--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ve bugün

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
32

Bugün Zilhicce’nin 3’ü ve Kurban Bayramından bir önceki cuma.

Bugün bir rüya gerçek oldu.

Bana kalırsa Ortodoksların bundan mahzun olmaması gerek. Bunun farklı bir anlamı var. Fatih, aynı zamanda, Doğu Roma Bizans’ın Ortodoks halkı tarafından davet edildi, Fetih onların desteği ile gerçekleşti. Fatih İstanbul’u Bizans’tan almadı, Bizans’ı Latin işgalinden kurtararak yeniden ihya ve inşa etti. Ayasofya da bu yeniden inşanın bir parçasıdır.

Bizans halkı “başımızda kardinal şapkası görmektense, Osmanlı sarığı görmeyi yeğ tutarız” diyordu.

Fatih Fetihle birlikte, Müslümanların ulul emri, Türklerin hakanı, Arab’ın ve Acemin padişahı, Ortodoksların hamisi ve Doğu Roma Bizans’ın imparatoru idi.

Ayasofya İmparatorluk kilisesi idi, harabe ve metruk vaziyette idi. İmparator değişince İmparatorun mabedi de yeni şekli ile yeniden imar, ihya ve inşa edildi.

Mabedler Allah’a adanmış mekanlardır. Onun egemeni, hakimi, sahibi olmaz.

Yeni kavga sebebleri bulmak değil, yaraları sarma zamanıdır. Yapacak çok işimiz var. Tarih övgü ya da sövgü kitabı değildir. Ders almamız gerek ve bu tecrübelerle geleceği doğru bir şekilde inşa etmemiz gerek. Mabedler kavga yeri değildir. Ve Ayasofya müze yapılana kadar hiç tartışma sebebi olmadı. Bir Mabed, Mabed dışında kullanılamaz. Müze olması bir Mabed için aşağılayıcı bir müdahaledir. Bu utanca ve ayıba son verildi.

Mabede bizim geleneğimizde “Teşrif” edilmez. Mabedler “Tefriş” edilir. Tefriş edenler ve mabede gelenler şeref bulur.  Bizim için söz konusu olan, “İbadet” edilen yer anlamına gelen  “Mabed” ise, “Abd”, “Mabud”un önünde “Hakim” değil, “Hadim’ül harameyn”deki “Hadim” gibidir. İnsanlar hangi dinden olurlarsa olsunlar bilsinler ki, bu Mabed bugün çok daha büyük hürmet görecektir. Burası dünyanın sıfır noktası ve Kıbleteyn noktasıdır. Yüzü Süleyman Mabedi makamına inşa edilen Mescidi Aksa’ya ve Kâbe’ye dönüktür. Hz. Süleyman da bizim için bir kıraldan çok öte bir Nebi’dir. Ayasofya Süleyman Mabedinin yerine daha sonra yapılan Mabede nazire olarak yapılmış bir İmparatorluk Mabedidir. Ayasofya yine imparatorluk Mabedi olarak, İmparator Müslüman olduğu için aynı şekilde varlığını sürdürmektedir. Son karar, bir fuzuli işgali, haksız ve hukuksuz bir tasarrufu sonlandırarak bir hakkın resmen tescilinden ibarettir.

Ayasofya’nın uyanışı aslında sadece Hilafet rüyasının, Osmanlı Milletler topluluğunun uyanışı değil, Doğu Roma’nın, Ortodoksluğun uyanışıdır. Bunun sembolik, özel bir anlamı vardır ve bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Bugün bir millet, daldığı derin uykudan uyandı. Ayasofya bu rüyanın,  uyanışın adıdır bugün.

Bir Süryani Kadim kilisesi mensubu arkadaşımız bana şunları yazmış: Bizler aynı topraklarda Ortodokslarla yüzyıllarca beraber yaşamış iki farklı dine inanan toplumun temsilcileriyiz. İnançlarımız  dışında sayısız ortak değerimiz var, ne yazık ki bütün kitaplar sadece yaşanan kötülükleri yazıyor, sıkıntılı zamanlarda yapılan karşılıklı yardımlaşmayı birbirini korumayı kollamayı yazmıyorlar. Haçlı seferleri Batılı Hıristiyanların Müslümanlarla savaşı olarak tanıtılıyor, Haçlıların Doğu Kiliselerine verdikleri zararı, yaptıkları talanı kimse anlatmıyor. Alpaslan’a Malazgirt savaşında Doğu kiliselerinin verdiği destek anlatılmıyor. 17 ve 18. yy’dan sonra Osmanlı’ya, Hindistan’a gelen batılıların Hıristiyanları nasıl böldükleri anlatılmıyor. Batının gözünde Doğunun Müslümanı da, Hıristiyanı da, Türk’ü,  Kürt’ü, Süryani’si aynıdır hepsine aynı gözle bakıyor. Böyle bir ortamda aramızdaki farklılıklardan çok ortak noktaları öne çıkararak bu ülkenin birlik beraberliğini, bütünlüğünü sağlamak için var gücümüzle çalışmalı, gayret etmeliyiz.

Bilmem biliyor musunuz, Süryanice Aramice’nin bir lehçesidir. Arapça ve İbranice de öyle. Müslüman gelenekte cennet lisanının Hz. İsa’nın dili olan Aramice olacağı anlatılır. Bize yeni bir tarih okuması gerek.

Hz. Ömer’in kilisede namaz kılma teklifi önemli. Hz. Ömer’in de “daha sonra başka Müslümanlar da benzer taleplerle korkarım sizi rahatsız ederler, onun için dışarıda kılayım dediği rivayet edilir. Mabedi yıkılan bir cemaate Mabedlerinin inşası için yardım edildiği onlara ibadet edecekleri yerler tahsis edildiğini de biliriz. Emanetimiz altında yaşayan Hristiyanların kendi aralarında ihtilaf edip, bizi hakem yaptıklarını, Mabedlerinin anahtarını bize emanet ettiklerini de biliyoruz.

Ve bugün, Ayasofya’da ilk cuma kılınacak. Ama bu iş “açıldı, bitti” şeklinde olmamalı. Şimdi omuzlarımızda çok daha büyük sorumluluklar var. Dilerim birileri bu olay üzerinden hakikat dışı argümanlarla bu işi sulandırmaya kalkmaz. Belki daha fazla okumamız ve düşünmemiz gerek. 

Ayasofya’nın yeniden Mabed oluşu ile ilgili olarak bugünü tebrik ediyor, bu süreçte emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. 

Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(32)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bekir keskin

25 Temmuz 2020 11:23

Hani reis için her icraat ta tek adam diyordunuz,şimdi ayasofya açılışında emegi geçen herkese öylemi ? Abdurrahman dili ?

Mmmmmmm

24 Temmuz 2020 23:53

Ayasofya yı bugün açan belli Erdoğan ismini vererek neden teşekkür etmiyorsun. Erdoğan size bundan sonra eleştirecek yazacak bir şey bırakmadı hitabettiğiniz kitlenin sevincine burun kıvırmadan kibirlenmeden ortak olun

Okur cahil

24 Temmuz 2020 21:21

İHL li ve hafızım yazmışsın da yalan yazmışsın. Sen anlaşılan Çağdaş yaşamı destekleme derneği'nin de hafızlık eğitimini tamamlamış sın hadi oradan.

Okur

24 Temmuz 2020 19:08

Efendiler,efendiler bir dakika Ayasofya kimin mabedi , ne için kim yapmış önemli olan aslına iade etmektir bize yakışan onuda kusura bakmayın Gazi Mustafa Kemal yapmıştır,siz diyecesinizki sen solcuydun,hayır efendim ben dinimi öğrenmiş bir imam hatip mezunu hafız birisi olarak derim ki Ayasofyada kılınan namaz sahih değildir zira put içeride olduğu sürece hiç kimse kusura bakmasın namazları fasittir, kendinizi aldatmayiniyi düşünün

Ayasofyayı iyiki ahır yapmamışlar

24 Temmuz 2020 17:16

Bazıları müze olarak kalsa diyorlar ahır yapılsaydı ahır olarak kalsın derler miydi? Onlar için hayvanca bir hayat olduğu için farkeder miydi müze veya ahır olması

mehmet

24 Temmuz 2020 16:27

İnşallah ayasofya aile ve gençliğin kurtuluşuna vesile olur.Keşke siyaset güdülmeden herkes çağrılsaydı.Z kuşağı bu camileri doldurmuyor.Asıl meselemiz dindar bir nesil olmalı ama 20 sene de tam tersi oldu.ihl öğrencileri ile normal lise öğrencisi aynı seviyeye geidi

şükrü Onuk

24 Temmuz 2020 16:22

Zamanında çoğunluk olarak karşı çıkılmasına rağmen evrim teorisinin müfredata alınmasına mani olunamadı , tv de topluma karşı evrim teorisi milletle alay edilerek ballandıra ballandıra anlatılmasına ses çıkarılamadı , etkisiz çok az kişiler dışında şiddetli muhalefet hiç olmadı ancak yıllar sonra uygun zaman kollanarak kaldırılabildi . Ayasofya da da aynı durum söz konusu çok daha önce yapılması düşüncesi her zaman vardı gereken işlem uygun zaman hesabıyla bu güne nasip oldu . Devlet ile millette cumhuriyet tarihinde ilk defa söz ve eylem birliği oluştu ve gereği yapıldı ,hala inanmayıp hayal kırıklığına uğrayanların daha çok hayal kırıklığına uğrayacakları devrim niteliğindeki işler uzak değil .Ecdadın emanetine sahip çıkma bir hakkı yerine iade etme başarısını gösteren cesur iradeyi milletçe kutluyoruz. Bunun içinde çok sevinçli ve mutluyuz .

Memory

24 Temmuz 2020 15:26

Hocam, Yahya Kemal Beyatlı 'nin İstanbul'un fethini gören Üsküdar şiirinde; Üsküdar semti tam 53 gün gözyaşları içinde dua ederek fethin gerçekleşmesini temaşa etmiş. Uyanıkken görülen rüya gibi bakmış olan bitene.Ayasoya 'nin ibadete açılmasını bizler de tam 86 yıl dualarla bekledik.Ve bu açılış bana kendimi İstanbul' un Fethini Görmüş Üsküdar semti gibi hissettirdi.Buradan sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür ediyorum. Bu vesileyle kendilerine bir şiir yazdım.Buradan hediye etmek istiyorum. ......Kurutsam sinemde büyüyen hoyrat çıbanı / Avutsam sürüsünden ayrı düşmüş çobanı/ Gün yüzlü çoban bana ver içindeki yabanı / Kalk ayağa tut asanı kuşan hırkanı./ Aldırma hakır hakır gülenler varmış/ Fani dünyayı cennet bilenler varmış / Alev alev yanarken mum gibi sönenler varmış/ Sen giderken geriye dönenler varmış./........ Sayın Cumhurbaşkanım ben Anadolu çocuğuyum duygularımı böyle ifade edebiliyorum. Buradan sizi selamlıyorum. Sürüsünü kurda kuşa yem etmeyen memleketimizin tüm gün yüzlü çobanlarına selam olsun.

turgut ertav

24 Temmuz 2020 15:22

Diyanet İşleri Başkanı elinde kılıçla Ayasofya da hutbeye çıktı.Türk literatöründe alınan savaşla yerlerde hutbeye kılıçla çıkılıyor.Yani burası kılıç hakkımızdır diyorlar.Ancak bu davranış ,islami hükümlere aykırı.Kılıç hakkı saftası, Osmanlı Devletinde uydurulmuştur.İslamda kılıç hakkı yoktur. 

Ak yandaş

24 Temmuz 2020 15:07

Bugün sadece Türkiye degil.dünyadaki bütün müslümanların gurur ve sevinç fuyacagı sevinç gözyaşı dökecegi tarihi bir gün..Bu bir parti degil inanç meselesi inancın zaferi..Buna sevinmek için normal bir T.C vatandaşı hatta müslüman olmasa bile müslümanlara kin ve.nefretle bakmayan her vatandaşın sevinecegi gurur duyacagı olay..Kimki bugün mutlu gururlu degilde öfkeliyse o yunandır o rumdur.İsmi ferhat gibi türk çe ve müslümanca isimlide olsa.

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle