--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Uçurumun kenarında

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
44

The Economist “müjde” verdi!? Boşuna debelenip durmayın “Kıtlık ekonomisi”ne hazır olun!

Büyüme hedeflerini boşverin (!?). Mevcudu koruyun yeter!. Bakın pandemi var dediler, oldu. Kriz var diyorlarsa vardır!? The Economist yazıyorsa doğrudur!? Kapaktan duyurmuşlar, raflar boşalıyor! Hani “Bitcoin çıkıyor” diyorlar çıkıyor, “çöküyor” diyorlar ya çöküyor. Aynen öyle, şimdi de “kıtlık ekonomisi”ne hazır olun. 

Bir zamanlar “tüketim toplumu” olmuştuk. Dünya ekonomisi talep eksikliğinden şikayetçi idi.  Şimdi arz eksikliği söz konusu. Bu da ekonomide yeni bir durağan döneme hazır olunması gerektiğine işaret. Fiyatlar yükselecek, işsizlik artacak. Zaten petrol fiyatları arttı. Elektrik fiyatları artarken, işsizlik de artacak ve emek maliyetini düşürerek pazarda rekabet etmek isteyen ülkeler otonom robotlara yönelecek. Zaten sistem ona göre kurgulanmış. Bu büyük işsizler ordusu ile dünyanın başı dertte olacak!

Bir yandan da “İklim konferansının gösterdiği yönde, sürdürülebilir politikalarla yarınlarımızı kurtarmak için, CoVID örneğinde olduğu gibi herkesin gösterilen kurallara dikkatle uyması gerekir”. Paris iklim anlaşmasının oy birliği ile onaylanması en çok Bill’in adamlarını mutlu etmiş olmalı. TBMM’de yapılan oylama, Türkiye’de gerçek bir muhalefetin olmadığını bir kez daha bütün çıplaklığı ile göstermiş oldu. Ortaya çıkan gerçek şu: Yok aslında birbirlerinden pek farkları, tek farkları adları. Keşke oylamadan sonra birbirlerine sarılıp kutlasalardı. Dikkat ettiniz mi, grup başkanları arasında bir istişareye de gerek kalmadı. Hepsi hiçbir girişime gerek kalmadan aynı safta buluştular. Yüzlerini Bürüksel’e, Washington’a döndüler ve saflarını sıklaştırdılar. İşaret aldıkları an batıdan, hepsi aralarındaki tüm ihtilafları unutuveriyorlar.

Sahi, otonom robotlar devreye girdikten sonra milyonlarca yeni işsizle nasıl başedeceksiniz? Onlara nasıl iş ve aş sağlayacaksınız? Otomobiller şoförsüz, okullar öğretmensiz olacak, bu insanları ne yapacaksınız? “Resetleyelim” gitsin mi! Mali dengeleri nasıl koruyacaksınız?  Konvansiyonel sanayi ve ulaşımda enerji talebini nasıl karşılayacaksınız? Hükümetlere güven kaybolacak, toplumsal olaylar artacak! Rekabet iç piyasada ve diğer ülkelerle imkansız hale gelecek! Özel sektör de, kamu sektörü de bu dalgaya karşı direnemez. Baharı beklerken, soğuk bir kışla karşı karşıya kalabiliriz. Cennet hayal ederken cehennemde bulabiliriz kendimizi. Çünkü, oraya giden yolları döşüyoruz iyi niyet taşları ile. Unutmayalım ki, cehennemin yolları çoğu zaman iyi niyet taşları ile döşelidir.

Bakın bu çöküş sadece küçükleri vurmayacak, orta ölçeklileri, de, büyükleri de vuracak. Bakarsınız ABD de bölünür, Rusya da, Çin de, Hindistan da! AB ve NATO dağılır. 2. Dünya Savaşı sonrası yeniden şekillenen dünya bir kez daha sınır, rejim ve iktidar yapıları olarak yeniden şekillenir..

Korkulan olursa kıyamet “Z kuşağı”nın üzerine kopacak. Birileri bu kuşağı kobay olarak kullanacak. İntihar kuşağı da diyebiliriz bunlara. Benim dedem 1. Dünya Savaşı’nı yaşadı, babam 2. Dünya Savaşı’nı yaşadı, ben Soğuk Savaş dönemini yaşadım. Kimbilir, belki de benim çocukların yeni bir dünya savaşının, biyolojik savaşın, siber savaşın, kimyasal savaşın, gıda savaşının, RF savaşının şahitleri olacaklar. Dilerim yeryüzünde bir cennet ve ebedi bir hayat hayali, yeryüzünde bir cehennem ve ölümle sonuçlanmasın. 

Felâketler artık bu zamanın bir gerçeği. Böyle giderse gelecek günler geçen günleri aratacak. Aile, gençlik, siyaset, ekonomi, finans, aklınıza ne geliyorsa, iklim, çevre kirliliği, açlık, hastalıklar, tabii afetler vs.. Çöküşler domino etkisi ile birbirini tetikleyerek süreç gerçekten büyük bir fitneye dönüşebilir. Sosyal güvenlik sistemi, iflas eden esnaflar, işsizlik, banka borçları bu süreçte ciddi bir sorun haline gelecek gibi. 

İnsanlık bir ateş çukurunun kenarına doğru sürükleniyor. İrtidat, ihtilat dönemine girdi sanki insanlık. “Kahtı rical” dönemini yaşıyor gibiyiz. Dün başörtüsü mücadelesi verenlerin kimilerinin çocuklarının başında başörtüsü durmuyor. Bir hanım kardeşimizin ifadesi ile bu başörtüsü ne mübarek bir şey ki, içindeki manayı kaybeden başın üzerinden sıyrılıp gidiyor. Kimleri de, servet, makam sahibi olduktan sonra, o mücadelelerini ranta çevirip, dünyalıkla değiştirdiler! İnsanlar neye inanacaklarını, kime güveneceklerini şaşırdılar. Adaletsizlik ve ahlaksızlık kitleleri bir arada tutan değerleri yiyip bitiriyor. Sui istimal, rüşvet ve torpil söylentileri, merkezde ve taşrada yerel yönetimlerde insanların siyasete güvenini kaybetmelerine sebep oldu. Din, akademi, kanaat önderleri, asker, polis, yargıya da güven erozyonu zirve noktada. Basını zaten artık ciddiye alan yok. Hepsi sahibinin sesi. Hayali tirajlarla, meddahlık ya da tetikçilik yapıyorlar. “Hayat eve sığar” dediniz. Bu hayat toplumu psikolojik olarak çökertti. Her gün ölüm istatistikleri, sokakta maskeli insanlar ve yasaklar.

Herkes çözüm soracak. Çözüm Kur’an’da, Siret’te ve Sünnet’te. Ahir zaman fitnesine hazır olun. Allah’a dayanın, sa’ye sarılın, hikmete ram olun. Akif’in dediği gibi “yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol”. Tevbe edelim, sabırlı olalım, istişare ve şuradan ayrılmayalım, tefrikaya düşmeyelim. Ve bütün bunların bir imtihan olduğunu ve Allah’ın razı olduğu kulları mahzun olmayacaklarını.. Şeytan ve onun aveneleri için ise büyük bir azap var. Biz paylaşmayı bilelim. Unutmayalım ki, kederler paylaşıldıkça azalır ve mutluluklar paylaşıldıkça çoğalır. Sonunda bu günler de geçecek. Unutmayalım ki, bize hayır gibi gelen şeylerde şer, şer gibi gelen şeylerde Allah hayır murat etmiş olabilir. Sonunda herkes layık olduğu gibi idare olacak. Bizler de kendi hakkımızdaki hükmümüzü değiştirmedikçe, Allah da bizim hakkımızdaki hükmünü değiştirmeyecek! Düşman dışarıda değil içeride; dünyayla ilişkimizi gözden geçirmemiz gerek.

Pandemi komplosu sadece kişileri değil, kurumları, cemaat yapıları, ekonomi ve siyaseti de vurdu. Yargıyı da akademiyi de, mediayı da vurdu. Şimdi her anlamda ve her alanda bir tasarrufa, toparlanmaya, yardımlaşmaya ihtiyaç var. Global Reset çetesinin dayatmalarına boyun eğerek kurtuluşa ulaşmamız imkansız. Maddi ve manevi açıdan bir toparlanmaya ihtiyacımız var. Belki de yeni dünya savaşı bu kez bu şekilde oluyor. Ve bizler denizde yaşayan ve denizin varlığından habersiz balıklar gibi ne yapacağını bilmez halde, kaçtığımızı sandığımız şeye doğru koşuyoruz. Yeni musibetler, hastalıklar, krizlerle karşılaşmadan şimdi bir karar vermemiz gerek. Yarın çok geç olabilir. Selam ve dua ile.

 

Yorumlar

(44)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

ahmet beycan pirahmetoğlu

19 Ekim 2021 11:34

görüşlerinizin doğruluğuna katıldığımı belirtirim.

İsmail

13 Ekim 2021 08:52

Bu.millet.yani.bizlerdaha.fazla.azimli.kararli Durust.olmaya.cok.calismaya.hazir.olmaliyiz

Gürkan baki

13 Ekim 2021 00:07

Sevgili yazar sizi ye'se kapılmış ümitsizliğe düçar olmuş gibi umudunu yitirmiş ve manen yıpranmış ve negatif düşüncelere kapılmış ve fikri sabit hastalığına yakalanmış birisi gibi gördüm yazınızı okuyunca söylediklerinizin çoğunu kabul etmekle beraber okuyucuları karamsarlığa kaosa ve gelecek kaygısına sevkeden söylemlemlerinizden vazgeçmenizi tavsiye ederim BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ HZ DERKİ :HERŞEYİ MADDE DE ARAYANLARIN AKILLARI GÖZLERİNDEDİR GÖZ İSE MANEVİYAT TA KÖRDÜR.....HUTBE-İ ŞAMİYE ESERİNİ VE RİSALE-İ NUR KÜLLİYATINI OKUMANIZI TETKİK EDEREK OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM KURAN'IN BU ASIRDAKİ MANEVİ TEVSİRİ VE DERSİ MADDİ VE MANEVİ UMUM MESELELERİ HALLETMİŞ İNSANLAR SADECE DÜNYA DA VE DÜNYA HAYATI YAŞAYACAK LARMIŞ GİBİ DÜŞÜNÜP DÜNYAYA BAKAR VE BAKTIRIR GİBİ Bİ YAZI YAZMIŞSINIZ İNSANLARI ÜMİTSİZLİĞE İNKİSAR-I HAYALE UĞRAMAYA TEŞVİK ETMİŞ GİBİ YAZMIŞSINIZ, ELBETTE ZÂTINIZ İYİ BİLİRLER Kİ KAİNATTA EN YÜKSEK HAKİKAT İMANDIR DAHA BÜYÜK MESELE YOK AHİRET HAYATI MÜHİM OLAN... BAHSİNİ ETTİĞİNİZ ÖNGÖRÜLERİNİZİN ÇOĞU SADECE TEVEHHÜM VE EVHAM HEPSİNİN ÇÖZÜMÜ KURAN'İ TEVSİRİ RİSALE-İ NUR DA MEVCUT. BÜYÜK DEVLETLERİN FARAZA ÇÖKMESİ BATMASI DAĞILMASI PARÇALANMASI İSE İNŞAALLAH İTTİHAD-I İSLÂMA VESİLE OLUR VE SEBEP OLUR RİSALE-İ NUR DA BU GİBİ YÜZER MÜJDELER VAR.. HÜLÂSA AHİRET GİBİ DÜNYA SAADETİ DE YANLIZ İMANDA VE İSLÂMİYET TEDİR DER BEDİÜZZAMAN YILLARDAN BERİDİR İSLAM DAVASI İÇİN ÇALIŞAN SİZİN GİBİ BİR AĞABEYİMİZİN BU TARZ KARAMSAR VE ÜMİTSİZ VE UMUTSUZ YAZILARI BENİ HAYRETE DÜŞÜRDÜ BELKİ YAZINIZA YANLIŞ MANA VERDİM DOĞRU ALGILAYAMADIM MAKAMINI ÇÖZEMEDİM BİLEMEDİM HAKSIZ MUKABELE EDİYORUM DUR LAKİN HANGİ MAKAM VE MANA İLE BAKILIRSA OKUYUCULARIN MÜTEADDİT FEHİMLERİ VE İSTİDALARI OLDUĞUNDAN BENİM GİBİ İSTİHRAC ETMELERİ MUHTEMEL, BU YÜZDEN SİZ BÜYÜKLER VE YAZILARI BİNLERLE KİŞİLER TARAFINDAN TAKİP EDİLEN AĞABEYLERİMİZİN DAHA DİKKATLİ VE UMUT VERİCİ VE ÜMİTLENDİRİCİ SÖYLEMLERDE BULUNMANIZI TAVSİYE EDERİM.. "Evet ümidvar olunuz, şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sadâ, İslâm'ın sadâsı olacaktır!" Tarihçe-i Hayat - 133 bediüzzaman ın by müjdesini kendinize ve okuyucularınıza rehber etmenizi tavsiye ederim Gürkan baki hürmetler saygılar

Ferhat

12 Ekim 2021 22:07

Allah in ipine sımsıkı sarılalım. 

ahmet ok

12 Ekim 2021 22:07

Bu adama mRNA aşısı mı yaptılar? 

Namyelüs

12 Ekim 2021 21:11

Uzmanı olmadığın konuda aşı karşıtlığı tavrını sürdürüyorsun.

Rıza ekber

12 Ekim 2021 20:23

Anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az aliii.

Aliekber

12 Ekim 2021 17:11

Hocam yine hariçten gazel okuyorsun

MECİT ZEREN

12 Ekim 2021 16:04

MATBAA BULUNDUĞUNDA, BUHAR TEKNOLOJİSİ VE SONRASINDA İÇTEN YANMALI MOTORLAR BULUNDUĞUNDA DA AYNI ENDİŞE VE TARTIŞMALAR YAŞANMIŞTI. NE OLDU, İNSANLAR DAHA REFAH İÇİNDE YAŞAMAYA BAŞLADILAR.

Malkoç

12 Ekim 2021 14:25

Gazeteci Emin Çapa , "İktidarın şapkadan tavşan çıkarma imkanı yok, çünkü şapkadaki tüm tavşanları öldürdüler, hepsi ölü." dedi.

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle