• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Maranki
Ahmet Maranki
Stratrajik Oyunlar
TÜM YAZILARI

Toplumsal dayanışma! Ramazan! Zekat, fıtre, sadaka!!!

13 Mart 2026
A


Ahmet Maranki İletişim: [email protected]

Toplumsal dayanışma! Ramazan! Zekat, fıtre, sadaka!!!
AHMET MARANKİ

Kur’ân’da zekâtın kimlere verileceği açıkça belirtilmiştir. Buna göre zekât şu kişilere verilir: 

Fakirler, Yoksullar, Borçlular, Yolda kalmışlar, (özgürlüğüne kavuşturulacak) Köleler, Allah yolunda olanlar, Zekât toplayan görevliler ve kalpleri İslam’a ısındırılacak kimseler.”

Tövbe-60

.şeklinde belirtilmiştir. !

Fitre, fidye de tıpkı zekât gibi fakirlere verilmesi gereken bir ibadettir. 

Zekât, Fitre ve Fidye bu ibadetler özellikle fakirin hakkıdır. 



Hikmeti ise, zekât sosyal adalet içindir. Fakirin doğrudan hakkıdır, kul hakkı gibi görülmelidir!

Fitre sadakası, Ramazan ayının sonuna yetişen ve temel ihtiyaçlarından başka en az nisap miktarı bir mala sahip bulunan her Müslüman için verilmesi vacip olan bir sadakadır. Buna yalnız “Fitre” de denir. 

Fitre sadakasının vacip olması, zekatın farz kılınmasından öncedir. 

Bu bir yardımlaşmadır, 


Yoksulların ihtiyaçlarını gidermeye, bayram gününün sevincine katılmalarına bir yardımdır. 


Bu yönü ile fitre sadakası, insanlık için bir hayır ve bir görevdir.

Fitre sadakası, Ramazan Bayramının birinci günü fecrin doğuşundan itibaren vacip olursa da, bundan önce ve bundan daha sonra da verilebilir. Önceden verilmesiyle fakirler bayramlık ihtiyaçlarını gidermiş olurlar.  

Fitre Bayramdan sonraya bırakılması ile bu sadaka düşmez, kaza edilmesi gerekir.

Fitre sadakası, nisap miktarı bir mala sahip olan her hür Müslüman için vaciptir, ister çocuk olsun, ister mecnun olsun.!

Bunların velileri, bunların mallarından bu sadakayı vermezlerse, kendileri baliğ olduktan veya iyileştikten sonra bu sadakayı ödemekle yükümlü bulunurlar.



Toplumsal barışın ve dayanışmanın sağlanması açısından gelin bu Ramazan’ı taşlandırarak zekat, fitre ve sadakalarımızı en yüksek seviyede

Kur’an’ın emrettiği şekilde silsile ile Fakirler, Yoksullar, Borçlular, Yolda kalmışlar, (özgürlüğüne kavuşturulacak) Köleler, Allah yolunda olanlar, Zekât toplayan görevliler ve kalpleri İslam’a ısındırılacak kimseler yanında; dünyanın ve Türkiye’mizin geçim indekslerini zorlaştığı günümüzde sosyal Barış’ı sağlamak adına iş yeri sahibi olanların, işçi çalıştıranların zekat, fitre ve diğer üzerine düşen İslami ve vecibelerini çalıştığı iş yerindeki kendisine bu zekâtı verme imkanı sağlayan- yani gelir kazanmasına sebep olan çalışanlarına-

İslam Şeriatına ve İslam hukuku Mecelle de bildirilen silsile gereği;

Önce hane dairesi-yakın akrabalar,

Sonra mahalle dairesi-ihtiyacı olan komşular,


Sonra şehirde memlekette, bütün küre’i arz’da da ihtiyacı olan mağdur ve mazlumlara yardımlarımızı ulaştırmalıyız!!!

Bediüzzaman’ın Medresetü’z-Zehra -Modeli ve Zekât!

Bediüzzaman hazretleri, Medresetü’z Zehra için zekât verilmesi “bil’istihkak kendine münhasır” olarak öngörmüştür.

Şöyle ki:

Şu medrese, çekirdek gibi bilkuvve bir şecere-i tûbâyı tazammun eyliyor. Eğer hamiyet ve gayretle yeşillense, tabiatıyla madde-i hayatını cezb ile sizin kuru kesenizden istiğna edecektir.

Bediüzzaman, zekâtı Medresetü’z-Zehra’ya mahsus meşru bir hak olarak görmüşse de; zekâtın tümünü değil, bir bölümünü kast ederek önemli bir sınırlamaya dikkat çekmiştir!

Gaye-i hayal ettiği “Medresetü’z-Zehra” öyle büyük bir üniversitedir ki, zekâtın bir kısmını hak ederek kendisine tahsis ettirecek derecede meşru ve gerekli bir hizmet olarak kabul etmiş olup burada da hedef orada okuyan “talebelere” kasıt vardır!


Bediüzzaman; eğitim hizmetinin zekât kadar öncelikli olduğunu mealen şöyle buyurmuştur!

İlmin ümmet için zaruret derecesinde farz olduğunu, Cehaletin ümmeti çökerten en büyük tehlike olduğunu, Eğitim için seferberlik gerektiğini bilhassa talebelere Zekât fonlarının bile ilim alanına yönelmesi gerektiğini İlim ve iman hizmeti en büyük sadaka olarak görmüştür!

İlmi ve eğitimi farz-ı kifâye değil, zaruret derecesinde görmüştür!

Medrese, mektep ve tekkeyi birleştiren Medresetü’z-Zehra projesini savunmuştur!

İlme yapılan harcamaları cihadın en önemli şekillerinden biridir!


Bazı âlimler “fî sebîlillâh” kavramını geniş yorumlayarak: Bediüzzaman ilim anlayışına en uygun zekâtınızı fakir talebelere, ilim yolunda olanlara verin.  Medresetü’z-Zehra için “Bâhusus zekâtın zekâtı da olsa kâfidir.” demesi zekâtın yolunu göstermiştir.

Hülâsa: Bediüzzaman Said Nursî, Medresetü’z Zehra için zekât verilebileceğini savunmuş, ictihadî ve şartlı bir görüş olarak “Medresetü’z Zehra için zekâtın sarfı, ‘fî sebîlillâh’ sınıfına girer.” ifadesiyle noktayı koymuştur!

Fitre sadakası, zekat gibi niyet edilerek fakirlere temlik şekli ile verilir!

Bayramlara ben ruhuyla değil;


Allahın rahman sıfatıyla bütün insanlığa, rahim sıfatıyla da bütün müminler kardeştir noktasında elimizi uzatıp hep birlikte bayram sevincini yaşamalıyız ve yaşatmalıyız!!!

Rabbim nice sağlıkla huzurla barışla dünyevi uhrevi saadeti kazanabilmiş Ramazanları Muhammedi ruhtaki insanlara nasip etsin!

Ramazan’a hakkıyla eda edip bayrama ulaşabilenlerden eylesin. Âmin

Cumamız; birlik beraberlik ruhunun en yüksek olduğu bugünlerde bütün Müslümanlara ve Müslüman devletlerin başındaki yöneticilere feraset birlik beraberlik ruhu nasip eylesin! Âmin. 


Yüce Kur’an’ın emriyle hareket ederek;

Muhammed, Allah’ın elçisidir. Onunla beraber olanlar, kâfirlere karşı şiddetli, kendi aralarında merhametlidirler...”. Fetih-29 

Şiarıyla hareket edebilmeyi başta başımızdaki liderlere bütün ümmeti Muhammed’e nasip eylesin âmin!!

WhatsApp bilgi ve ihbar hattı:: 0 530 200 00 96

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23