Savaş gemisi inşa ediyoruz da, Dünya Kupası’nda Paraguay’ı niçin yenemiyoruz?.
Savaş gemisi inşa ediyoruz da, Dünya Kupası’nda Paraguay’ı niçin yenemiyoruz?.
AHMET GÜLÜMSEYEN
A Milli Takımımızın 2026 FIFA Dünya Kupası ‘serüveni-rüyası’ erken sona erdi. Filistin’deki İsrail soykırımı-katliamı suç ortağı ABD’de organize edilen turnuvada, A Milli Takımımız grubunda oynadığı Avustralya’dan (2-0) sonra, Paraguay’a da (1-0) yenilerek, Dünya Kupası’na erken veda etti. A Milli Futbol Takımının 24 yıl sonra (2002’deki tarihi üçüncülüğünün ardından) katıldığı Kupadan başarısız olması, takımın sahadaki futbolundan sorumlu teknik direktörü Vincenzo Montello “Türk halkının büyük beklentisi vardı, çok büyük hayal kırıklığı yaşıyorum.” şeklinde yorumluyordu. Futbol Milli takımımızla yaşanan bu başarısızlık-hayal kırıklığının hiçbir haklı tarafı olmadığı için, söylenenler de bir karşılığı yok. Yaşananların bir açıklaması, başarısız olduk. Ülke olarak futboldaki bu başarısızlık bugüne ait değil ki! Yirmi dört yıl sonra, heyecan ve sevinç başlamadan bitiyorsa, fatura birilerine kesilecek (İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella). Sonuç geçmişten farksız olup-olmayacağı başlı başına koca bir soru işareti, olduğu için cevap bulması gerekiyor…
2026 FIFA Dünya Kupası, futbol tarihimizde bu ve buna benzer çok sayıda örnek var. Hiçbirinden gerekli dersler çıkarılmadığından olsa gerek, hayal kırıklığının biri bitmeden diğeri başlıyor. Futbol denen ‘uyutma’ aracını, ‘uyandırma’ aracına çevirmek için suyun tersine kürek çekmekten başka bir uğraşı içinde değiliz. Futbol bahanesiyle sabah namazına çağırma gafletine düşenler, bu saatten sonra nasıl bir bahane-hayalin peşine düşecekler. Böyle bir süreç, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in “Stadyumları dolduran on binlerce insan ‘gol’ diye bağırmak yerine, aynı heyecanla ‘ol’ (değişim-diriliş) diye haykırsalardı memlekette halledilmeyecek mesele kalmazdı.” sözünü hatırlatıyor…
Bir gol atmadan veda etmek durumuna geldiğiniz Kupa’ya gelince. Milli takımda kimin gol atacağı tartışma konusu olurken, adı şampiyonlukla anılan Fenerbahçe, Trabzonspor ve Galatasaray’ın gol ayaklarının yabancılardan oluşturması (2025-2026 sezonu gol krallığı yarışında yerli oyuncu 15. sırada-Mehmet Umut), Süper Lig’de yer alan futbolcuların %60-65’nin yabancı oyunculardan oluşması, futbolda bugün yaşananların özeti gibi. Sonuç olarak, 2002’deki Dünya Kupasındaki üçüncülüğünden bugüne, geride kalan 24 yılda Milli Takımda görev alan toplam 11 teknik direktörden yerli ve yabancı (yarı yarıya 7-5) teknik direktörün görev alması, 2026 FIFA Dünya Kupasındaki başarısızlığın tek taraflı teknik direktöre kesilemeyeceğini göz önüne alınarak, yabancı oyuncu sayısı başta olmak üzere, yönetim şekliyle masaya yatırılması önem taşımaktadır…
ULAŞIM VE SAVUNMA SANAYİİNDE, YERLİ VE MİLLİ SÜREÇ
Söz yabancılardan açılmışken, Mili takımın Dünya Kupasındaki hayal kırıklığı yaşatmasıyla ilgili düşüncelerimizi yazıya döktüğümüz dakikalarda Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan’ın Romanya’ya savaş gemisi ihraç edilmesinden dolayı düzenlenen törendeki konuşmasında şu ifadeler yer alıyordu; "Romanya ile imzaladığımız satış imzasıyla Türkiye tarihinde ilk kez bir NATO ve AB üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir… Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız."
Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın bu anlamlı konuşmayı yaparken, bir gün önce Halkalı-İstanbul Havalimanı Metro Hattı’na ilişkin “Toplam 69 kilometre uzunluğundaki metro projemizi bugün tamamlayarak Türkiye’yi en uzun ve en hızlı metro hattıyla buluşturuyoruz…” açıklamalar, yabancılaşmanın aksine, yerli ve milli yatırımlardaki başarıyı ulaşıldığını ortaya koyuyor. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, skor ve oyun olarak hayal kırıklığı yaşatan Avustralya yenilgisine rağmen olumsuzluk-karamsarlığa kapılmadan NSosyal hesabından yaptığı açıklamada Paraguay karşısında A Milli Futbol Takımı’na başarı dileğinde bulunması, ülke olarak sporsever bir cumhurbaşkanına sahip olunduğunun bir başka örneği. Sporda yaşanan yönetim zafiyetinden dolayı, bu avantaj sahaya yansıtamadığını görüyoruz…
KENDİMİZLE YÜZLEŞMENİN ÖNEMİ
2026 FIFA Dünya Kupası’nı sadece futbolda alınan müsabaka sonuçları, yenmek ve yenilmek şeklinde tek taraflı yorumlamamak gerek. Futbol başta olmak üzere, ülkemizde sporun yönetiminde görev alanların, üstlendikleri görevi başarıyla yerine getirip getirmediği, tüm yaşananlardan gerekli dersler çıkarılması önem taşımaktadır. Sporun ekonomik ve idari yönden ele alınması, dün yapılan hatalar-beceriksizliklerde tekrara düşülmemeli. Sporda-futbolda yaşananlarla ilgili düşüncelerimizi siz değerli değerli okuyucularımız, spor severlerle paylaştığımızda, yine Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in ‘Aynalar’ şiirindeki şu mısraları geldi aklımıza; “Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik; İşte yakalandık, kelepçelendik! Çıktınız umulmaz anda karşıma, Başımın tokmağı indi başıma.” Evet, gerçeklerle yüzleşmek durumundayız. Allah (cc) yarınımızı bugünden daha hayırlı eylesin inşallah. Amin…