Kâinat şifahanesinden şifalar ve kişniş
Merhaba kıymetli dostlar. Gerçeklere, hakiki ilme ve bilime ulaşıp sizlere daha yaşanabilir bir hayat sunmaya vesile olmak için var gücümüzle çalışıyoruz.
Toplumsal vaka “kanser” ile ilgili sıkça açıklamalar yapan meşhur Onkolog Prof. Dr. Erkan TOPUZ hocanın ufkumuzu açan sözlerine kulak verelim.
“Meme kanseri, Serviks (rahim ağzı) kanseri, Korpus (Rahim Tümörü) kanseri, şekeri regüle ettiğinden diyabetik kanserlerde de kişniş çok faydalı.”
Dün ulusal bir kanalın ana haberinde, Prof. Dr. Canfeza SEZGİN’in ‘kişniş’ le “4. evre akciğer kanseri”ni tedavi ettiğini izledik!
Örnekler çok. Geç kalınmış da olsa tıp doktorlarından bunları duymak güzel..!
...
TV’de bahsi geçen kişnişle ilgili yurt içi ve dışı çalışmaları tek tek araştırdık ve İbn-i Sîna’nın Fittül Tıb, Fıkhu-s Sıhhiye, Tabib İbn-i Şerîf›in Yadigâr 1-2’si gibi pek çok eskimez kaynakta bitkinin başta mide-bağırsak sistemi olmak üzere, ağız yaralarına ve mide bakterilerine karşı direnç gösterdiğini gördük. Kişnişin radyasyon önleyici terkiplerinde bize verdiği desteklerden dolayı İmran ÇAĞATAY hocama da, hakkının yaşarken verilmesi gerektiğini düşünüyorum.
... kişniş bitkisini 15 yıl önce şifalı bitkiler kitabımızda yazmış, binlerce programda şifasını dile getirmiş ve inovatif olarak da üretimini yaptık elhamdülillah!
Bir takipçimiz; tavsiyelerimiz üzerine kişnişi çocuğunun mide bağırsak rahatsızlığı sonucu «helikobakter” teşhisi konunca kişniş tohumlarını döverek her yemekten önce çorbasına bir kaşık kattığını ve çok iyi gelip iyileştiğini söyledi. Kokusu tahtakurusu gibi ve acımtırak olduğundan tüketimini kolaylaştırıp etkisini arttırmak adına inovasyonla-bir adım öteye taşıyarak tohumlarıyla tablet yaptık ve insanlığın hizmetine sunduk! Bugün, 751 patentli ürünün Türk halkının hizmetine sunulmasını ve kıymetini, yine halkın takdirine bırakıyoruz.
Çilemiz patentleyip sunmakla bitmiyor; endikasyon bildirilemiyor!? Yani zencefilin kutusunda “Öksürüğe iyi gelir” diyemiyoruz! Kanunlar, “çözümsüzlük sendromu”ndaki ilaçlara müsaade ediyor ama bir antidepresanın intihara meylettirdiği tüm dünyada otoritelerce sabitken bir sarı kantaron veya papatyaya “yorum” yapamıyorsunuz! Yaparsanız 100 binlerce lira ceza..!
Tabii ki alerji testleri yapılacak, merdiven altından kurtarılacak bir sistem gerekir ama pire için yorgan yakılıyor, hijyenik ve inovatif tekniklerle üretim yapanların da yolu kesiliyor.
Devlete en kısa sürede Avrupa’daki gibi reform hause-bitkisel inovatif geliştirilmiş ürünlerin dükkanlarının acilen açılmasını sağlamalıdır!
...
Bir önemli nokta da, bugüne kadar kişnişle ilgili ne orman fakültelerinde, ne eczacılık fakültelerinde bir çalışma yok. Tıp fakültelerinin zaten konusu bu değil..!
Ne zaman bu ülkede kâinat şifahanesinden dünya insanları gibi istifade edebileceğiz!
Çok şey istemiyoruz. Batı dünyasındaki insanların hakları kadar hakkı istiyoruz. Bunu bu necip milletin çocuklarına çok görmeyiniz! Bu milletin ağaç dikmesine mani olmayınız, önünü açınız!
...
Tam 12 yıl önce Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir bilim adamı olarak, araştırdığımız seçkin kaynaklara ek, tarım ve mühendislik eğitimlerimiz, Amerika’da bitki genleriyle ilgili çalışmalarımız, Rusya kozmik araştırma merkezlerinde yaptığımız stratejik çalışmalarla edindiğimiz 15 yıllık yurt içi-dışı deneyimlerimizi; hastane kuyruklarında yok olan insanımıza sunmak üzere, Birleşmiş Milletler ve FAO Food Agriculture Organization-Gıda Tarım Organizasyonu’nun aylık 24.000 dolar maaş ve 24.000 dolar da sağlık harcaması teklif ettiği supervisor-uzman spesyalist görevini reddederek ülkemizi kurtarmayı seçtik!!!
Kişniş gibi Avrupa gıda kodeksine uygun 100 ürünün çayını, tabletini, extractını ürettik;
Başımıza gelmeyen kalmadı! Tabipler Birliği başta olmak üzere, hibrit tohumcular, yerleşik düzenin bürokratları ve tetikçileri tarafından 57 kez soruşturmaya maruz kaldık! Allah’ın izniyle hepsinden alnımızın akıyla çıktık; yüzbinlerce lira ceza ödeyerek velâkin! Cezalar, devlete ödendiği için helâl olsun diyoruz. Devlet bizim. Biz hancıyız; yolcular düşünsün!
Adımız Ahmet, soyumuz Oğuz’un Boyu’ndan Candaroğlu İsmail Bey’in kız kardeşi Hüma Sultan’ın diyarından oğlu sultan Fatih Mehmed’in toplarını Küre dağlarındaki pirit cürufundan döküp kağnılarla İnebolu üzerinden denize indirip getirip İstanbul’u fethettiği toplarının curuflarının döken Demirci köyünden Kastamonu Safranbolu İnebolu evlerinin mimari marangoz oğullarından büyük dedemiz Zeynel marangozun torunuyuz!
Anne tarafından da Bursa Yeşil Camii’de yatan Mehmet Çelebi neslinden secereli Saraylı Büyük dedemiz Mehmet Çelebi’nin torunuyuz!
Alnımız ak, başımız dik ürettiğimiz milli ve yerli Anadolu çiftçimizin öğrettiklerini inovatif olarak mamul hale getirip ürettiğimiz 755 adet Türkiye markalı patentli ahirette bizi kurtaracak eserlerimizle sizin en hayırlınız insanlara en faydalı olanınızdır hükmüne layık olmak için bütün gayretimizle atalarımız gibi at sırtında sefere devam ediyoruz!
Şimdi soruyorum 200 üniversitesi milyonlarca bilim adamı ve araştırma merkezleri enstitüleri vs. olan şehit kanlarıyla bize vatan olarak bırakılmış bu Anadolu topraklarında cennet vatan TÜRKİYEMİZ’dekiler ve bunları idare edenler ne ürettiniz!
Bir tane inovatif insanlığa faydalı bir ürünümüz var mı?
Türkiye patentli sekiz barkotlu! Yok diyorsunuz, terk edin işgal ettiğiniz yerleri ve ülkemizi!
Bırakın o birilerine sırtını dayayarak durmaya çalıştığınız koltuklarınızı...!
En azından ufacık bir asaletiniz milli ve yerli ruhunuz varsa şerefinizle bırakın o görevleri de hak edenlere, halkının, haklının ve Hakk’ın yolunda gidenlere yol açılsın..!
Allah’a giden enerjiler de müspet olsun da bu necip milletin torunları artık yıllardır hak etmedikleri halde çektikleri azap son bulsun! Vesselam
Kâfirler, münafıklar fasıklar vs. istemese de Allah nurunu tamamlayacaktır, vesselam.
WhatsApp bilgi hattı: 0530 200 00 96







