Korona-aşı-yangın-seller.. Beklenen felaketler!!?
Türkiye Cumhuriyeti Devleti Kurtuluş Savaşı’ndan sonraki en büyük silahsız Starling, Neroling destekli şeytan aklının Türkiye’deki yerleşik başta “altıncı kol faaliyeti olan medya“ olmakla içimizdeki kripto destekçileriyle beraber Osmanlı’nın son bakiyesi gürbüz Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı saldırıya geçmiştir!
Türkiye dışındaki bu kuklacılar ve içimizdeki beyin iltihaplı-ÖDEMLİ kukla-köle-büyülenmiş-embesil dışı insan görünümlü bazı akçalı menfaatler ve makamlar karşılığında satın alınmış bir kısım devlet adamı gazeteci, bilim adamı vs görünümlü yaratıklarla hedeflerine doğru hızla ilerlemektedirler!
Hem insanımızı hem de yaşadığımız habitatımızı yıkarak, yakarak, ruh ve beden sağlığımızı tehdit ederek..
Hem dünyevi hem uhrevi hayatımızı yok etmektedirler!
Gıda-ilaç-aşı ile insanımızın ciğerleri yanıyor!
Türkiye’de ve dünyada gizli bir el tarafından planlı bir şekilde devletlerin içindeki yerli işbirlikçileri de kullanılarak yapılan bu spekülatif provokatif dezenformasyon uygulamaları ile önce dünyanın yanlış gıda ve sağlık politikaları ile insanlar hastalandırılmış, daha sonra çare diye gösterdikleri kimyasal ilaçlar ve terk etler çare olmamış daha çok hastalanan ve salgın haline getirdikleri hastalıklara karşı da güvenirliği kanıtlanmamış sözde aşı dedikleri deneysel sıvılar ile yaptıkları“aşı uygulamaları” ile de insanlığın ciğerlerine MÜDAHELEYE devam ediyorlar!
Ormanlarla da habitatımızın ciğerlerimizi yaktılar!
Bununla da yetinmeyerek yayınladıkları dergilerde kapak yaptıkları bölgeleri işaretleyerek zamanı geldiğinde buraları da yakarak habitatımızın ormanlarına, bitki örtüsünü flora ve faunamızı kısaca nefes alacak akciğerlerini yakmışlar ve yakmaya da devam etmektedirler!
Türkiye’de batı Karadeniz’de afat! Sel baskınları!
Son bir haftadır Karadeniz bölgesinde iklim sitelerinde benim de Facebook ve Instagram sayfalarında kasırga çekirdeklerini yoğun olarak Karadeniz üzerinde bulunduğunu medya organlarında göstermemize rağmen hiçbir tedbir alınmamıştır!
İnebolu‘da yaşayan birisi gibi üç gündür belediye anonsunda yapılan “sel baskınlarına karşı tedbirli olun” derken tedbir alması gerekenler kendileri tedbir almayarak bugünkü olumsuzluk yaşanmıştır!
Batı Karadeniz bölgesinde yaşanan afat seviyesindeki bu seller Karadeniz’de dağların denizlere dik inmesi ve aralarında oluşan çayların etrafında yerleşim birimlerinin kurulması yanında Karadeniz’deki yerleşim yerlerinin ormanlarla kaplanması ve orman kadastrosunca el konulması sebebi insanlar orman köylerinden göçmek zorunda kalmış, orman köylüsünün arazisi elinden alınınca köylü de sahillerdeki şeritlere yerleşmişlerdir!
Genellikle akan çaylar setlerle çevrilmiş bugün Kastamonu Bozkurt, Sinop Ayancık, İnebolu Zarbana gibi yerlerdeki sel felaketlerinde çay sularının bir afat halinde Cumhuriyet tarihinde görülmemiş bir seviyede olan “yağışların çay setlerini aşması” sebebiyle yerleşim yerlerine yayılmış ve bu beklenen olağan durum yaşanmıştır!?
Su yolunu bulur!
Karadeniz’de yaşanan ve son günlerde de batı Karadeniz’de yaşayarak gördüğümüz gerçek tarihten ders alınmadığı için tekerrür etmiştir!
Devlet bütün kurumlarıyla Karadeniz’deki bu yapılanmanın önüne geçerek altyapılarının devlet destekli olarak yapılması yeni yerleşim ve iskan alanlarının belirlenmesi ile bir daha bu tehlikeler yaşanmayacaktır!
Son kale: Türkiye Cumhuriyeti!
Osmanlı’nın bakiyesi Gürbüz Türkiye Cumhuriyeti’nde çok karanlık koalisyon dönemleri yaşanmıştır!
O günleri bizzat yaşayan Türkiye’deki koalisyon dönemlerinde devletin güya seçilmiş başbakanlarının yurtdışında Amerika’da ve Avrupa birliği nezdindeki kıymet ve değerlerinin aşağılanmış haldeki duruşlarının ve 0,50 €’e muhtaç edilişlerinden hatırlayan birisi gibi gelinen noktada Türkiye Cumhuriyeti Devleti başta savunma sanayindeki hamleleri Türkiye’deki imar faaliyetleri sanayi ve teknolojideki yenilik politikaları yanında Misak-ı Milli sınırları içindeki komşularına ve dünyadaki esaret gören mezalim içindeki Müslüman ve soydaşlar yanında bütün insanlara sahip çıkan duruşu ile küresel sermayenin hedefi haline gelmiştir!
Küresel güçler dünyaya ve Türkiye’mize saldırıyor!
Hakikaten toplumu rahatsız eden toplumsal gelir bozuklukları, belediyelerdeki yolsuzluklar, çete savaşları, toplumu ayrıştırmaya yönelik anayasal düzene karşı antidemokratik uygulamaları göz önünde tutabilecek başta Aşı uygulamalarındaki dayatmalar vs. gibi kısaca “İçimizdeki canımızı acıtan bu pire ısırmalarına karşı dışımızdaki ejderhaya karşı birleşme zamanıdır”!!?
Oluşabilecek pek çok bahanelerle spekülatif ve provokatif medya dezenformasyonu ile kitlelerin aşı karşıtlığı, Kanal İstanbul, mülteci kabulü vs. gibi spekülatif sebeplerle kışkırttırılabilmesine karşılık seçilmiş hükümete ve devletimize güvenerek zaman bir olma, birlik olma ve dışarıya karşı daha güçlü olma zamanıdır!
Vesselam!
WhatsApp ihbar hattı: 0 53020000 96







