Türk Hakanı Ahmet Celalettin Paşa’lar hazır bekliyor!
Âli devletimiz Orta Asya’da Oğuz boylarından, Özbekistan, Kırgızistan, Kazakistan, Fergana Vadisi’nden at üstünde binbir eza ve cefa ile bereketli Anadolu topraklarına gelmiş, Alparslan’la yurt tutmuş, Süleyman Şah ve torunlarının bâkiyesiyle aziz milletimizi Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar ulaştırmıştır. Ahmetler, Mehmetler, Ayşeler, Fatmaların eliyle ilim, bilim, fikir ve zikir harmanıyla yoğrula yoğrula köklü bir medeniyet kurmuş fakat dünyaya da lütfedip nizam getirdiğimiz bu medeniyetin temsilcileri maalesef gelinen noktada bugün kirli ve şaibeli kişi, kurum ve oluşumların eliyle özünden-aslından koparılmış; en ufak acı da duymayan sarhoş ve virane bir hâle getirilmiş durumda!!!..
YERLİ VE MİLLİ İNSANLAR-SAHASININ LİDERLERİ NEREDE?
Tarihimiz boyunca vatan, millet, bayrak, devlet ve halkı için mücadele verenler, milli ve yerli insanlar, bilgi ve belge sahipleri dünyalarını değişse de, 1500 yıldır İslâm’la, 12000 yıldır Türklükle müşerref olduğumuzun bilinciyle yaşıyoruz.
İslam’ın öncü mücahitleri olmuşuz.
Kur’an’da ve sünnette övülen 300 milyon neferiz!
Dilimiz, dinimiz, kıblemiz, yaratıcımız, peygamberimiz, bayraklarımız, kültürümüz, tarihimiz, dertlerimiz, ideallerimiz bir!!!
Fakat birlik varken dirlik yok!?..
Merhum ÖZAL bunu görüp, Türk-İslâm meczi noktasında bugünkü ülkünün temelini atmıştı.
“CUMHUR İTTİFAKI PARTİSİ”
Cumhura, uzun boylu hedefler koyabilecek, her sahada rüştünü ispat etmiş milli ve yerli katma değer üreten kitapsız olmayan yüksek ferasetli liderlere her zamankinden fazla ihtiyaç var.
Cennetmekân Abdulhamid Han’ı dikkatle izliyoruz, değil mi? Yüzlerce desise ve cendereden nasıl da kurtarıyor halkını ve devletini?!.. Birebir aynı oyunların oynandığı günümüzde de bu basiret ve feraseti ehemmiyetle irdelemek gerekiyor. Hani, siyasetin kiralık isimleri sırtını bir yerlere dayıyordu; çöktü!!!..
Peki, 33 yıl Devlet-i Âli’yi dirayetle idare eden Abdulhamid Han kimlerin gayretiyle cesaretleniyordu? Bugüne ışık tutsun diye vurguluyoruz:
“Biz, ışığımızı Metehan’la yakanız, Alparslan’la, Selahaddin Eyyubî’yle yakanız, Osman Bey’le yakanız; ta ki çağ açarken elindeki meşalede biz vardık!”
Tabii, Hakk yolundakilerin destekçisi çok.
Sarayın içinde ve etrafında vazifelilerde, bakanlarda, başkanlarda hile, arsızlık, arsızlık, aymazlık vs. artınca, belâ kabilinden bir Ahmet Celâlettin Paşa çıkıp gelir de tozunu dumana katar!!! Ahmetler , Mehmetler yüzyıllarca büyük hizmet etmişse de son yüzyılın Ahmetlerinde türlü sıkıntılar var!? Başbakan Ahmetlerden, medya patronu, sunucu Ahmetlere kadar neler gördü bu toplum…
İsim kaderdir; ismiyle müsemma yaşamayanın ahiri kederdir!!!
Gerçek Ahmetlerin celâli 31 Mart’tan sonra zuhredecek!
“Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Allah, bir kavme kötülük diledi mi, artık o geri çevrilemez. Onlar için Allah’tan başka hiçbir yardımcı da yoktur.»
Ayetin devamındaki vaadedilmiş kötü günlere gelmezden evvel «tedbirle belâların ötelenebilmesi müjdesi”ni görelim. Yani bir milletin dirilebilmesi için, hakkaniyetli liderler çıkarıp müreffeh bir geleceğe ulaşabilmesi için “önce kendini düzeltmesi” gerekmektedir! RT Hanları, Abdülhamidleri, Fatihleri, Mustafa Kemalleri doğuracak anneler yetiştirmelidir!!!
Nasıl ki bir nal bir atı, bir at bir komutanı, bir komutan bir orduyu zafere götürüyorsa, muzaffer ordu da müreffeh toplumun teminatıysa yarınlarımızın teminatını da toplumun ufkunu açıp liderlik edebilecek evlatlar için Bîdar Sultanlar, Hürrem Sultanlar, Hafsa Analar, Hüma Hatunlar yetiştirilmelidir! Cumhurun başının asıl gayesi bu olmalıdır!
ANADOLU RUHU
Dünyadaki sosyoekonomik değişimleri “taraf seçmek” olarak görmek gerekiyor. Saflar belirginleşiyor artık. 200 yıldır yüzünü moderniteden ayıramayan “batı sevicileri”ne set çekip; devletin asıl sahibi ve maalesef iktidara hiç getirilmemiş Oğuz Boylarının necip torunlarının yolu açılmalıdır! 2. fetret, gürbüz çocuğa gebe olan cumhuriyetin yeniden dirilişine vesiledir.
“Ümitvâr olunuz, istikbâl inkilâbâtı içinde en gür ve gerçek sedâ, hak yolundakilerin, taklîdi îmandan tahkîkiye geçen îman sahiplerinin olacaktır! Ahir zamanda ‘bir’lerin içinde yer alın, sözüm 40’ların sözüdür!..”
Başta sayın cumhurun başkanının fermanıyla; kanaat önderlerinin, her kesimden bütün STK’ların acilen elini taşın altına koymaları, milli ve yerli adımlarla bu ülke için mücadele etmiş, kitaplı, eser veren katma değer üreten bilim adamlarının, hakkıyla ticaret yapan işadamlarının ve haksızlık karşısında susmayan medyanın kalemşörlerinin titreyip yeniden Anadolu ruhunu dimdik ayakta tutmak için yapılacak harici ve dahili bedbahtların içimizdeki yerleşik düzenin de tetikçileri ve siyasi partiler içindeki kripto paralel yapılar eliyle yapmak istedikleri
“Son karşı hamleye” karşı dimdik durmalarının sağlanması zaruridir, katidir, elzemdir!
Yoksa ne duracak zemin, ne de beden üstünde baş kalacaktır. Sayın Devlet Bahçeli’nin 31 Mart sonrası “1 Nisanda meydana çıkmak isteyenler varsa bilsinler ki hapishaneleri bile göremezler..!” uyarısının bir kere daha altını çizip başta cumhurun başı Türk Hakan’ın bu olaylara tarihte “Ahmet Celalettin Paşalara ihtiyaç kalmadan” bu işi çözmesi ve dikkate almak lazım gelir diye düşünüyorum!
Türk İslam Birliği’nin düşmanlarına karşı göreve her daim hazır olduğumuzu hatırlatırken, durmak yok yola devam!” diyoruz.
Vesselâm.
WhatsApp ihbar hattı: 0530 200 00 96







