65 yıl! Türklerin yeniden dirilişinin ilk adımı 2023!!!
Türk İslam Birliği’nin temellerine vesile olacak, doğunun ışığıyla karanlık batının aydınlatılması noktasında “Bediüzzaman hazretlerinin üç vasiyetinden ikisini yaptım, üçüncüsü de inşallah bana nasip olur..!” diyerek İşaret-ül İcaz kitabına imzasına şahitlik eden birisi gibi Türk Hakanı, 31 Mart sonrası ardındaki manevi ışık ve celâlli Ahmetlerin ruh yapısıyla çevresindeki ve sarayın içindeki sahte kahramanlardan kurtularak yeniden yapılanacaktır. Yüzlerce mektupta “Sayın başkanımıza sesimizi duyurun!” diyen milletimizin destekleriyle “Duanız olmasaydı ne ehemmiyetiniz vardı?!” hükmünce, milletimizin dualarına ayna olmaya devam ediyoruz.
...
Tayyip ERDOĞAN denince 70’lerdeki MTTB günlerini hatırlıyoruz. Birlik Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti, MTTB’de “Bozkurt, Kur’an ve hilâli ayrıştırma”dan sonra Türk Edebiyatı Vakfı, Yeşilay Cemiyeti, Kubbealtı Cemiyeti, Aydınlar Ocağı, Türk Dünyası Vakfı ve ışığın membaı olan Nur medreseleri, “bize yakın; elitlere uzak” doğuda Tillo medreselerinin tedrislerinden geçtiğimiz 80’lerde ve 90’larda 2000’ler sonrasında Recep Tayyip ERDOĞAN’ı, Kastamonu İnebolu’daki köylerimizde misafir ettiğimizde o gün konuşulanların hayal olmadığını ve bugün hayata geçtiğini gördükçe bunun mutluluğunu Hasan GÜRSOY, Kemal AKAR, Haldun ERTÜRK gibi çocukluk arkadaşlarımızla, zaman zaman tebessümle yâd ediyoruz.
Bir de seksenli yıllarda cumhur ittifakının başbuğu Alparslan Türkeş’i bozkurt dönüşü İnebolu’da ağırladıktan sonra “Mehmet Feyzi efendinin hocamın elini öpüp duasını alayım ..” dediği günlerde hep hatıralarımdadır!
Milli-manevi şuurun en saf hâlinin yaşandığı 70’ler ve 80’lerde “Üzerimize tufanlar kopsa, yanardağlar patlasa bizi sindiremez! Seveceğiz, sevineceğiz. Biz bu davaya Allah düşmanlarına rağmen girdik!..” düsturuyla hareket edilirdi. Yol arkadaşımız sayın başkanın mutaassıp geçmişi de çok eskidendir: “Karadeniz’den Kasımpaşa’ya gelmiştim. 5. sınıfta din dersinde ‘Kim namaz kılmak ister?’ denince hemen seccademi getirip namaz kıldım ve ‘Hoca Tayyip’ oldum!..”
Kimse bilmez, kendi ağzından dinlediğimiz hatıralardır. 996 numaralı imam hatip lisesi talebesi, su ve simit satarak edebiyat, hadis ve Kur’an araştırıyor, İstanbul Türk Edebiyat Vakfı’nda Necip Fazıl üstadımız elinden tutup konferansa çıkarırken o Necip Fazıl okuyordu. 72’de MTTB’de başlayan münazara yarışmasında birinci olmuştu. Yeşil sahalara da meraklıydı. İlerleyen zamanlarda “Futbol oynayacak mısınız?” diye sorulduğunda; “Bu yaştan sonra futbol oynanmaz; oynattırılır!..” sözü yeni bir dönemin başlangıcıydı. Bu yıllarda daha çok beraberdik. “Sen önde yürüyeceksin ki; millet yürüyecek arkandan!..” derdi...
EMİNE ERDOĞAN HANIMEFENDİ!
Duruşu ve söylemleriyle, bilhassa “sağlıklı yaşam” mücadelemizde Tabipler Birliği başta Türkiye’nin kitapsız bilim adamları bize saldırıp karalamak isterken “Bitkicilerin ve bitkilerin şifacılığını reddetmek, vatana ihanetle eşdeğerdir!” gibi açıklamalarıyla bize büyük destek vermiştir. En son Çırağan Sarayı’ndaki görüşmemizde Emine ERDOĞAN hanımefendinin, 20 yıldır özellikle sağlıklı yaşamla ilgili kaygılarımızı Tayyip beye birebir aktardığımızda, “Ahmet hocamızın söylediklerine dikkatle eğilelim!” dediğini... ve tamamlayıcı tıp yasalarının çıkmasında ve bize her makalemizden sonra bir platformda desteklerini dile getirmiştir. Türk Tohumculuğu ve Sağlıklı Yaşam’ı sürekli gündemde tutmuştur. “Her başarılı iş ve eşin ardında bir hanım olduğu” gerçeğindeki gibi Recep Tayyip ERDOĞAN’ın yanında da evlendiği 1978 yılından beri eşi kıymetli Emine ERDOĞAN hanımefendi vardır diyor ve Ahmet MARANKİ olarak da, eşimle aynı çizgide yaşadığımızı belirtiyorum.
...
ŞERLERDEN HAYIR DOĞDU!
86’da İstanbul milletvekili adaylığını kaybettiğinde Allah’ın takdiriyle belediye başkanlığının önü açılmış oldu. Mitinglerdeki “Bizim koşumuz birkaç yüz metrelik değil; ilânihaye sürecek bir maratondur!..” ve “Biz ancak rükûda eğilir, secdede baş eğeriz!..” sözlerini beraber okumalıdır...
Recep Tayyip ERDOĞAN, simit sattığı İstanbul sokaklarının başkanlığını kazandı. Biz de elimizde Türk Edebiyatı dergisini kapı kapı dolaşıp, Necip FAZIL, Osman Yüksel SERDENGEÇTİ, Ahmet KABAKLI, Prof. Ayhan SONGAR, Nevzat YALÇINTAŞ, Sabahattin ZAİM, Mustafa KAFALI, Semiha AYVERDİ, Necmettin HACIEMİNOĞLU gibi ilim erbâbını milletle buluşturmayla şerefyâb olduk. Bugünlere de kolay gelmedik. Bazıları doğar, büyür ve ölür, mezar taşı boştur; bazıları da ahirette kendini kurtaracak eserler bırakır!!!
Kader, irade-i cüz’iyelerle şekillenir. Tüm derdimiz Allah’a kul, habibine ümmet olup ahrette bizleri kurtaracak eserler bırakarak, haksızlık karşısında susmadan sadakayı cariyeler ve at sırtında mücadeleyle ebedi saadeti kazanarak yaşamaktır!
31 Mart eşiği de geçildikten sonra Türk Hakanı Recep Tayyip ERDOĞAN’ın yeniden dirilişte farklı bir hamle yapacağına inanıyoruz. “Misak-ı Millî” sınırlarındaki soydaş ve dindaşlarımıza ve tüm dünyadaki mazlumlara umut olup Anadolu kıtası büyüklüğündeki taşı gediğine koymak için “Ümitvarız, en gür seda inananların olacaktır!” diyoruz!
Türk Hakanı “Cumhur İttifakı”nı rahmetli Özal’ın yapamadığı yeniden bir dirilişle hayata geçirip tarihin akışına yeniden bir yön vererek dünyadaki soydaşlarımıza ve mazlumlarımıza da ümit olmasını canı gönülden diliyoruz!
Allah nice nice hayırlı güzel işler yapabilecek yaş almayı nasip eylesin âmin!
Vesselâm.
Not: 1-15 Mart 2019 tarihlerinde Almanya ATİB konferanslarımıza davetlisiniz! Girişler ücretsizdir!
02.03.2019 Cumartesi günü
Saat 13 Kassel,
Akşam saat 18:00’de Bielefeld,
03.03.2019 Saat 11:00’de Mülheim, Saat 16:00’da Wuppertal derneğimizde olacaktır.
WhatsApp İhbar Hattı: 0530 200 00 96







