--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

HES-Hayat eve sığmaz!  Hayat üretmektir!!?

Ahmet Maranki
Ahmet Maranki
10

33 yaşındayım. Hücre yaşımdan bahsediyorum!!? Tabii ki bu, Yaratıcının kurallarına, habibinin metotlarına harfi harfine uyarak mümkün oluyor! İlmimizi aşan mevzularda da asrın müceddid ve müçtehidlerinin, Ehli Sünnet ulemanın kıyas ve icmasına da uyduk!

 Mâturidî anlayışla İlahi emir gereği her konuda düşünerek! Akıl ederek! Bugünlere geldik.. Elhamdülillah!

 Orta Asya stepleri Altaylar’dan Tanrı dağlarını aşarak Fergana vadisinden karanlık batıyı aydınlatmak üzere İlahi emir ve onun peygamberin müjdecisi olarak gelen büyük Oğuz atalarımızdan Yeşil Türbe’de yatan Mehmet Çelebi’nin öz torunlarından varisiyim!!?

Kastamonu İnebolu Fatih Sultan Mehmed’in annesi Hüma Sultan’ın köyünün yakınlarında olan ve İstanbul’un fethindeki topların döküldüğü Demirci Köyü’nde doğdum! İlkokula köyümde başladım. Fakat bölgemizin makûs talih ve tarihiyle, devletin gizli ellerle ‘cebren’ orman kanunu uygulamalarıyla göçe zorlanan ailemizle, 1961’de ilkokul birdeyken Marshall yardımının margarin ve süt tozunu içip! Francala-beyaz ekmeğini de yiyip! İstanbul’a ayağında kara lastikle-naylonla göç eden öz be öz Kayı neslinden şecereli bir Türk evlâdıyım!

Maranki soyadımız, kanunla “Marangozoğul-ları”ndan devşirilmiş, kabir taşlarında Marangoz yazan dedelerimin İnebolu, Kastamonu ve Safranbolu tarihi evlerinde mühürleri vardır! Marangoz ustası babamın İstanbul’da yaptığı binalar bugün hâlâ ayaktadır! Yüksek istidâdı sebebiyle çalıştığı binalarda mühendise ihtiyaç duyulmamış ve tüm işler babam adıyla müsemma “Mahir ustaya” verilmiştir!

İstanbul serüvenimiz, babamın yaptığı binada ikâmet eden Tercüman Gazetesi başyazarı Ahmet Kabaklı hocamın yanında 20 yıllık tahsilimle devam etti. Onun ve dostlarının burs ve destekleriyle ilk-orta-lise ve üniversite hayatımda, hatta İstanbul Üniversitesi’ndeki mastır ve doktoramdaki maddi ve manevi desteklerini de Allah razı olsun diyerek yâd etmek istiyorum!

1976 yılında stajyer eksper olarak devlet görevime başladım. ABD’de tarım çiftliklerinde çalışmalar ve post doktora çalışmalar yaptım. Akabinde, Perestroika hareketleriyle Rusya’nın yıkılmasından sonra Azerbaycan’da devletin ilgili birimlerini kurmak üzere görevlendirildim. 15 yıllık mücadelemin verdiği tecrübe ve birikimle, Türkiye’de tamamlayıcı tıp alanında Sağlık Bakanlığı’ndan ve dönemin İstanbul Büyükşehir Belediyesi başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yurtdışında ‘bilgi görgü arttırmak’ üzere değerli eşimle birlikte görevlendirildik.

Türkiye’nin de bilmediği sayısız teknoloji ve bilimleri tecrübe edip, ülkemize dönünce milletimizin hizmetine sunduk. Sayın Cumhurbaşkanımızın destek ve direktifleriyle “tamamlayıcı tıp yasası”nı çıkartılmasını sağladık. 5000 yıllık Türk ve 1500 yıllık İslâm tababetini, yüzyılı bulmayan Ortodoks tıbbının tecrübeleriyle birleştirerek, tükenmişlik sendromundaki insanımıza yeni bir yaşam yolları sunduk.

İLÂÇ KULLANIMINDA OECD 

ÜLKELERİNDE İLK SIRADA TÜRKİYE!!?

Beyin kodlarımızda olmayan katkılı, ebter, GDO’lu gıdalarla hastalandırılıp çare diye gösterilen ilâçlarla hastane kuyruklarında organları eksik kalplerinde stentlerle, yediklerini atabilmek için sonda ve bez bağlayarak mutsuz umutsuz yaşayan insanlarımıza yeni bir aydınlık pencere ve hayat tarzı yolu açtık!

Dünyadaki ilkleri Türkiye’ye taşıdık!!

 Dün bu ülkede, mürver çiçeği veya kantaronun ne olduğu bilinmezken, Avrupa’da inovatif-yüksek teknolojili ve etkili olarak bu bitkiler tablet formuyla Amerika’da “drug shop”larda ve Avrupa’da “reform house”larda insanlarına sunulmuştu! Türk insanı bundan mahrum olamaz diyerek biz de ürettik!

Türkiye’de ilk defa olan yüksek teknoloji ile üretilmiş inovatif ürünlerimiz Avrupa’ya AB Laboratuvarlarınca onaylanarak ihraç edilmiştir !!?

CUMHURİYET TARİHİNDE İLK DEFA 

BU SAHADA YERLİ İSTİHDAM SAĞLADIK!

Bugüne kadar ancak ithâl edilebilen tıbbi aromatik bitkiler, bitkisel yağlar ve besin destek ürünlerini, dağlarda yıllardır toplanmayan ahlat, alıç, kuşburnu ve aromatik bitkileri, 2 milyona yakın çiftçimize toplattırarak ürettik! Türkiye’nin 44 vilayetinde 15 işletmede 2000 kişilik istihdamla ve yüksek katma değerli teknolojilerle “inovatif besin destek ürünleri ve ekstraktlar Maranki, Cosmic, Mar-Ext ve Ahmet Maranki” patentleriyle tescilleyip üreterek Avrupa pazarına da ihraç ettik!! 

1990’da Amerika’da tarım ve tütün çiftliklerindeki bitki genleri ve tohum standardizasyonu çalışmalarımızı, Azerbaycan’daki Sovyet rejiminden kalan yüksek teknolojili teknikleri, 20 yıl önce yazdığımız “Kozmik Bilim ve Bilinçle Yaşam Enerjisi” eserimizdeki uygulamaları 20 yıl içinde hayata geçirdik.

Fakat yerleşik düzenin ve Tabipler Odası başta olmak üzere pek çok yurtdışı bağlantılı küresel sermayenin kölesi olan ‘bilim adamı-bilirkişi’ görüntülü kripto tetikçilerinin engellemeleriyle karşılaştık! Şükür ki, tarafımıza açılan 57 soruşturmadan hakimlerimizin ve haklılığımızın ve Allah’ın yardımıyla takipsizlikle sonuçlanan bütün davalarımızla alnımızın akıyla çıktık! 

Birileri konuşur..? Birileri ise hem konuşur, hem yazar, hem Üretir! Hem uygular!

Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.! Hayatı hayat yapan üretmektir!!?

Vesselam.

 

Ahmet Maranki Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle