--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Dört dörtlük, dört inanmış adam!!!

Ahmet Maranki
Ahmet Maranki

Bize bu bilimleri öğreten hocam derdi ki: Evladım dört dörtlük dört inanmış adam 4444 kuvvetinde eder ki o da dünyanın endazesini değiştirebilir! Yeter ki aynı ruhta aynı çizgide aynı doğrularda birleşsin ve kızıl elmaları olsun!

Evet, yeni bir tarih yazarak Türkiye’nin 2023-2071 hedeflerine ulaşabilmek için 3-5 temiz, idealist adam, tek ihtiyacımız bu! Ekmek kadar, su kadar, toprak kadar… Üstâd Necip Fazıl diyor ki, “Tabutumu taşıyacak 3 inanmış adam yeter, kalabalıklar istemiyorum.”

Sadakat tamam da(!) ehliyet ve liyakat esas olmalı!

Türkiye’nin yeni dönemdeki hikâyesi için, tüm kamu kurum ve kuruluşları sırtını “parti” rozetine bağlayan yerleşik düzenin vampiri teknokratlardan statükoculardan, beceriksiz insanlardan başta devlet kurumları olmak üzere üniversiteler ve belediyeler tamamen arındırılmalı ve kurtarılmalı!

Liyakât, ön plana çıkarılmalı.

Siyaset, Geçim Kapısı ve Lüks Yaşama Biçimi Olmamalı!!!

“Temiz toplum, temiz siyaset” denince dünyada İsveç gösteriliyor. İsveç Başbakanı bile bir gün devletin verdiği kredi kartından 10 İsveç Kronu harcama yaptığı için mahkemeye çıkıyor. “Ben yanlışlıkla devletin verdiği karttan harcama yaptım, bunu düzeltin !” diye istifasını bile verip otelde temizlik işi yapan bakanlar var. Onlar istifalarıyla gurur duyuyor ve “Devletimi zarara uğratmamak için bırakıyorum!” diyor. Bizde böyle bir durumda koltuğunu bırakan birine rastladık mı? Hayır!.. Peki, durum ne? Devletin kemer sıkmaya başladığı bu zamanda herkesi tasarrufa çağıran Maliye Bakanı Berat Albayrak, döviz üzerindeki baskıları azaltmak için gecesini gündüzüne katıyor, çözüm arıyor.

İçişleri Bakanı ülkenin selameti için ayın 30 gününün yarıdan fazlasını dağlarda güvenlik kuvvetleriyle geçiriyorken Dışişleri Bakanı evinde ayda birkaç gün eşi ve çocuklarıyla buluşup hasret giderebilirken Türkiye’nin anayasal kuruluşları diye bize dayattırılan başta Odalar Borsalar birliği Başkanlığı olmak üzere, Tabipler Birliği, ziraat odaları, Eczacılar Odası, üniversiteler ve Türkiye’yi 2023 vizyonuna taşıyacak araştırma enstitüleri ne yapıyor acaba diye bir bakmak lazım...! Acaba bu kuruluşlar son on veya 20 yılda ülkemiz için diktikleri bir ağaç ürettikleri bir ürün veya keşfettikleri bir şey, bir ilaç, bir bilim adamı var mı? Meraktan soruyorum..!

Çünkü bizden toplanan vergiler ve kesilen cezalar bu kurumların maaşlarını ödüyor..!

Ben fert olarak demiyorum 755 tane Türkiye barkodlu inovatif ürün ürettim ağaç diktim bu ülkede...! Allah bilsin kıymetimizi yeter!

Peki, bu adamlar ne yapmış sayın devletimizin başı Cumhurbaşkanımız Recep Erdoğan’dan bu millet soruyor sahi bunlar ne yapıyor? 

ÜÇ-BEŞ TEMİZ ADAM!

Bürokraside ve yerel yönetimlerde, belediyelerde söz sahibi durumuna gelmiş 1.-2.-3.-4.-5. pozisyonları kapmış yetkili konumundaki kripto elemanlar birer birer ayıklanmalı. Eskiden kamu kurumlarındaki tüm yöneticiler özel sektöre geçmek için can atıyordu. Devletin uyguladığı politikalar ve iş bilmez bürokratlar yüzünden, iş yapmak istemeyen yöneticiler şimdi özel sektörden devlet kurumlarına geçmek için can atar duruma geldi. 

20 yaşında ve dünyayı tanımayan bir üniversite öğrencisi, tamamen variyet hırsıyla siyaset çarkına giriyor.

Dünya serbest piyasa ekonomisine geçerken bizler devlet kurumlarının sayılarını artırıyoruz ekmek kapısı için!

Bir ülkede özel sektör ne kadar güçlü olursa, devlet de o kadar güçlü olur.

Devlet güçlü, özel sektör güçsüzse ekonomi muhakkak fire verir. Arap Baharı sonunda Libya, Mısır, Irak, Yemen yabancı güçlerin kontrolüne geçti. Suriye’nin durumu malum. Bu ülkelerde aynı kanı taşıyan insanlar birbirlerine savaş açıyor. 2023 ve sonrası için Türkiye’nin yeni bir hikâyesi yazılacaksa eğer, önce eğitimin tepeden tırnağa revize edilmesi-iyileştirilmesi, özel sektörün güçlendirilmesi, üniversitelerin para karşılığı “kâğıt diploma” veren kurumlar olmaktan çıkarılıp “ilim ve bilim yuvası” hâline getirilmesi, bir araştırma laboratuvarına dönüştürülmesi hiçbir eser vermeyen kitap yazmayan kitapsız profesörlerden akademi dünyasının kurtarılması gereklidir!

“Yeni hikâye” 

Ülkenin her ferdi, her kurum ve kuruluşuyla yazılması gerekiyor. Bu toplu uyanış, on yıllık planları daha sağlam bir zemine oturtacaktır.

Bakanlıklar ayıklama ve sonrası kararlı-yenilikçi tüm adımlar “devlet şuuru ile koordineli” biçimde yürürlükte olmalıdır! Parçalar, bütünü oluşturur. Sosyal ve-veya siyasi bir oluşum, tek tek bireyler ve girişimcilerden oluşur; tek tek birey ve girişimcileri de “devlet” korur!

O temiz adamlar kaldı mı ki??

Seçim listeleri açıklandı. Her lider danışmanlarından, bilirkişilerden, sosyal etiketlerden, alt kadrolarından önerilen isimleri topluma “örnek” olarak gösterdi. “Bizi temsil edecek bu kişidir!” dedi. Geçmişte, üstelik defaâtle yaşanan “yanıldık” hüsranı, bu sefer de başımıza gelir mi diye, ne ölçüde tedbir alındı? 

Yine yanılgıya düşülürse, bu kendilerini ne kadar rahatsız eder; toplumu ne kadar geriye götürür? Alışılagelmiş “Bitiril-e-meyen Projeler” nükseder mi? Kamu-özel mecradaki işbirlikçiler devletin altını oyar mı? 

Muhtemel tehlikeler, eskiden yaşanan ve yaşatılan olaylar ve seçilen başkanların görevlerden alınması gibi ve hizmet ettiği kuruluşlar basiret sahipleri için gün gibi ortadadır diyor ve 2019 yılının 31 martında millet tarafından yapılacak tercihlerin ülkemize her alanda hayr, bereket, sağlık ve huzur getirmesini diliyorum.

WhatsApp İhbar Hattı: 530 200 00 96

 

Ahmet Maranki Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle