• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Varol
Ahmet Varol
TÜM YAZILARI

ABD-İran görüşmelerinin seyri

14 Şubat 2026
A


Ahmet Varol İletişim: [email protected]

ABD-İran görüşmelerinin seyri

AHMET VAROL

İran’da yüksek enflasyon ve fiyatların birden artması sebebiyle patlak veren olayların hızlı bir şekilde yayılması ABD, İsrail ve AB’nin İran’a karşı tavır almasına gerekçe oluşturdu. Oysa İran’da yaşanan ekonomik krizde, ABD ve Batı’nın uyguladığı ekonomik ambargonun da önemli rolü vardı.

Gazze’de tam anlamıyla bir soykırım gerçekleştiren ve bu soykırımın bilfiil ortağı olan ABD, İsrail ve bazı AB üyesi ülkelerin İran’daki olaylar karşısında “insancıl” olmaları, hak arayışı içindeki halktan yana tavır sergilediklerini ileri sürmeleri samimiyetten ve gerçekçilikten son derece uzaktı. Asıl amaçları bu vesileyle İran’ı bazı yeni tavizlere zorlamak için baskı yapmanın araçlarını çeşitlendirmekti.


Bu arada ABD’nin İran’a saldırı tehditlerinde bulunması ve savaş gemilerini harekete geçirdiği açıklamaları yapması ise tamamen psikolojik savaştan ibaretti.

Gazze’deki soykırım savaşının en ağır yükünü yüklenen, işgal rejiminin bütün askeri teçhizatlarını temin etmekle kalmayıp savaşın sebep olduğu ekonomik külfetin de önemli bir kısmını telafi eden, bu yüzden basite alınamayacak birtakım ekonomik sıkıntılar içine giren, bu arada göçmenlere yönelik ırkçı politikaları yüzünden kendi içinde de muhtelif sosyal problemler yaşayan, Venezuela’ya yaptığı operasyon sebebiyle Amerika kıtasındaki bazı ülkeler açısından tehdit oluşturmanın riskini de karşısına alan, gerek ekonomik gerek siyasi yeni sorunlarla Avrupa ülkeleriyle sürtüşmeli bir dönem içine giren ABD’nin İran’da fiili bir savaşın kıvılcımını çakması pek muhtemel görünmüyordu.


Bunu İran da biliyordu. Ama ABD ile yeni bir görüşme sürecinin kapısını aralamak için yaşanan olayları ve psikolojik savaşı diplomatik köprülerin inşa edilmesinin gerekçesi olarak kullanmak onun da işine geliyordu.


Derken ABD ile İran, fiili savaşın önlenebilmesi için dolaylı görüşmeleri başlatma konusunda anlaştı. Görüşmelerin mekanı Türkiye olacak; böylece dolaylı görüşmelerin aracılığını da Türkiye yapacaktı. Ama İran buna itiraz etti ve görüşmelerin Umman’da yapılmasını istedi.

İran’dan gelen talep ve teklifleri, sırf ona karşı dik duruşun simgesi olması için geri çeviren ABD’nin, başlangıçta itiraz etmesine rağmen sonrasında çok hızlı bir şekilde yumuşaması ve görüşmelerin yerinin İran’ın isteği doğrultusunda değiştirilmesine razı olması da dikkat çekici bir gelişme oldu. Üstelik İran bu değişikliği, “Ya Umman’da olsun ya da hiç olmasın!” şeklinde bir bakıma nota verir bir üslupla istediği ve ABD’nin savaş tehditlerinden korkmadığı mesajı verdiği halde!


Bir yandan diplomatik görüşmeler sürecine girilirken diğer yandan İran’daki kitlesel olaylar hızlı bir şekilde düşüş gösterdi. Öyle ki tansiyonun düşüşü de çıkışı gibi çok hızlı oldu ve büyük ölçüde sükûnet sağlandı. Bunda belki İran’ın, yatay dayanışmanın önünü kesmek için internet üzerinden haberleşmeleri engellemesinin, emniyet teşkilatının çok sert bir tavır sergilemesinin ve bilhassa siyonist işgal rejimi ile ABD’nin destek vermesinin eylemleri kirletmesinin etkili olduğunu söyleyebiliriz. Siyonist işgalcilerin ve ABD’nin sahiplenmesinin İran’daki kitlesel eylemlerin bileğini güçlendirmeyeceğini, bilakis itibarını düşüreceğini ve toplumsal desteğin zayıflamasına sebep olacağını daha önce de muhtelif yorumlarımızda dile getirmiştik.


Şimdi ABD’nin İran’a yönelik tehditleri için kullandığı güncel gerekçe büyük çapta geçerliliğini kaybetmiş durumdadır. Ama görüldüğü kadarıyla diplomatik görüşmelerin de gündemi ve yönü değiştirildi. Artık ağırlıklı olarak İran’ın nükleer teknolojiyi kullanması, elindeki silahların kontrol edilmesi ve özellikle nükleer silah yapmayacağı konusunda sağlam bir taahhütte bulunması gibi konular öne çıkarılıyor.


Görüşmelerin yönünün değişmesi gördüğümüz kadarıyla İran’ın da işine yaradı. Çünkü ambargo İran’ın belini büktüğünden, nükleer teknoloji konusunda kesintiye uğrayan görüşmelerin yeniden başlamasını ve bir anlaşmaya gidecek sürecin başlatılmasını İran da çok istiyordu.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23