Hâlimiz, pürmelâlimiz..!
Paylaştık zahmet çekmeden İslâmlık mirasını
İbadet etmeyiz Hakk’a almadan kirasını
Esiriz nefsin elinde, bilen yok çaresini
Namaz, oruç, hac ve kurban hep riyadır, hep riya
Bir acayip ümmet olduk ey Resul-ü Kibriya!
Sade gösteriş içindir fakire sadakamız
Boş telaştan bir araya gelmez oldu yakamız
Ya yalandır ikramımız, ya küfürdür şakamız
Sevgi, şefkat, selâm, sohbet hep riyadır, hep riya
Bir acayip ümmet olduk ey Resul-ü Kibriya!
Koşarız benlik peşinde her ay, her gün, her saat
Değişmeyen hedefimiz menfaattir, menfaat
Sahtekârlık mesleğimiz, hem kolaydır, hem rahat
Saygı, hürmet, izzet, ikram hep riyadır, hep riya
Bir acayip ümmet olduk ey Resul-ü Kibriya!
Öğretmeni talebeye hayır öğüt vermiyor
Öz anası yavrusuna helal bir süt vermiyor
Gidenimiz boşa gider, gelen umut vermiyor
İlim, irfan, takdir, tenkit hep riyadır, hep riya
Bir acayip ümmet olduk ey Resul-ü Kibriya!
Dilimizde duayı gör, gözümüzde yaşa bak
Kör şeytanı kovmak için attığımız taşa bak
Cami, mescit, çeşme, köprü yaptığımız işe bak
Hep riyadır, hep riyadır, hep riyadır, hep riya
Kıl şefaat, kurtar bizi ey Resul-ü Kibriya!
Abdurrahim Karakoç
Demiş şair, ne güzel etmiş… Velâkin okuyup idrak edecek olanlar, sünnetullah ve âdetullah gereği cüz’i bir kısım. “Âhir zamanda ümmetimin 73’te biri kurtulacak ki fırka-i naciyedir!” hadisi, düsturu, ülküsü, nasihati, ikazı, tedbirini defaâtle ve ehemmiyetle hatırlattık. Hususiyeten sair veçhiyle ve sathıyla yani farklı-birçok yönüyle, hedefi ve alanıyla ‘nerelere dokunduğunu’ görmek gerek, Efendimizin son radde mühim tebliğini!
“Tebliğ ve irşad sanattır!” derdi hocam… Tebliğinde seküler dilden ırayıp, uzaklaşıp gönül titreten samimiyette kelâm edenlere de hasret kaldık günümüzde… Medya gibi şuur ve vicdan katili yapının esaretinden kurtulabilen cengâverlere selâm olsun. Hakikâten cengâverlik, yiğitlik demek lâzım!
ZAMAN BİRLİK BERABERLİK ZAMANI!
Yaratıcının lütfunu celbedip aydınlık günlere kavuşmamıza vesile olacak sebeplere ve dirayetli liderlere ve fermanlarına her zamankinden çok ihtiyacımız var!
MİLLET SORUYOR: O STK’LAR
NEREDE! NE YAPIYOR?
Hayırlı kelâm, güzel söz dedik ya, bugünün izzetsiz ve hayâsız ortamında hasretimizin arttığı 70’li-80 li yıllar hatırımıza geliyor… Tarifsiz muhabbet, letafet ve nezakette ortam ve gönüldaşların gayretiyle yaptığımız ilmi çalışmalarla, yanında yetiştiğim devletteki kefilim ve velim olan şairul şüera merhum Ahmet KABAKLI hocamla kuruluşunda vazife yaptığım Türk Edebiyat Vakfı, Yeşilay Vakfı, Kubbealtı Cemiyeti, Birlik Vakfı, MTTB, Aydınlar Ocağı, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı... gibi irfan yuvaları gibi bugünkü kamu kurumları başta olmak üzere, STK’lar, dernekler, cemiyetlerin de ehliyetsizlerin elinden kurtularak toplumumuzun kanayan yarası sosyal ve kültürel dönüşümüne katkı yapmalıdırlar!
Oralarda bugün birileri için adını çekmek hayal olan “Necip ‘ üç defa, Osman Yüksel Serdengeçti’lere, Ayhan Songar’lara, A. Karakoç’lara, N. Hacıeminoğlu, M. Kafalı, E. Işınsu, C. Meriç, A.Er, K. Mısıroğlu ve daha pek çok ilim ve bilim erbabına verdirdiğim ve dinlediğim konferanslar ve sonrasındaki dualar ve iştiyaklı alkışlar inşallah ahirette önümüze sevap olarak çıkacaktır!
ÇİLE DE ÇEKTİK,
VAZİFEMİZİ DE YAPTIK..!
Tabi yıllardır Kızılelmamız için bekliyoruz! Vazifemiz beklemek ve izlemek olmadığı için, bakanlar gibi uzaktan bakmayı, yerleşik düzenin bürokratları gibi idare-i maslahatı, görmedim duymadım işitmedim diyen yazar-çizer takımından olmayı içimize sindiremediğimiz için, bize lütfedilen ilim irfan ve tecrübemizle ilgili ahirette hesap vereceğimiz için aldığımız devlet terbiyesiyle katırları ürkütmeden, kırmadan dökmeden ama tüm gücümüzle kaybettiğimiz değerlere dönme adına 20 yıldır 1000 canlı yayın, yurt içi-dışı 2500 konferans, vekil ve bakan düzeyinde kişilerin de olduğu yurt içi ve dışında 3000 master ve doktora talebesi, 20 eserimiz, 54 bilimsel yayın ve makalemiz sonucunda da milli ve yerli bu ülke ve çiftçisinin üretimi ile 756 adet Türkiye barkodlu besin destek ürünü ve sağlıklı ürünleri bu necip milletin torunlarına ve insanlığını ahrette bizi kurtaracak bir eser gibi bırakmayı Rabbim bize lütfeyledi ve bundan sonraki hayatımızda da bu aziz milletimize hizmet etmeye tüm gücümüzle devam edeceğiz!
DÜŞMAN KOL GEZİYOR!
Biz mücadele ediyoruz fakat vahşi kapitalizm ve dünyayı idare eden güç de boş durmuyor; hatta bizim gibi Hakk’a, hukuka, insani ve faziletli yaşama gönül verenlerden daha gayretli ve içimizdeki yerli devşirme dönme işbirlikçi satılıkların desteğiyle her zaman yolumuzu kesildi! 1976’da stajyer tütün eksperi olarak başladığım devlet görevimde bugüne kadar vatan-millet-bayrak-devlet ve mukaddesat için gayret içinde olduk.
Biz, Cumhur İttifakının sesi olmaya devam ettiğimiz sürece Recep Tayyip ERDOĞAN’ın çağrısını görev bildik!
Öncelikle uçuruma giden ülkemizin yolundaki taşları alıp, şerlileri def etmek vazifesini;
Sonra da “bu memlekette bir ağaç dikeni sırtımda taşırım” sözüyle memlekete ağaç dikmeye devam ediyoruz!
Meyvelerini görüp yeniden tohumlar verene kadar!!!!
Şair gibi diyoruz ki:
“Riyadır, hep riya
Kıl şefaat, kurtar bizi ey Resul-ü Kibriya!”
Vesselam!
WhatsApp İhbar Hattı: 530 200 00 96







