İlahi musibete karşı tedbir! Danslı gösteri mi yoksa!
Maalesef sekülerizmin zirve yaptığı günümüzün eğitimin güdülemeleriyle, neyle nasıl mücadele edeceğimizi bilemez hâle geldik..!
Koca yürekli Sağlık Bakanımızın liderliğinde sağlık çalışanlarımız ve devletimiz bütün birimleriyle büyük gayret gösteriyor. Fakat, Allah’ın verdiği bir musibetle sanki Hâşâ “Allah’la savaşmak” ve yenmek diye servis ediliyor bu salgın..!? Kurtuldum diyen! Şükür etmek yerine tam tam dansları yapıyor!!? Allah’ın Bir VAZİFELİ yaratığı olan; “Virüs, ...vs mikroplar bir daha bizi bulmayacakmış gibi!!!?”
Tarih, ibret almayanların üzerine tekerrür eder!
Şeytani akıl bir sinek uçuruyor! Pat vuruyoruz! Güya kurtulduk diyoruz!!? Bataklık kurumadan çözülmez hiçbir iş! Bütünsel farkındalık mutlaka oluşturulmalıdır!
ÖLÜMÜ GÖSTER, SITMAYA RAZI ET..!
Hastalıklar birer sonuçtur!
Ya hu, 20 yıldır tüy bitti dilimizde! Yaşadığımız tüm problemlerin çözümünde sebepleri bulmadan sonuca gidemezsiniz! Konuştuk, yazdık, uygulamasıyla gösterdik! “Sebep” merkezli çalışalım diye!
Milletin bağışıklığını düşürmeyelim! Bağışıklığı düşüren “sebepleri ortadan kaldıralım..? Yine haklı çıktık!
Hayatın her mecrasında içimizdeki “şeytan aklının” temsilcileri bize iki seçenek sundu;
İKİSİ DE ŞER MİHRAKLARIN
BELİRLEDİĞİ ÇÖZÜMSÜZLÜK!
Sonuçta hep gezegenimizi ve dünyamızı ve bağışıklığımızı bozan uygulamalar! Kimyasallar! İlaçlar! Aşılar...!
GÇT-Geleneksel Çin tıbbı dünyada tedavide kullanılıyor!
Covid-19 salgınında, Çin’de yapılan yeni klinik çalışmalar da Geleneksel Çin Tıp formüllerinin ateş ve öksürük gibi büyük semptomlarını belirgin şekilde hafifletebileceği gösterildi. Çin’in Shanxi, Hebei, Heilongjiang ve Shaanxi Eyaletlerinde 214 Covid-19 hastasıyla yapılan klinik araştırmada, hastalar Qing Fei Pai Du Tang isimli GÇT formülü ile % 90’ın üzerinde tedavi edildi. % 60’ının semptomları belirgin şekilde düzelirken, % 30’unda hastalık stabilize edildi.
“Ölümden başka her derdin devası vardır” diyen Allah’ın “Kâinat Şifahanesi”nden Türkiye’de üretilmiş katma değerli, yüksek teknolojili, inovatif besin destek ürünleri ve metotlardan ne zaman istifade edilecek!?
Modern tıp hâlâ keşifte! Hans veya Johnny’nin bulacağı AŞI’yı bekliyor!
Allah adildir, kimseye zulmetmez!
Yaklaşık 1 milyona yakın çok şükür mektepli ve okumuş bilim adamlarımızla, doktorumuz, binlerce biyolog, kimyager, virolog, bakteriyolog, eczacı ve gıda mühendisimize, çözümsüzlük girdabından çıkaracak yeni, yerli ve milli! Kısaca bizim ve güvenli olan inovatif yüksek teknolojili frekans tıbbı ve bio rezonans gibi teşhis, tanı, tedavi yöntemlerine yol açılsın artık!
200 üniversitemiz ve milyonluk sağlık ordumuz!
Artık kelin başına bir merhem! Bir antibiyotik, ağrı kesici, göz damlası ve beklenen “milli yerli aşı” bari üretebilsin en azından!
Dünyaya ilim ve medeniyet öğretmiş bu necip millet, neden bu kadar aciz diye tekrar tekrar düşünmemiz gerek!
Toplumu aydınlığa kavuşturacak tedbirleri ve metotları gölgeleyen devşirme ve dönmelerden, ahbap çavuş ilişkilerinden vazgeçilsin artık! Maskeyi tek elde toplayıp vurgun vurmak isteyenleri “Maske bedava” diyerek oyununu bozan iyi ki bir Cumhurbaşkanımız var!
Peki biz inovatif ekstrat ürün üretirken kullandığımız “alkolü” araya bakan ve hatırlı kişileri koyup zor bulabilirken niye birkaç kişinin tekelinde!! Bu alkol!!?
Ve niye öncelik yabancı İngiliz firmalarına tanınıyor!!
Fırsatçılar Ankara’da kol geziyor!?!
Ankara’da bu karanlıktan dahi istifade etmek isteyen fırsatçı hain, sırtını yine bir yerlere dayamış her dönemin iş adamı pozisyonundaki kitapsızlarına “karanlık güçlere “dur” demek!
“Başarılı bakanlara kurulan tezgahları da! Oyunları da bozmak! Ankara’da dün olduğu gibi bugün de sayıları çok olan “soysuzlara” karşı “Soylu’ları” korumak…
Milletin-devletin asıl ve asil sahibi “Oğuz neslinin” asil insanlarını göreve getirmek, yine “Cumhurbaşkanına”düşecektir sanıyorum!!?
Nasihatten anlamayanlara, bir sonraki musibet gelmeden bekliyoruz inşallah!!?
VİRÜSÜN! MİKROBUN SAHİBİ VAR! O’NU RAZI ETMEK ESASTIR!
Kâinatta tesadüfe yer yoktur; tevafuk vardır!
Her işimizde, özellikle her musibetteki ikazlara ve işaretlere bakalım! Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri, bugünümüzle ilgili mühim işaretler veriyor:
“...küfrana düşen insanların akıllarını başlarına getirmek hikmetiyle, arzdan bir hayvan çıkıp musallat olacak, zîr ü zeber edecek. Allah u a’lem, o dabbe bir nev’dir. Çünki gayet büyük bir tek şahıs olsa, her yerde herkese yetişmez. Demek dehşetli bir taife-i hayvaniye olacak. Belki o hayvan, dabbet-ül arz denilen ağaç kurtlarıdır ki; insanların kemiklerini ağaç gibi kemirecek, insanın cisminde dişinden(ağız-burun)tırnağına(elkadar yerleşecek. Mü’minler iman bereketiyle(Tahkiki bir iman! Yarısı temizlik..!) ve sefahet(taklidi bir iman sahibi..! Günahlara dalmış haramlara girmiş..!)ve sû’-i istimalâttan(ahlak dışı Haram yaşam..!)tecennübleriyle (kaçınmaları, muhafaza olmaları..!)kurtulmasına işareten, âyet, iman hususunda o hayvanı konuşturmuş.”
Yine Kur’an-ı Kerim’de!
“Andolsun ki, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Onların kalbleri vardır, fakat onunla gerçeği anlamazlar. Gözleri vardır, fakat onlarla görmezler. Kulakları vardır, fakat onlarla işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibidirler. Hatta daha da aşağıdırlar. Bunlar da gafillerin ta kendileridir.” Â’raf 179
Biz de peygamberimiz (sav) gibi dua edip diyoruz ki; İlahi! İçimizdeki “gafiller “sebebiyle bizleri de helak eyleme! Âmin.
WhatsApp İhbar Hattı: 530 200 00 96







