Korona, deprem, yangın, sel felaketleri ve spekülasyonlar!
Şeytan aklı yazdığı senaryo gereği dünyaya hakim olma ve kendilerine hizmet edecek kadar bir insan sayısına erişinceye kadar oyununu dünya üzerinde hayata geçiriyor!
Küresel güçlerin elindeki sermaye sahipleri; emrindeki satın aldığı köleleri devlet yöneticileri, medya kalemşörleri, işadamı görünümlü beyin ÖDEMLİ, düşünemeyen, akıl edemeyen ve küçük dünyevi menfaatler karşılığında ahretlerini yok edenlerin eliyle Dünya insanlarına zulmediyorlar!
İslam dışı dinlerde bunları yaparken bilimsel veriler ve altıncı kol faaliyeti olan medya eliyle korku pompalayarak çıkardıkları yasalarla uygulamalarını hayata geçiriyorlar!
Müslüman ülkelerde de zaten kukla yönetimlerin hakim olduğu devletlerde “İngiliz Çalar! Müslüman oynar” mantığı hâlâ hakimdir!
1000 yıllık devlet tecrübesine sahip Türklerin Osmanlı’nın yıkılışındaki oyunları yaşayıp görmesine rağmen 100 yıl sonra bugünkü Türkiye Cumhuriyeti’nde de aynı oyunların aynı eller tarafından spekülatif olarak yaşatılması & yaşanması ancak tarihten ibret alınarak çözülebilecektir!
Osmanlı’nın yıkılışında Devleti Ali’nin içinde yönetim seviyesindeki bakanlar, valiler ve askeri erkanın büyük çoğunluğunun gayrimüslim ve gayri Türk olması hususu öncelikle dikkate alınmalıdır!
Tarihten ibret almalıyız!
100 yıl sonra maalesef Türkiye Cumhuriyeti’nin içinde adı bizden sapı başkası tarafından tutulmuş KUKLALAR; kuklacıları tarafından ülkede belirli noktalara getirilmiştir!
Bugün bunları bu ülkede son 50 yılda cumhurbaşkanı, başbakan, bakanlar, milletvekilleri, valiler, belediye başkanları, işadamları ve değişik görünümlü statülerde doktor, profesör, bilim adamı.. vs seviyesinde halen de görmekteyiz!
Bunların ihaneti bu ülkede başta siyaset arenasında yaşanmış ve maalesef halen de içimizdeki gizli kripto siyasetçiler vasıtasıyla partilerin içinde transferlerle ucuz menfaatler karşılığında yaşamaktadırlar!
Yapılacak düzenlemelerle hukuk dairesinde bunlar siyasetten el çektirilip; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarılmalıdır!
Felaketler üzerinden; provokatif eylemler! Nümayişler!
Son yıllarda ve aylarda ülkemizde yaşanan hadiselerle ilgili
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve bir gazeteci olarak hem ülkemizi kaos içine sokan ekonomik göstergelermizi ve ruh bedensel yapımızı bozan salgın hastalıklar-corona, deprem bölgelerinde hem de Akdeniz yangınlarında ve bilhassa Karadenizdeki sel baskınlarında hadiseyi bizzat yaşayan birisi gibi bu olayların oluşumundaki anormallikler ve bölgedeki kamu görevlilerinin ve diğer yetkililerin, başkanların durumu mutlaka araştırılmalıdır!
Devlet milletinin yanında!
Karadenizdeki sel felaketinde 12 gündür başta Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum ve bütün bakan ve yardımcıları yanında devletin bütün kurumları canhıraş 24 saat hizmet verip Devlet millet işbirliği ile sahada devletin hakim değil; hadim devlet anlayışına en iyi şekilde yaşayarak göstermektedir!
Ankara’daki felaket tellalları susturulmalıdır!
Ankara’da oturup da ülkemizdeki felaketlerle ilgili yetkili olarak açıklama yapan, çözüm yolu olarak gösterdikleri yollar, bilim adamı adı altında yapılan konuşmalar! Yazılı ve görsel medyada çıkan haberlerin backroundları mutlaka araştırmalı, kimlere hizmet ettiğinin izi sürülmelidir!
Kuklacılar! Türkiye’deki kuklaları ile birlikte tespit edilmelidir!!
Dünya mazlumlarının ve Türkiye’nin umudu Cumhur İttifakı lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın aşı hakkında yaptığı açıklamalarda, “aşı gönüllülük esasına göre olmalıdır! İsteyen aşı olur! İsteyen olmaz!.. Zorlamadan yana değiliz..” sözünün üzerine devletin diğer birimlerinin uygulama yapması, yurttaşlarda ayrışmaya sebep olmuştur!
Devlet milleti ile el ele!
Ülkemizde günümüzde milletimizin başında başta batı Karadeniz’de yaşanan sel felaketindeki birlik beraberlik aşı üzerine yapılan spekülatif açıklamalarla ve uygulamalarla gölgelenmektedir!!?
Cumhurbaşkanının aşı ile ilgili söylemleri ortadayken cumhurbaşkanının sözü “üzerine söz söyleyip” birilerinin de çıkıp bilim adına hiçbir dayanağı bulunmayan uygulamalarla; milleti aşılı ve aşısız diye ayırıp! PCR testlerine zorunlu tutup genelgeler yayınlamasının milletin birlik beraberliğine yarar sağlamayıp sağduyu sahiplerine yönelik spekülatif ve provokatif eylemlere yönlendirme maksatlıdır!
2023 hedeflerine kilitlenen Türkiye Cumhuriyeti devleti bu gibi hatalardan acilen dönmesi katidir, zaruridir ve elzemdir!
Bu necip milletin asıl ve asil insanları sayın cumhurbaşkanından aşı ile ilgili sözünün arkasında durarak millete karşı vatandaşlarının anayasal ve en tabii bedenin kutsiyeti, seyahat özgürlüğü gibi en demokratik haklarına sahip çıkmasını! gereğini yapmasını beklemektedir..!
Vesselam
WhatsApp ihbar hattı: 0 53020000 96







