• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ahmet Maranki
Ahmet Maranki
Stratrajik Oyunlar
TÜM YAZILARI

Hukuk devleti, hukukun üstünlüğü ve adalet anlayışı..!

16 Şubat 2024
A


Ahmet Maranki İletişim: [email protected]

 

Bugün birçok anayasanın bir ilke olarak benimsediği hukuk devleti kavramı, demokrasinin ayrılmaz bir unsuru olarak telâkki edilmiştir. 

Buna göre fertlerin, vazgeçilmez, hiçbir şahıs ve kurum tarafından çiğnenemez, ihlâl edilemez temel hak ve hürriyetleri vardır. 

Devletin hukuka tabi olması, hukuk karşısında fert ile eşit durumda bulunmasını ifade etmekte, ferdin gerektiğinde devlete karşı da korunacağını göstermektedir.

Adalet” de insanın tarih boyunca ısrarla aradığı ve semavi kitapların da özellikle vurguladığı deontolojik bir kavramdır. Kur’an’ın dört esasından biri de “adalet”tir!

Adalet-i mahza!

Birisinin hatası ile başkası cezalandırılamaz”, “Hak haktır, büyüğüne küçüğüne bakılmaz. Bir fert, umumun selameti için dahi feda edilmez. Toplumun selameti için ferdin hayatı veya hakkı feda edilemez. Hem bir masumun hakkı, bütün halk için dahi iptal edilmez” şeklindeki Kur’anî yaklaşımın insanı merkeze alan “hukuk devleti” arayışlarına yeni açılımlar kazandıracağını düşünmekteyiz.

Hukukun temel dinamiklerinden olan “adalet” kavramının özüne uygun pratik uygulama alanları bulamaması, devlete yönelik tehditler karşısından temel adalet ilkelerinin göz ardı edilmesi, hukuk devletinin temel prensipleri, hak-adalet ilişkisi, tarihsel planda otoriter, totaliter yapıların meşruluklarını hukukla bağdaştırarak adaleti kendi çizdikleri sınırlar içine hapsetmeleri, ideal adalet anlayışının nasıl hayata geçirileceği, adalet-i mahza kavramın ifade ettiği anlam, Kur’an’ın ortaya koyduğu adalet düşüncesinin modern hukuktaki yeri, hukukun üstünlüğü ve adalet bağlamında devlet ve cemaat ilişkilerinin yöntem ve içeriği, Bediüzzaman Said Nursi’nin bu hususlardaki yaklaşımlarını daha önceki bu sütunlarda “Adalet-i mahza” başlıklı makalemde Kur’an ve sünnet noktasında dile getirmiş delilleri ile beraber ortaya koymuştum!!

Bir önceki makalemde edebiyat alandaki birincilik ödülünü alan Alev Alatlı’nın; “….helal alan, esas olan, doğru olan ona hakkın helal edilmesi olmalıdır..!

Aslolan helalleşmek olmalıdır! 

Helalleşmek mahkemede dava kazanmak olmalıdır..!

Çünkü her yasal hak hak değildir ve olamaz..!”

Tarihe kayıt düşen önemli başlıklarla paylaştığım adalet kavramı, “yasal ve helal kavramı”!

Sayın Cumhurbaşkanımızın edebiyat ödüllerini verdiği toplantıda yaptığı konuşmayı sizlerle paylaşmış ve orada Türkiye’nin hemen hemen Başbakanları, Yargıtay, Danıştay, Sayıştay Başkanları yanında Türkiye’yi idare eden bakanlar, üniversite rektörleri, kısaca Türkiye’de adalet dağıtımı ve icrayı yapan yaşama yürütme ve yargının mensupları önünde yapılan konuşma çok önemlidir..!

Türkiye devleti bir hukuk devletidir ..!

İÜ siyaset ve çalışma ekonomisi kürsüsünde doktora dersimde Türkiye’de hocaların hocası Profesör Sebahattin Zaim’in sınıf arkadaşı olan benim de sağlığında çok zaman teşriki mesai yapıp, eşimin 80 öncesi Türkiye’nin başörtü problemlerinde hukuki destek aldığımız Profesör Doktor Sulhi Dönmezer hocamdan yüksek hukuk dersi alan birisi gibi bu konuları “hukukun bir gün herkese lazım olacağı” noktasında Türkiye’nin problemlerine ve hukuk sistemine katkı yapmak noktasında zaman zaman paylaşmaktayım..!

Günümüzde sosyal, kültürel yapılar açsından hürriyet anlayışı..!

Sosyal siyaset kürsüsünde en önemli konulardan biri; farklı inanç, kültür ve fikri yapıları içinde barındıran toplumların farklılıklarını ifade edebilecekleri sosyal ve kültürel yapı oluşturmaları sosyolojik bir gerçekliktir. 

Asıl soru bu farklılıkların yekdiğerini tehdit etmeden bir arada yaşama formülünü hangi ilkeler üzerine kuracağıdır. 

Ne yazık ki İslam âlemi belki de başındaki liderlerin etkisiyle toplumsal farklılıkları barış içinde tutabilecek çoğulcu, kucaklayıcı yapılardan yoksundur. 

Hürriyet kavramı ve Bediüzzaman!

21. yüzyılın demokratik anlayışlar içinde dünyada kurulu olan düzen başta Birleşmiş Milletler, NATO, Avrupa Birliği ve pek çok ekonomik kuruluşların faaliyet gösterdiği dünyamızda herkesin hürriyet anlayışı farklı tezahür etmektedir ..!

Hürriyet, malikiyet ve serbestiyet devri olarak ifade ettiği bir dünyada bir arada barış içinde yaşamayı temin edecek bir kavram olarak hayata geçirilmeyi beklemektedir. 

Maalesef günümüzde dünya ülkeleri ve devletleri tarafından bu barış içinde yaşamayı gerçekleştirecek olan anlayışlar 100 yılımızda çok büyük darbe almış ve son yaşanan Ukrayna Rusya Savaşı, Orta Doğu’da Suriye Irak Savaşı, Türkistan’da Çin’le olan tartışmalı savaşlar ve son olarak da Orta Doğu’daki İsrail’in Filistin soykırımı meselesinde “hürriyet kavramı” tamamen devletler tarafından sabote edilmiştir..!

Şahs-ı manevi kavramıyla da manevi birliklere dikkat çeken Bediüzzaman Said Nursi  “Şu zaman cemaat zamanıdır, şahıs zamanı değil” diyerek de Müslümanların ittifak, ittihad, vifak, muhabbet ve tesanüde dayanan birlikler oluşturmasının önemine değinmektedir. 

Yoksa dünyada yaşanan son örneğini de Türkistan’dan İsrail’deki Filistin katliamına kadar olan katliamlar ve soykırımlar bugün olduğu gibi yarın da devam edecektir..!

Vesselam!

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Peki sonuc?

2002'den once o listelerde ilk yüzde iken bizim de memurlarimizin caliştigi ve bize her yil bir kismi hibe milyarlarca dolar kredi veren ve guvenilirligine hic kimsenin suphe duymadigi dünya bankasi verilerine gore Türkiye hukuk devleti siralamasinda diktatorlerce yonetilen Misir ve Tunus'un; medya ozgürlügü sirlamasinda Afganistan'in bile gerisine düştü, inanmayan acar bakar.

Akın

Adaletten bahsederken herkes için adalet olmalı, bir kişinin adaleti sindiremiyorum dediği bir ülkede adaletten bahsedilemez, öyleki o kişi bu ülkenin başındaysa. Balık baştan...
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23