Esir Türk dünyası! Cumhur ittifakı! Eski Türkiye merakı!
Milletimizin-Cumhuriyetimizin-500 milyonluk “Türk Devleti”mizin umudu, Cumhur ittifakınca seçilmiş başkan Recep Tayyip ERDOĞAN ‘nazarında’, Cumhurbaşkanlığı forsundadaki 5000 yıllık-kadîm “Türk” Devletleri ve tarihinin şerefli evlâtlarına selâm olsun!
Umudumuzu yeşertme arefesinde durum tespitini iyi yapalım. Başta Türkistan kamplarındaki “Esir Türk”lerin, Kerkük, Cerablus ve Telâfer’deki Türk köylerinin, Bayırbucak Türkmenlerinin, Afganistan›daki 10 milyon Türk›ün, Kırım Türkleri’nin, Karabağ’daki sürgün Türk’lerin, İran’da Fars ‘tehcir’indeki 30 milyon Azerbaycan Türkü’nün, bir dönem ‘Türk’ demenin bile yasak olduğu Balkanlar’daki Türklerin hatırlanması ve bu hatırlamanın, tarih romantizmi tadında değil; millet ve yek vücud devlet şuurunda olması gerekir. Şuur-bilinç, alta indirgenmeden ‘diri’ tutulması gereken bir mefhum. Medyanın zamanladığı değil her daim hayatımızda yeri olan bir durum olmalıdır, millet sevgisi ve bilinci.
Bir tarih profesörümüz okullara açıklamalı din dersi konulmalı dedi! Doğrudur geç bile kalındı. Manasını anlamadığımız bir dini inşallah bundan sonra anlarız/anlatırız..!
Ahmet Maranki hoca da diyor ki geleceğimiz için;
“Okullara zorunlu ‘DÜN’ dersi konulmalı!”
Unutmayalım, ayıdan post, gâvurdan dost olmaz. Gerçi bu devirde gâvur kim, tartışılır… “Çeki dönen”!! hacıların hacılığı, Çok eşli gizli evlilikler, gençlere tavsiye edilen Mote nikahları vs..! nikahsızlar buraya yazmak istemiyorum ..!
Türklük, lâf-ı güzaf değildi;
Türk her zaman umutla beklenen olmuştur..!
“Anadolu Ruhu”ydu. Bir ırkın, tek bir şecerenin, klânın, soyun kibri değil; “vermek-paylaşmak-iyilik ve güzellikleri yaymak” kanunuydu!..
Birlik ve dirliğe her zamankinden daha muhtaç olduğu günümüzde Irak, Suriye gibi komşularımızdan uzaklaştırılıyoruz. Düşmanlar bir arada fakat!
Tarih örneklerle doludur!
İçimizdeki dostları uzaklaştırdık! düşmanları yakınlaştırdık sarayın kalenin içine ... yakınlaştırılan düşman dost olmadı! uzaklaştırılan dostlar düşman safında birleşti ...o sistemin, o birliğin ,o devletin yıkılmaları mukadder oldu…!
Türk’tük; Ümmet’e evrildik, sonuç??.. Paramparça bir Ümmet!
Filistin için mücadeleye devam... Peki hem soydaş hem dindaşlarımız için Türkistan’da ne zaman mücadeleye devam diyeceğiz hem gönüllü teşekkül adı altındaki kuruluşlar ve devlet tarafından hani ensar idik biz..!
Turistik hem de devlet eliyle ve teşvikler Umre seferleriyle zengin edilen başsız kalan ümmetin ülkelerinde, şeyhlerin yatları pavyona dönmüş!!!
Yetmemiş gibi kazandığı paralarla Müslümanları ve bizleri vurup bölücü örgütlere destek oluyorlar!
Hiç unutmam 80 öncesi bizleri vapurda, trende, yollarda kurşunlayan aşırı sol örgütlerin Filistin kamplarında yetiştirildiği günleri..!?
Biz de “umre seyahati” Kudüs kutsal yerleri turistik ziyaretler huzur bulmaya çalışıyoruz!!??
Peygamber Efendimizin on binlerce sünnetinden sadece biri olan “umre” yapmak için tarlayı, bağı, bahçeyi satan var!!! Paralarımız da gizli ya da ticari anlaşma adı altında şişirilen projelerle ‘açık açık’ Amerika’ya, ordan Amerikan beslemesi PKK’ya gidiyor. Silâh alınıyor; şehitlerimize sebep oluyor!!??
Biz Orta Asya’dan gelen Türkleriz ve İslam’la şereflenmişiz. İslam’ın öncü mücahitleri olmuşuz. Kur’ an’da ve sünnette övülen 300 milyon neferiz! Dilimiz, dinimiz, kıblemiz, Yaratıcımız, Peygamberimiz, bayraklarımız, kültürümüz, tarihimiz, dertlerimiz, ideallerimiz bir!!!
Bu kadar “bir”lik dirliğe nasıl ulaşamaz??!!
“Eyy Türk, titre ve özüne dön, kendine gel!!!..”
Çaresizlik değil! Bir ve birlikte olmaktır çaremiz!
Rahmetli Özal bunu gördü. Son seferinde baktı ki bu oyunlarla ortalık devamlı karıştırılıyor, bugün de olduğu gibi… Irak, Suriye, Balkanlar iç çatışmalarla ayrıştırılıyor. Sağ-sol, Alevi-Sünni, Kürt-Türk çatışmalarını sezen ÖZAL bir anda karar verdi ve bu kararda bizim de katkımız pek çoktur elhamdülillah, son seferinde Cumhurbaşkanı olarak Kazakistan’a indi, oradan Kırgızistan’a geçti, oradan Türkmenistan ve Azerbaycan’a geldi. Yeniden bir parti kurmak, belki de “Cumhur İttifakı Partisi” yani Türk İslam Birliği’ne giden yol… Son olarak Bulgaristan Başkonsolosluğu’nda yemeğe katıldı ve limonatasına katılan zehirle öldürüldü!!! Tabii ki yavaş yavaş, sarayın içindeki işbirlikçi hainler ve yerleşik düzenin bürokratları hatta ‘aileden’ bile bahsedilebilir, nasıl ikna edildiği ve neler yapıldığı… Son kitabımda “Stratrajik Araştırmalar” da detaylarıyla yazdım.
…
Evet, bu necip milletin yükselişi her asırda ve bugün de danışman adı altındaki dönme devşirme sahte sapı bizden ‘sarayın içindeki hainler’ tarafından engellenmiş ve millet hep mazlum bırakılmış, garip bırakılmış hep ‘öz vatanında parya’ olmuş, köle olmuş, hâlen de böyle!
Eski Türkiye böyleydi! Umudumuz bugünden sonraki Türkiye’de!
Değişir mi, yorum yapmak istemiyorum…!
Gerçekleri çıplak gözle görmek feraset ister.
Görmeyenlere de Allah pek çok musibetlerle gösterir!..
Hocam derdi ki: “Oğlum, sopayı yemeyen, çile çekmeyen adamdan, adam da bir şey de olmaz!!!..”
Her şey nasiple… Rabbim, kendine kul, habibine ümmet olup, 1500 yıllık İslâm tarihinde her daim sancaktar olan 12.000 yıllık kadîm Türk medeniyeti ve «Anadolu Ruhu”nun şahlanışını görmeyi bizlere nasib etsin!
Binlerce şehit kanıyla bize vatan olarak bırakılan Anadolu’nun bağrı yanık evlâdlarının çektiği eziyetleri, 63 yıllık ömründeki türlü acılarla tecrübe eden biri olarak, Türk-İslâm inanç ve değerlerini yaşayıp yaşattığı için mahkemelere verilen ve yerleşik düzenin bürokratları, tetikçileri, siyasetçileri, menfaat çeteleri, işbirlikçi dönme-devşirmeleri ve bunların uzantılarının ihanetlerini,
Eski Türkiye de parya olarak çektiğimiz çilelere ve bunları yaşatanları yeni Türkiye’de “hancı” olduğumuz öz vatanımızda görmek istemiyoruz artık!!!..
Bu hafta Kastamonu’daydım! Şah yaşam merkezinde misafirlerimle idim. Bir olay yaşadım!
Başkan Erdoğan’ın ‘eski Türkiye’yi geri getirmek isteyen hainler var’ sözü aklıma geldi!
Şu an kesin değil ama sanki Kastamonu’da o hainlerin izleri hâla bürokrasi de var gibi!
Hem feto mânâsında!
Hem hükümeti kötü duruma düşürmek isteyenler başkanımızın dediği gibi..!
Eski Türkiye hayalinde olan hainler yerleşik düzenin beylik bürokratlarını Kastamonu’da gördüm gibi!
İler ki yazılarımda bu konuda ilgililerle ilgili devlet nezdinde araştırıyorum acaba bunların feto ile ilişkisi var mı!
Bakanlıklar doğruladı ama geri dönüşler olmuş nasıl olmuş niçin olmuş arkasında kimler var detaylı bilgi aktaracağım!
Çünkü yıllanmış takipsizlik almış konuları gündeme taşımak yanlış beyanlarda bulunmak, maksatlı kişilerin işi olsa gerek! İnşallah yanılırız..!
31 Mart seçimlerinde milletimiz bu bilinçle kararını verecek ve ‘Anadolu kıtası büyüklüğündeki taşı gediğine koyacaktır’ inşallah!..
Vesselâm.
WhatsApp bilgi ve ihbar hattı: 053020000 96







