--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Korona -maske-aşı ve kul hakkı - 2

Ahmet Maranki
Ahmet Maranki
22

Geçen hafta corona ile ilgili İSLAM hukukunda “kul hakkı?” meselesindeki fıkıh hükümlerini İslâm Hukuku öğretim üyesi Dr. Akif Dursun’un Bismillâhirrahmânirrahîm diyerek başladığı konuyla ilgili makalesindeki hükümleri sizlerle paylaştık!

Pek çok müftü hocamız, dostumuz, İslam şeriatı ve hukuku tek olsa da farklı içtihatlar yaptılar!?

İçtihatlarda; aşı vurulanlar kendi haklılıklarını savunurken diğerleri doğrudur dediler!?

Bu haftada corona aşısı, maske, PCR ve uygulamaları ve “kul hakkı” ile ilgili İslam hukukundaki Akaid ve diğer Kıyas ve içtihatları sizlerle paylaşacağım!?

Aşı vurulmak caiz midir? 

“Bunda da aşının içeriğine bakmamız gerekir. Aşıya başvurma zaruri kabul edilmediğinden içeriği caiz olmayan bir şey ile tedavi olmaz. Benim incelediğim kadarıyla m(RNA) tabanlı üretilen aşılar GDO (genetiği değiştirilmiş organizma) kapsamındadır ve GDO’lara caiz demek zordur. Çünkü yaratılışı değiştirme kapsamındadır. İnaktif metotlarla üretilenlerde ise bir sıkıntı gözükmemektedir. Yani isteyen vurulabilir ancak kimseyi de zorlayamaz..”

Korona ile ilgili tepkilerin akaid yönü nedir?

Sebeplere mutlaklık, tesir gücü veriliyor!

Ecel sanki belli değilmiş, hastalandırmak ve ölüm Allah’ın kudretinde değilmiş gibi konuşmalar yapılıyor!

“Ey iman edenler… ‘Yanımızda olsalardı, ölmezlerdi, öldürülmezlerdi’ diyenler gibi olmayın. Dirilten ve öldüren Allah’tır. Allah, yaptıklarınızı görendir.” (Âl-i İmran 3/156) 

Şimdi de tedbir alsaydı ölmezdi diyorlar.

Onlar kendileri oturup kardeşleri için: “Eğer bize itaat etselerdi öldürülmezlerdi” diyenlerdir. De ki: “Eğer doğru sözlüler iseniz ölümü kendinizden savın öyleyse.” (Âl-i İmran 3/168) 

Şimdi de dediklerimizi yapsaydı ölmezdi diyorlar.

Her nerede olursanız ölüm sizi bulur; yüksekçe yerlerde tahkim edilmiş şatolarda olsanız bile. Onlara bir iyilik dokunsa: “Bu Allah’tandır” derler; onlara bir kötülük dokunsa: “Bu sendendir” derler. De ki: “Tümü Allah’tandır.” Sizin aranızda ölümü takdir eden Biziz ve Bizim önümüze geçilmiş değildir.” (Vâkıa 56/60)

“Allah, eceli geldiğinde hiç kimseyi (ölümünü) ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.” (Münâfikûn 63/11).

İnsana tedbir ve tedbire uyması istenmiştir; ancak tedbire mutlaklık verilmemesi, takdirin Allah Teâlâ’ya ait olduğunun unutulmaması da istenmiştir..!

Özetle söylemek gerekirse:

“Ortaya çıkan sonuçlara bakıldığında fıkıh kaidelerine göre aşı ve istenen tedbirlere gereklidir (vaciptir) hükmü verilemez. Bu sebeple kimse bunlara zorlanamaz. Bunlara uymuyor diye de kimse kul hakkına girmez. Kul hakkından bahsedebilmek için kendisinde virüs olduğunu bilen birinin başkasına bulaştırmaya uğraşması gerekir!” 

Yukarıda açıklandığı üzere, resmi makamlarca ilan edilen rakamlar “Toplum sağlığını tehlikeye atacak..” galip zannı oluşturmamaktadır. Buna göre Din İşleri Yüksek Kurulu’nun ilgili fetvasına göre de kul hakkından söz edilemez.

“İsteyen aşı vurulabilir ancak içeriğini araştırmak zorundadır..! Devlet adamlarının bunu yaptırması delil olmaz..! Kimse aşıya zorlanamaz..!…” diyerek İslami noktada yaptığı açıklamaları kimsenin İslam şeriatı ve hukuku ne diyordu cevabını vermeye pek çok sebeplerle çekindiği günümüzde; Ben konunun uzmanı olmadığım için gerçekleri yorumsuz paylaşıyorum!

Gerçekten kul hakkı nerede var?!

Her gün on binlerce kişiye test yapılmakta ve bunların çok azında virüs tespit edilmekte. Bu demektir ki test için gidenlerin çok büyük bölümünde herhangi bir belirti olmadığı halde sırf korku (vehim-zorlama) nedeniyle test yaptırılmaktadır. 

Bu hastalık evde atlatılması dün gribal hastalıklarda olduğu gibi bugün de mümkün iken bunun her şeyden önce devlet adına büyük bir israf boyutu vardır!

Sağlık personeline gereksiz yükü, sağlık harcamalarının aşı, maske, PCR testleri vs. gibi gereksiz sebeplerle bu derece artması ülke ekonomisini olumsuz etkilediği gibi israf boyutu vardır! Bu israflar göz ardı edilmekte ve hiç düşünülmemektedir? 

İsraf haramdır!!?

Bunun yanında devlet sağlıklı insanlarını da seyreltilmiş mikrop taşıyan aşılı insanlardan korumakla da yükümlüdür!

Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, bir hukuk devletidir ve anayasayla koruma altına alınmıştır!

İnsanların anayasal hak ve özgürlüklerinin aleyhine antidemokratik hiçbir mobbing ve uygulama yapılamaz!

Zorlama yapılması Türkiye Cumhuriyeti yasaları gereği suçtur!

Dünya mazlumlarının ve Türkiye’nin umudu seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “aşı gönüllülük esasına göre yapılmalıdır..! Zorunlu değildir vs.” açıklaması yanında diğer anayasanın Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına verdiği bedenin dokunulmazlığı, seyahat özgürlüğü vs. gibi çeşitli bakanlıkların ve anayasal kuruluşların kanunsuz olarak uygulamaları esasen “KUL HAKKI”dır!

Birileri kul hakkı deyip duruyor!

Buyurun, kul hakkı arıyorsanız; işte size KUL HAKKI!!?

Defalarca yazılarımızda “Bu ülkede derin güçler ve kripto yerleşik düzenin bürokratları-cumhur ittifakını destekleyenleri -göçmen meselesi, aşı ve maske uygulamaları vs. gibi provokatif eylemlerle sokağı çekmek istiyorlar” diye defalarla bu köşemde uyardım!

“Bu antidemokratik uygulamaların” acilen durdurulmasını “kul hakkı oluşmaması adına milletimiz mazlumlarının umudu, seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan talep etmektedir!!?

Vesselam!

WhatsApp ihbar hattı: 0 53020000 96

 

Ahmet Maranki Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle