Komplo teorilerinden; Epstein gerçeğine hakikatler! (4)
Komplo teorilerinden; Epstein gerçeğine hakikatler! (4)
AHMET MARANKİ
EPSTEİN TÜRKİYE!
Kronolojik tahlil!!!
Türkiye’de de Epstein dosyasında 6 Ocak 2024’te,
Epstein dosyasının Türkiye bağlantılarının araştırılması için TBMM’ye Araştırma Önergesi verilmiştir!
EPSTEİN belgelerinde adı geçen vasıflı ,vasıfsız bütün kişilerin de bugün gündeme getirilmemesinde ve medyada yer almamasında ve gerekçe olarak bir siyaset profesörü olarak siyasi iktidarın son zamanlarda ülkemizde yabancı ülke ajanlarının yaptığı kirli dezenformasyon ve faaliyetlerine yönelik Türkiye Devleti’nin bağımsızlığı ve bekası için yaptığı olumlu faaliyetler noktasında geleceğe yönelik pekçok hesabı bir arada yapıp olayları mutlaka değerlendirceğini ve tedbir alacağını düşünüyorum!!!
Bu kısa girizgahtan sonra Türkiye EPSTEİN KRONOLOJİSİNİ tarihe kayıt düşmek istiyorum!
Gelecek nesiller bu bu kirli düzenin içinde olmayıp cesurca bu konunun üstüne giden hem yazarlar hem de gazeteler bu ülkede varmış bilsinler diye!!!
İNSAN UNUTAN YARATIKTIR!
İnsan bozulunca...
“Bozulduğu zaman insandan daha korkunç bir yaratık yoktur.”
Tolstoy.
Diyen batılı düşünürler!
Sanki o günlerde yaşananları ve bugünleri bize anlatmışlar!
Ama insan kelimesinin manasını unutan varlık!
Biz de hatırlatmak için bu satırları yazıyoruz!!!
Dün yapılanlar unutulmuştur!
Bugün sen unutma ki yarın tüm bu olumsuzlukları sen ve gelecek nesiller yaşamasın!
BİR ZAMANLAR TÜRKİYE!
Birinci olarak: Bu makalenin yazarı olarak burada bizzat sahada yaşadığım şahidi kendim oldum ve halen yaşayanların da oldu zamanında adı geçen bölgelerde medyaya yansımış başbakanlık basın arşivlerinde bulunabilecek, hatta bugün bile Google arama motorlarında karşınıza çıkabilecek gerçek haber ve belgelerle tarihe kayıt düşüyorum!
İkinci olarak : Adana Doğumevinde yaşanan çocuk kaçırma olaylarının yaşayan tanıkları, haberi yapan Adana Express gazetesinin bir günde el değiştirmesi,
Haberi yapan kişilerin mağduriyetleri ve benim bunlar hakkında yaptığım soruşturmalar ve devletin Anadolu Ajansının haberi ile:
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Adana Meydan Doğumevi Hastanesinde 1980-1990 yılları arasında gerçekleşen doğumlarda hastane görevlileri ve diğer şüpheli kişilerce doğan bebeklerin ailelerine, bebeklerin öldüğü söylenerek başka kişilere verildiğine yönelik iddialar nedeniyle soruşturma başlatıldığı bildirildi.
Konunun medyaya bizim de hiç tasvip etmediğimiz ve bu gibi taciz, istismar ve çocuk kaçırma olaylarının da işlendiği Esra Erol’un programında yayınlandığı halde sonradan müdahale ile iptal edilmesi şahitleri olarak Türkiye’de bu işin bir zamanlar Türkiye ayağında kirli işlerin döndüğünü belgesidir!
Üçüncü olarak: Daha sonra Ankara Doğumevii’nde yaşanan skandallar, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konunun uzmanı prof, doktor ve başhekim ve milletvekili vasıfları ile yapılan yapılan açıklamalar da ve savcılıkta alınan ifadelerde çocuk kaçırma olaylarının yaşandığı gerçeği ile karşı karşıya kalıyoruz!!!
Bir zamanlar Türkiye’de yine gizli eller tarafından bu gibi haberler medyadan ayıklatılıyor!!!
Bu konular hukuka ve adliyeye yansıdığı için sadece dikkat çekmek adına buraya tarihe kayıt düşüyorum!
Dördüncü olarak: Dönemin Sağlık Bakanı benim de kadim dostum Osman Durmuş; 1990 Marmara depremi sonrasında ABD’ye ait 2000 kişilik hastane gemisinin kurulmasına “geminin kurulmasını iyi niyetli bulmuyoruz..” diye izin vermemiştir!
Oktar Babuna’nın hastalığı ile alakalı Türkiye’nin bütün şehirlerinden kan örnekleri toplanmasına da, domuz gribi aşısına da karşı çıkan Durmuş yine haklı çıkmış; kaybolan 19.000 ünite kan İsrail’de ortaya çıkmıştır!
Ülkemiz insanlığın dna’ları, kan ilik’leri başka ülkelerde bulunmuştur!
YENİ TÜRKİYE 100 YILINA DOĞRU!
Eski hadiselerden ders alan devlet ve Cumhur İttifakı hükümeti Maraş depreminden sonra bölgede İsrail tarafından kurulmak istenen Sahra Hastanesi’ne müsaade etmemesi ve tedbir alması da Türkiye’miz ve çocuklarımızın geleceği açısından önemlidir!
Türkiye yüzyılı!
Yenidoğan Çetesi soruşturması!
Son olarak da Türkiye’de küçük çocukların kanlarının alınması ve ölümlerine sebep olunması iddiaları ile resmi olarak gündeme gelen;
Yenidoğan Çetesi soruşturması, 112 Acil Çağrı Merkezi’ndeki işbirlikçilerle ortak hareket ederek yenidoğan bebek acil hastalarının, anlaşmalı özel hastanelerde bilinçli olarak ölümüne sebep olan suç çetesi hakkında yürütülen soruşturma olarak tarihe geçmiştir! Konuyu soruşturan savcılar dahil pek çok kişi tehdit edilmiştir!
“Yenidoğan çetesi” soruşturmasını yürüten savcının tehdit edilmesi!
“Yenidoğan çetesi” soruşturmasını yürüttüğü sırada cumhuriyet savcısı Yavuz Engin’in tehdit edilmesine ilişkin cezalar da verilmiştir!
Bir zamanlar Türkiye’de yaşanan ve yaşatılan ve konulara sessiz kalanlar yanında Türkiye 100 yılında konuya müdahil olan devlet kurumları ve savcılar tebrik edip alkışlarken; bütün bunlara sebep olan görsel medya alemindeki bütün bu durumlara sebep olan sabah programları ve gündüz kuşağındaki kadın programları yanında ,suçlu bulma, çocuk kaçırma, aile dramları anlatılırken cinsel istismar ve kirliliğe sebep olan .. vs olaylarını gündeme getiren diziler dikkatle RTÜK tarafından izlenip, aile bütünlüğü ve çocuklarımızın istismari önlenmelidir! Türkiye cumhuriyeti devleti bununla ilgili acil yasalar hazırlayıp aile bütünlüğü ve çocuklarımızın geleceği ve emniyeti muhafaza altına alınmalıdır!!!
Devam edecek!
WhatsApp bilgi ve ihbar hattı:: 0 530 200 00 96