Kültür tahribi ve milliliği eritim sistemi!!?
Dünyanın ve Türkiye’nin üzerinden son iki yılda küresel sermayenin kontrolünde madde ve ruh dengelerimizi bozan bir sistem uygulandı!
Geçtiğimiz iki yıldaki insanlık üzerinde uygulanan aşı ve diğer uygulamaların daha da insan sağlığında çok daha yüksek boyutlarda tahribatları maalesef önümüzdeki aylarda ve yıllarda göreceğiz!
10 yaşındaki çocuklar, uzaktan eğitim diye yoğun foton-ışınlara maruz bırakılarak bilgisayar ve teknoloji mahkûmu yapıldı!! Doktor teşhisleriyle de doğrulanan renk tayfalarındaki bozukluklar, göz kasları ve sinirlerindeki tahribatlar gibi fiziksel rahatsızlıklar; hıfzetme, akıl yürütme, kıyaslama, karar verme gibi yetisi gibi tahribatlarla da adını dahi söylemeyecek, tam bir şuur bulandırma noktasına getirildi!!
ÇOCUKLARIMIZ
EINSTEIN MI OLACAKTI?..
Bir kere daha kayıt altına almak için yazıyoruz! Bize bu teknolojiyi verenlerin kendileri nasıl uygulamalar yapıyor?!
1990’da ABD’de post doktoramda, tütün ve tarım çiftliklerindeki, sosyal güvenlik sistemleri ve eyalet sistemleri çalışmalarımdaki tespitlerimle de şahit olduğum üzere, son 40 yılda devletin zirvesindeki müşavir, kaymakam, vekil, bakan, başbakan ve cumhurbaşkanlığına kadar bürokratlar ve işadamlarının, sözde eğitildiği yurtdışı eğitim kursu alanların ekseriyetle bu ülkeye ihanet ettiğini, ekmeğini yediklerine göbekten bağlandıklarını, onların düdüğünü çaldıklarını, şartlara göre saf değiştirdikleri, Hakk’ın yanındayken şeytanın tarafına geçtiklerini belgeleriyle ortaya koymak son yıllardaki siyasi konjonktürdeki ihanetlerle belgelenmiştir!
TÜRKİYE, DÜNYANIN NERESİNDE?!!
Bize dünya devi oldukları ve tekno gücünü göstermek için, ilk teknoparkın kurulduğu ABD’de; bilhassa içinde olduğum gruba, uzman ve Türk olduğumuz, otel odalarında kadın mihmandarlarla sabahlayıp, şişelerle içki tüketmediğimiz, özel davetlerde tarafıma sorulan “neden içmiyorsunuz..?” sualine, “Spor yapıyorum. Ayrıca atalarımız içti de ne oldu?!” şeklinde dikkat celbeden cevabımdan dolayı tabii ki tarafıma hep temkinli yaklaşıldı.
Oradan verilen raporların yansımasını da 40 yıllık memuriyet hayatımda bütün olumsuzluklarını da hissettim!
Dünya tröstlerinin sigara fabrikaları, tekno park gezi ve incelemelerimizde, her nedense sadece benim fotoğraf makinelerim alındı ve 40.000 kişilik ar-ge teknoloji merkezindeki ana-ilk-orta okul ve lise seviyesinde yaşam alanında cep telefonu, akıllı tahta, bilgisayar ve pek çok teknik cihazın kullanılmadığı söylendi!!
Kendi teknolojilerini kullanılmamalarının sebebini sorduğumuzdaki cevap hayret vericiydi!
Türkiye’deki eğitim-eritim sisteminin, geleceğimiz gençlere ne gibi etki yapacağını, tahribatını düşünmeden, gerekli altyapı ve çalışmalarını yapmadan, güya Einstein yapılacak çocuklarımıza tablet bilgisayarlar dağıtılması yanında dünyada örneği görülmeyen UHT sütlerinin dağıtılması, her yerde baz istasyonları ve evlerde Wi-Fi istilaları ile dünya nüfusunu planlı şekilde azaltma çalışması olan sahte pandemi sürecinde, anaokulundan üniversiteye kadar bütün geleceğimizin eve hapsedildiği gibi, radyasyon-zararlı fotonların karşısına bağımlı hâle getirilmesini, varsa “devletin yetkilileri”nin ilgisine ve bundan sonrası için tedbir alması için uyarıyorum ve tarihe kayıt düşüyorum!!!
Anaokulundan üniversitesine kadar topyekûn milli eritim sistemine uyarımızı yapıyoruz!!!
Yılsonu mezuniyet baloları ve kutlamalar!
Geçen gün, ABD’den misafirlerimizi Etiler civarında, lüks bir restoranda yemekte ağırladık. Yan tarafımızdaki yerden tuhaf sesler gelince eşim uyardı: “Ahmet Bey, bakar mısın..? İnsanlar şeytan kıyafeti giymiş..!!” Baktık ki, ana-ilkokul seviyesinde görünen özel bir kolejin yılsonu kutlaması!!?
Mezuniyet ve yılsonu baloları adı altındaki bu tarifsiz “garabet ve şeytaniyetine köle edilen milli eritim sistemi”ne, mutlaka ve acilen “devletin yazılı bir genelgeyle tedbir alınması” gerektiğinin bir kere daha altını çiziyorum!
6 ilâ 10 yaşındaki sabi-sübyan evlâtlarımızın; inanç ve kültür yapımızda yeri olmayan “şeytan, kara melek” şeklinde “süfli-şerli” yaratık, dinozor, canavar ve tamamen karanlık ritüellere ait çirkin ötesi giyim-makyaj-süsleme ve dekorlarla “şeytanın sağdan yanaşması” denen, güzel gösteren “oyun”larla zehirlenmesi, geleceğimize yönelik en büyük tehlikedir!!!
AYNI TEHLİKE, bilhassa
Müslümanları hedef almış!
Türkiye’nin en mutaassıp, en dindar, iman hakikatleriyle eğitim verdiğini iddia eden süper lüks bir kolejinin mezuniyetine yine bir yemekte, yanımda Türkiye’deki üniversitelerin rektörleri ve profesörler arkadaşlarımız da birlikteydik!
Yine ilkokul seviyesindeki “masum kızların ‘Victoria kızları’nın giydiği -yani giymediği! çıplaklıkta- edepsizlikte kıyafetler”le, oğlanların da “şeytan kıyafeti frak”larla karartıldığını çok üzülerek şahit olduk!
Çocukların anneleriyse; vücut hatlarını belli eden, etlerini dışarı vuran sıkma başörtülü, hatta çarşaflı-mestureliydi!! Babalarıysa hacı sakallıydı!!
Eğlence diye çaldıkları müzikler ise ne Neşet Ertaş, Ozan Arif, Mustafa Yıldızdoğan, Zeki Müren’den değildi; Türkçe de değildi! İngilizce ve Yunancaydı! Satanizm tellâliyesi oratoryolarla, gökyüzünü kirleten ve gökyüzündekileri öldüren!? havai fişeklerle tam mânâsıyla yıkımın-çöküşün nişanesi milli eritim sisteminin özetiydi!
Okulların içinde olan manevi ve maddi yıkımlarsa, seri makaleleri dolduracak vehametter!!! İhbar hattımıza gelen çarpıcı olayları, yaşananlara bir umut ve çözüm olarak sayın cumhurbaşkanımız başta olmak üzere Milli Eğitim Bakanımız, yetkililer ve veliler tarafından tedbir alınması umuduyla paylaşmaya devam edeceğiz. Vesselam!
WhatsApp İhbar Hattı
530 200 00 96







