE YAPMIŞLAR YADA NE YAPMAYI DÜŞÜNÜYORLAR. BELLİ Kİ AYNI DÜNYA GÖRÜŞÜ OLAN HÜKMEDENLERLE FİKİR BİRLİĞİNİZ VAR. BENCE SİZ BUNU ONLARLA PAYLAŞIN. PAYLAŞIN Kİ YAKLAŞIK YİRMİ YILDIR GENÇLİĞE NE VERMİŞLER.BİR DÜŞÜNSÜNLER. ÇOK YAZIK ÇOK.

Hayrettin HATUNOĞLU

17 Mart 2021 11:45

Ruh mu bıraktılar gençlikte. Çağdaşlık, ilericilik, modernlik adına ruhunu emdiler gençliğin. Materyalist kafalı anne, baba, politikacı, öğretmen, televizyon, internet ortaklaşa bitirdiler gençliği. Aileler duygusal davranarak bütün isteklerini emir telakki edip her istediğini önüne koydu. Politikacılar oyunu onlara versinler diye okullarda öğrenci merkezli eğitim adı altında okula devam etmeyen devamsızlığı tavan yapmış, derslerini çalışmayan, öğretmenlerine her türlü saygısızlığı, arsızlığı yapan öğrencileri sınıfta bırakmayıp disiplin cezası vermeyip şımarttıkça şımarttılar. Gençlik kendinde her türlü kepazeliği yapmayı verilmiş bir hak olarak algıladı ve öyle büyütüldü. Sokakta arsızca, edep yerlerini sergilemekten çekinmeyen kanun, kural takmayan her istediğimi yaparım kimse bana karışamaz modunda Fikrinden başka her şeyi hür bir gençlikle karşı karşıyayız. Sevgi, saygı, korku tanımayan; ilerici, modern, çağdaş ve Atatürkçü gençlik işte bu.

Ahmet

17 Mart 2021 11:13

Maalesef gençliğin kahir ekseriyeti bu durumda yuzyildir süre gelen batı hayranlığı ve son yirmi senedir hayatımıza giren sosyal medya denilen her türlü yalani rezilligi sanki normalmis gibi pompalayan manipüle eden bu mecra sayesinde gençlik bitme noktasına gelmiştir doğrusu bu zavallı gençliğe bakınca ulkem için çok endiseleniyorum asimin nesli bir hayal gibi görünüyor çünkü yüz yıldir olan olmuş gençlerimiz dininden ahlakindan toresinden yavaş yavaş uzaklastirilmis geriye dönüşü zor olan bir yola girmistir

Aksu

17 Mart 2021 09:28

 yeni bir foto çektir sen profile koy

Can

17 Mart 2021 09:12

Özgür düsünceye kim acaba önüne her türlü sansür ve ceza ile önlüyor kötülüyor ve medya olarak alkis aliyor ve destekleniyor. Yolsuzluklar ihale kayirmalar sahte lise diploma taltifler yatta zina olup da tek kelime edemeyenler gencleri elestiriyor da simdi gencler kimi örnek alsin. Takke yapmaktansa olduklari gibi görünmek daha iyidir.

Mustafa

17 Mart 2021 08:02

Mücadele suresi 22 - Allah'a ve ahiret gününe inanan bir milletin, babaları, oğulları, kardeşleri, yahut akrabaları da olsa Allah'a ve Resulüne düşman olanlarla dostluk ettiğini görmezsiniz. Onlar o kimselerdir ki Allah kalblerine iman yazmış ve onları kendinden bir ruh ile desteklemiştir. Onları, altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebedî kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da O'ndan razı olmuşlardır. İşte onlar Allah'ın hizbi (dininin yardımcıları)dir. İyi bil ki, kurtuluşa ulaşacak olanlar, Allah'ın hizbidir. Tevbe suresi 23 - Ey iman edenler! Eğer babalarınız ve kardeşleriniz imana karşılık küfürden hoşlanıyorlarsa, onları dost edinmeyiniz. Sizden her kim onları dost edinirse işte onlar da zalimlerin ta kendileridir. 24 - Onlara de ki; eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, kadınlarınız, akrabalarınız, kabileniz, elde ettiğiniz mallar, kesada uğramasından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız evler ve meskenler, size Allah ve Resulünden ve Allah yolunda cihaddan daha sevimli ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyin. Allah böyle fasıklar topluluğuna hidayet nasip etmez. يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا لَا تَتَّخِذُٓوا اٰبَٓاءَكُمْ وَاِخْوَانَكُمْ اَوْلِيَٓاءَ اِنِ اسْتَحَبُّوا الْكُفْرَ عَلَى الْا۪يمَانِۜ وَمَنْ يَتَوَلَّهُمْ مِنْكُمْ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَ Ey iman edenler! Şayet babalarınız ve kardeşleriniz, küfrü imana tercih ederlerse onları dost tutmayın. Sizden kim onları dost edinirse işte bunlar, zalimlerin ta kendisidir. (Kâfirleri dost edinmenin hükmü hakkında bk. (9/Tevbe, 23) قُلْ اِنْ كَانَ اٰبَٓاؤُ۬كُمْ وَاَبْنَٓاؤُ۬كُمْ وَاِخْوَانُكُمْ وَاَزْوَاجُكُمْ وَعَش۪يرَتُكُمْ وَاَمْوَالٌۨ اقْتَرَفْتُمُوهَا وَتِجَارَةٌ تَخْشَوْنَ كَسَادَهَا وَمَسَاكِنُ تَرْضَوْنَهَٓا اَحَبَّ اِلَيْكُمْ مِنَ اللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَجِهَادٍ ف۪ي سَب۪يلِه۪ فَتَرَبَّصُوا حَتّٰى يَأْتِيَ اللّٰهُ بِاَمْرِه۪ۜ وَاللّٰهُ لَا يَهْدِي الْقَوْمَ الْفَاسِق۪ينَ۟ De ki: “Şayet babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, elinize geçen mallar, zarara uğramasından korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden evler, size Allah’tan, Resûlü’nden ve O’nun yolunda cihattan daha sevimli olursa, Allah’ın emri gelinceye kadar bekleyin. Allah, fasıklar topluluğunu hidayet etmez.” (9/Tevbe, 24) لَا تَجِدُ قَوْمًا يُؤْمِنُونَ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ يُوَٓادُّونَ مَنْ حَٓادَّ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ وَلَوْ كَانُٓوا اٰبَٓاءَهُمْ اَوْ اَبْنَٓاءَهُمْ اَوْ اِخْوَانَهُمْ اَوْ عَش۪يرَتَهُمْۜ اُو۬لٰٓئِكَ كَتَبَ ف۪ي قُلُوبِهِمُ الْا۪يمَانَ وَاَيَّدَهُمْ بِرُوحٍ مِنْهُۜ وَيُدْخِلُهُمْ جَنَّاتٍ تَجْر۪ي مِنْ تَحْتِهَا الْاَنْهَارُ خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۜ رَضِيَ اللّٰهُ عَنْهُمْ وَرَضُوا عَنْهُۜ اُو۬لٰٓئِكَ حِزْبُ اللّٰهِۜ اَلَٓا اِنَّ حِزْبَ اللّٰهِ هُمُ الْمُفْلِحُونَ Allah’a ve ahiret gününe iman eden bir topluluğun -babaları, oğulları, kardeşleri, aşiretleri dahi olsa- Allah ve Resûlü ile sınırlaşan insanlara sevgi beslediğini göremezsin. Bunlar, (Allah’ın) kalplerine imanı yazdığı ve onları kendinden bir ruhla desteklediği kimselerdir. Onları altından ırmaklar akan ve içinde ebedî kalacakları cennete sokar. Allah onlardan razı olmuştur. Onlar da (Allah’tan) razı olmuşlardır. Bunlar, Allah’ın taraftarlarıdırlar. Dikkat edin! Hiç şüphesiz Allah’ın taraftarları, galip gelecek olanlardır. (58/Mücadele, 22)

Mustafa

17 Mart 2021 07:49

Hırsızın dolandırıcı nın çalmayı meslek edinenin elini kesin âyetini beğenmeyenler red edenler hırsızı yakalayınca linç girişimi ni polis zor önlüyor .! Kadına şiddete hayır. Kadın veya erkek zinanın cezası yüz deynek Allah subhanehu ve teala nın cezasını beğenmeyen ler yüz deynek casasini gerici bulanlar. Zina eden kızını veya esini veya ailesini bireyini öldürmeyi kendinde hak görüyor.

Akif Bedir Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle