Kuşlar intikam mı alıyor?!!
Yıllardır burnumuzun üstünden kalkamıyoruz da “neden?!” diye sorgulayan yok!? Sebepleri bir türlü bulanamayan doğal!? Kapitalizme, refaha, keyfe göbekten bağlı toplumlarda azınlık olarak biliyoruz ki, toplumun % 100 ıslahı mümkün değil! Çünkü cennet de cehennem de yaratılmış!
Her yere adam lazım!
Bir de ümmetimin 73’te biri cennete girecek...! Deyince hem de “müminlerden” bahsediyorsa!
Başımızı elimizin arasına alıp iyice düşünmek lazım!!?
Ancak ve ancak bireysel kurtuluş mümkün!
Şeytan aklı milleti boş havanın boş işlerin peşinde koşturuyor!!?
Adına da eğlence ve spor diyoruz!!
Geçen gün havai fişek fabrikası patladı!
Yıllardır bilhassa İstanbul, ülkelerini ve insanlığı yok etmek için çıkarılan suni savaşlar! Atılan bombalar! Bunlardaki radyoaktif maddeler ve kimyasal serpintiler! Havai fişek gibi patlayıcı ürünler askeri metotlarda, denizde, doğada, özel koşullarda kullanılabilir. Fakat keyif için boş boş havaya atılması ve yapılması, göklerin sakinlerini katletmenin rövanşı olmasın?!
Gol mü? Ol mu?
22 kişi boş bir havanın peşinde koşuyor! Bir de bunu 40-50 bin kişi izliyor! Üstüne Ortaçağın karanlık Avrupa’sındaki arenaların katliamı “oley oley oley” diye tezahürat ediliyor! Bu garabete de ‘spor’ deniyor! Judo, Taek-wan-do olan ve Shiatsu hocası ve İstanbul Güreş İhtisas Kulübünde yüzlerce sporcu yetiştirmiş halen spor yapan biri gibi söylüyorum bunu!
Daha da yorum yapmaya gerek yok...
EĞLENİYORSUNUZ DA..!!
Son yıllardaki şeytan aklının maksatlı ve planlı bölgesel savaşlarına bakıldığında, atılan bombalar, ortaya saçılan barutlar ve radyo aktivitenin etkisi nedir?! Barut yanınca ne oluyor, etkisi ‘sıfırlanıyorsa’ ne kadar zamanda?
Esas tedbir alan yok!
Bunların sonucunda hava, ozon, havanın ve toprağın şifası azot, havadaki binlerce vazifeli yaratık yok ediliyor! Kuşlar bunun görünen kısmı; görünmeyen binlerce börtü böcek var! Patlamaların yaydığı karbon monoksit gazıyla zehirleniyorlar! Bütün bu ağır metal yere düşerken ağaç yapraklarını öldürüyor, ağaçlarda döllenme sağlayan arılar, kurtlar, bört-böcekler de yere düşüyor! Toprağa karışan yabancı mineraller pestisit, insektisit etkisiyle toprağı verimsizleştiriyor, yağmurlarla yer altı sularına taşınarak bizleri de zehirliyor!
Kısır döngü devam ettikçe insanlık şehir hastanelerine taşınıp duruyor !!?
Yakında onlar da yetmeyecek!!?
ALLAH’IN ADALETİYLE KUŞLAR İNTİKAM ALDI..?
Türkiye’nin en kirli yeri Ergene havzası sanayiden kirlendi ve ‘kanserojen’ diye rapor tutuldu! İkincisi İzmit Körfezi. Malum rafineriler ve kapalı bir deniz etrafında sanayi. Balık bile yok! Üçüncüsü de ne ilginçtir Antalya bölgesi!? Yüz binlerce plastik serada yapılan kimyasal, hormonlu gübrelerle hibrit tarım! Bunların kalıntılı, zehirli suları topraklara ve oradan doğaya gidiyor! Bu kısır döngüyle doğal yapı tarumar ediliyor! Flora ve fauna, biyolojik yapı ve çeşitlilik yok oluyor!
Daha da ötesi var da;
Artık yoğurdu üflüyoruz !!? “Biraz da devlet baksın!!? bu işlere” deyince de;
Bir ziraat mühendisi diyor ki; “Hocam, Neden açık yazmıyorsun? Eskiden hakikatleri söylerdin...” Bilmiyorlar ki,
Maranki hocadan başka doğruları söyleyebilen kaç kişi var bu ülkede!!?
“Yeşil çay iç” diyoruz ceza, “Zencefil ye!” diyoruz ceza, “Tuz ye!” diyoruz ceza!
Tabi bu cezalar 800 liralık maske cezası gibi değil 100 binlerce TL’lik cezalar!!?
TUZ DA KOKMAYA BAŞLADI!?
Antalya’da toprağa günde verilen tonlarca kimyasal gübre, tonlarca böcek öldürücü, ot yok edici zehir, nitrat, azot, kompozit gübre ve “toprağa ait olmayan!” sayısız laboratuvar ürünleriyle toprak ihtizaza geliyor! Yağmurlar da bunları temizlemek için sele dönüyor mu? Fırtına, hortum mu oluşuyor?
YENİ TORBA YASA ÇIKARSA..?
“Fazla nitratlı, azotlu gübreler su verilip nitrite döndüğünde kanserojen maddelerle insanları zehirliyor!” demek suç olacak!? Bunu diyen, yazan kişi ve kuruluşlar cezalandırılacak! Rusya’da 15 yıl! ABD’de 1 yıl ve Avrupa’da Hâlâ yaşıyoruz şirketlerimizi kurduk danışanlarımız var bütün cihazlarımızda uygulamalarımızı yapıyoruz kimse “Zencefil, yeşil çay, tuz zararlıdır, insanları yok eder!” Biorezonans kullanamazsın saçma sapan bunlar... Vs. demedi!
Yaşam Enerjisi kitabımda “Çernobil’in yaptığı radyoaktif serpintinin fazlasını “kimyasal gübreler yapar!” sözüm kayıtlıdır!
Aslolan, O’nu razı etmektir! O razı olsa, bütün dünyanın bize küsmesinin bir ehemmiyeti yoktur! Biz de Allah’a kul, habibine ümmet olacağız! Doğruları ‘eğilip bükülmeden’ söylemeye, üretmeye ve 2 milyon takipçimle “kızıl elma”mızda yürüyerek ‘durmak yok yola devam’ diyoruz. “Lâ tahzen-korkma, Allah bizimle!”
Yine Peygamber duasıyla bitiriyoruz: “Ya Rabbi, sen bizi içimizdeki görmedim duymadım, işitmedim deyip üç maymunu oynayan, haksızlık karşısında susup dilsiz şeytan olan gafillerden eyleme..!”
“Andolsun biz, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Bunların kalpleri vardır ama kavrayamazlar; gözleri vardır ama göremezler; kulakları vardır ama işitemezler. Onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.” (A’râf 179)
WhatsApp İhbar Hattı: 530 200 00 96







