Kurtuluş kozmik bilim ve bilince erişmek de!!
Herkesin mutsuz, umutsuz ve amaçsız yaşadığı günümüzde, hayatın her mecrasında ‘dayatılmış’ kuralların fitne merkezi olarak ‘seküler bilim’ ve yardakçılarının eliyle yok ediliyoruz! Denir ya “Millet Ay’a çıktı; biz hâlâ debeleniyoruz..!!” İstanbul’un fethinde papazların “Cinler dişi mi erkek mi..?” diye tartışması gibi, tamamen Şeytan haklarının planlı yönlendirmeleri ve beyin kontrolü ile saptırılmış hedeflere yönlendiriliyoruz!
Allah’ı razı etmemiz lazım!!
O razı olsa! “Kün fe ye kün”; yani “ol” dese Fetih gibi kutlu vazifeler için Yaratıcı, şer cepheden nuru alır, perde indirir ve inananların yolunu açar!
Ama buradaki sır, hayırlı ve güzel işlerde muvaffak olabilmek için, yenilikçi, insana ve topluma faydalı Allah’ın yarattıklarından yani “kozmik bilimden” istifade edebilmektir!
Bunun için de o kozmik bilince erişmek lazım!!
GELİŞMİŞLİK DEDİKLERİ, MODERNİZM Mİ?!
Kendimizden memnun olup mutlu bir hayat sürmek için hayatı anlamlandırma derdindeyiz. Peki bu ‘aşkınlığın’ ölçüsü süslü elbiseler, yüksek binalar, teknolojik cihazlar ve sentetik renkler mi??!! Hatta biz hayatın içinde bir ‘zerre’ bile değilken, en üst perdeden ‘hayatı anlamlandırma’ telâşımız, çok iddialı değil mi..?!
Hocam derdi ki; “Oğlum evvela kendini keşfet-fethet! Kalp ve ruh daireni düzelt! Sonra aileni, mahalleni, şehrini ve en son memleketini!! İstanbul nasıl olsa fethedilir! Onun derdine düşme!!”
Adam evde ailesine çocuklarına sözü geçmiyor belediye başkanı memlekette milletvekili! bakan olmuş!!?
Ve maalesef ailesinden, yakınlarından oy alamayanlar liste başlarına konularak, ülkemiz bugünlere kadar gelmiş!!!
BUGÜNLERİ, NOKTASINA
VİRGÜLÜNE YAZDIK!!!
17 yıl önce “Kozmik Bilim ve Bilinçle Yaşam Enerjisi” kitabımızda, hayata bu üst bilinçle bakabilmeyi işledik! Fakat bugüne kadar hiçbir yetkili kişi-kurum ve kuruluş tarafından, topluma olumlu hedefler sunan bilgi ve öngörülerimiz incelenip araştırılmadı!!
‘Evde Kal’ ve ‘Sosyal Mesafe’ ile zaten bedenen ve ruhen yıkık olan toplum, daha da çöküşe itildi!! Evde kalınca, yüzlerce sektörde milyonlarca kişinin işini kim görecek??!! Böyle her gün açıklanan dünyada örneği olmayan korku imparatorluğu üreten insanları strese sıkıntıya sokan, hastalandıran, umutsuzluğa sürükleyen ‘bilirkişi hezeyanları’ ile millet; devlete düşman edilmemeli!
İnsan sosyal bir varlıktır. Cemiyeti, grubu, ailesi, sosyal ve iş ilişkileri vardır. Hatta tabiatla temas halindedir! Tabii ki fiziki mesafeye dikkat edelim, bunun için salgınlara da lüzum yok, olması gereken bu! Ama ‘sağdan yaklaşan’ ve zaten ayrışmalara müsait topluma “mesafe” koyanları da görelim!! Necip Fazıl merhumun dediği gibi ‘Ak sütteki ak kılları’ fark edelim!!!
BEYİN-ZİHİN KONTROLÜNDEYİZ!!
Dünya, karanlık mihrakların eliyle bir yanda fiesta-keyif, fuhşiyat ve arsızlık, diğer yanda cezası kesilmeyen zulüm ve haksızlıklarla, soygun ve baskılarla ve bunlara susup alıştırılanlarla “hedonizm-bencillik” merkezli yönetiliyor!! Bunu da, NGO, Think Tank ve araştırma enstitüleri gibi kisvelerle ‘devletler üstü yapılar’ın zihin kontrol metodlarına bağlı “toplum mühendisliği” ile uyguluyor. Hayat boyu bu görsel-işitsel ve duygusal “tahrip-yıkım” mesajlarıyla ruh dünyamızı ters yüz ediyorlar!
Hele ki gelecek nesillerimiz çocuklar başta çizgi film, animasyon ve değerlerimizle zerre ilgisi olmayan yapay oyuncaklardaki sahte ve şeytani karakterlerin resim ve imgeleriyle, 25. karelerdeki gizli ve çok çirkin ‘yönlendirme’lerle toplum tamamen zıvanadan çıkmış azgınlaşmış durumda!!! Vahşi dürtüleri tetiklenmiş asi, saldırgan, ahlâksız, inançsız, amaçsız, amaçsızlığından dolayı her türlü kötülüğü yapması normalleşmiş Şeytanın emrinde bir köle hâle getirildi!!!
Düşüncenin gücü!
Bakın 17 yıl önce “Kozmik Bilim ve Bilinçle Yaşam Enerjisi kitabımızda ne demişiz:
“Japonya’da sakatlar için 40 metreye kadar gözle kanal değiştirme imkânı sağlayan televizyon geliştirildi. Nazar yani bakış ile de bir enerji transferi olabiliyor!”
Benzer açıdan da başta sanal alem ve televizyonların planlı tahribatlarından bakışlarımızı-ruhumuzu, hayatımızı kuşatan ‘enerji sömürgenleri’nin hedefinden ve tesirinden acilen kurtarmalıyız!!
Kızılelmamız hedefimiz olmalı!
“Güzel bakan, güzel görür. Güzel gören, güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır!” diyen Bediüzzaman gibi güzel bakmaya ve güzel işler görmeye çalışmak lâzım. Tabii, baktığımız yer de hedefimiz de mühim! Ayıpları araştırarak bir yere varamayız!!!
Beden ve ruh yapımızı kirleten maddi ma’nevi tahribatlardan korunarak kozmik bilince erişirsek, Allah dünyayı düzeltmek için yeni coronaları bizi terbiye etmek için musallat etmeyecektir!
Karanlığın ardından aydınlık günler fert ve toplum olarak o kadar yakındır inşallah!
WhatsApp İhbar Hattı: 530 200 00 96







