--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Patara

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
79

2019 da Kültür Bakanlığı 2020 yılını ‘Patara Yılı’ ilan ettiklerini duyurdu. Corona geldi, kimse Patara’yı konuşamadı doğru düzgün. Bu duyurunun ardından vatandaşlar Patara nerede, Patara hangi şehirde, Patara hakkında bilinmesi gerekenler sorularına cevap aramaya başladı. 2020 yılının turizm teması seçilen Patara, Muğla’nın Seydikemer ilçesi ile Antalya’nın en batısındaki Kaş ilçesinin Gelemiş Köyü sınırlarında yer alıyor. “Kaş” dedik de hani şu arasına sınır çizgisi bile çizilemeyen, bir tüfek menzili uzakta “Meis  isimli “Yunan adası”!? var ya, işte oradaki ana karadan söz ediyoruz.

Patara o kadar çok şeyle ilgili/ilişkili ki! Konu kaplumbağa, kum, deniz fenerinden ibaret değil.

Likya Birliği’nin 3 oy hakkına sahip 16 şehrinden biri. Bir başkent. MÖ 1200’lere uzanan bir tarihi geçmişi var. Bazıları bu tarihi MÖ 4000’e kadar uzatır. Dünyada ilk Parlamento burada kurulmuş. Belki de ilk seçim, ilk Demokrasi burada hayat buldu. Patara, Büyük İskender’in kuşattığı kentler arasında. Yani Eflatun ve Sokrat da şehri ziyaret etmiş. Mitoloji’de Patara’yı “su perisi Lykia” ile Apollon’un oğlu Paturus’un kurduğu anlatılır. Tabii bu hikayelerin kaynağı Herodot.

Noel Baba olarak bilinen Saint Nicholas’ın hocası da Pataralı. O zamanında tevhid inancının öncülerinden biri. Paganlar onu şehid etmişler. Yani Saint Nicholas bir şehidin talebesi. O şehidin mezarı da Patara’da bulunuyor. “Işık ülkesi” anlamına gelen Likya’da, doğu Akdeniz’de bulunan 3 hububat deposundan biri Patara’da bulunmaktadır.

Hitit metinlerinde Lukka halkından bahsedilir. Hititçe’de Patar, Likya dilinde Pattara olarak anılan şehirdeki Lukka’lılar bağımsız, gözüpek, özgür, Doğu Akdeniz’de korsanlıklarıyla korku salan bir halk olarak tanınır. Lykialılar, ataerkil değil soylarını annelerine göre tanımlarlardı. Bu da beni İsrail etkisi olarak değerlendirilir.

Likyalılar MÖ 1295’de Mısırlılarla yapılan Kadeş Savaşı’nda Hititlerin saflarında, Troia savaşında da Troia saflarında savaştılar. Likyalılar Anadolu’da Roma İmparatorluğuna son katılan eyalet olarak bilinir.  Likyalılar (Doğru ifade Lykialılar) , MÖ 545’de Harpagos komutasındaki Perslere karşı direnemez. Pers istilası MÖ 334’de Makedonyalı Büyük İskender’in İstanbul Boğazını geçip Anadolu’ya geçişinin ardından ve MÖ 333′de Granikos savaşında Persleri yenişi ile sonuçlandı. Herodot Likyalıları şöyle anlatır. “Kadınları, çocukları, köleleri kaleye doldurup ateşe verdiler. Yeminlerle bağlı kalan halk kahramanca direndi ve savaşçıların tümü bu savaşta öldürüldü.” 

MÖ 42’de Romalılar şehri yeniden kuşattılar.. Yenileceklerini anlayan Likyalılar güçlü bir direniş sergilediler. Ancak daha fazla direnemediler. Yine de esareti kabul etmediler. Esir alınacaklarını anlayanlar intihar ettiler. Sezar’ın katili Brutus askerlerin öldürülmemesini, canlı olarak esir alınacaklar için ödül vaad etti ama ancak 150 kişi sağ ele geçirilebildi.

Lykia’ca Yunanca ya da Grekçe diye bilinen dilin atası sayılır. Grek, Girit ve Mora çevresindeki Lykialı denizcilere verilen isimdi. Bu dil de bu denizcilerin konuştukları kırma bir dildi. MÖ 3.YY’da Lykçe artık kullanılmamaya başladı ve yerini Helence’ye bıraktı.. Helence kent adları bu tarihten sonra ortaya çıkmıştır. Mezopotamyadaki dillerin kökeninde Aramice olduğu kabul edilir.

MS 141’de büyük bir deprem yaşayan şehir MS 5 Ağustos 240’da meydana gelen 2. büyük depremle önemini kaybetmeye başladı. Bizans döneminde Lykia kentleri küçülerek varlığı sürdürse de MS 7. YY’daki Müslüman Arapların gelmesi ile metruk bir şehir haline geldi.

İonia’lı tarihçi Herodot Kaf dağı, Babil ve Mısır mitolojisinden yola çıkarak MÖ 9.YY’dan itibaren deniz yolu ile İonia’ya gelen bu hikayelerden esinlenerek, İonların tanrılar sistemini kurguladı. MÖ 700’lü yıllarda  Hesiodos bu tanrıların soy zincirlerini hazırladı. Tanrıların isimleri, görevleri, sıfatları / unvanları, akrabalıkları ve sembollerini tanımladı.  

Bölge 1424 yılında Osmanlı egemenliğine girdi. 1478’de Sultan Cem’in Rodoslularla görüşmek üzere Patara’ya geldiği de biliniyor. Abdülhamid döneminde burada telgrafhane kurulmuştur. Patara aynı zamanda Osmanlı döneminde Libya ile aramızdaki telsiz telgraf için de bir haberleşme merkezi idi. Limanı eskiden çok önemli idi.

Daha sonra “Noel Baba” adıyla anılan Aziz Nicola ya da namı diğer Derviş Nikalaus eğitimini Kudüs de alsa da onun Hz. İsa şeriatı ile tanışması muhtemelen Olympos’lu Methodius ile oldu. Likya’nın ilk bilinen piskoposu Methodius MS 312’de Paganlar tarafından  Patara’da idam edildi. O da son peygamber öncesi dönemde yaşayan Hanif Müslümanlardandı.

MS 4-7 YY arasında Bizans dönemi, bölgede Hıristiyanlığın kurumsallaştığı ve çok sayıda  kilisenin inşa edildiği dönemdir. 2000 yıldır ayakta kalan dünyanın en eski, belki de ilk Deniz Feneri Likya’dadır. Deniz Feneri’ndeki kitabede Fener’in, MS. 64/65’de Roma İmparatoru Neron tarafından yaptırıldığı yazılıdır. 

Belki bir gün de Aziz Yorgi, Aziz Sotri, Aziz Ayani’den söz ederim, hani şu Mudanya’daki Triana manastırını kuran hanif Müslümanlardan. Bugün, Doğu Akdeniz’den bahsederken, Akdeniz’den Ege’ye dönüşte köşe başındaki bir halktan söz etmek istedim. 

Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(79)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Mehmet Nur Yürek

15 Ağustos 2020 16:36

Allah yar ve yardımcınız olsun

Filiz Bağcı

15 Ağustos 2020 15:46

Bilgilendirme için teşekkürler.

mustafa şen

15 Ağustos 2020 10:41

çokmu zor hatayaptim demek!! it izinin at izine kariştigi şu zamanlarda sabredenlerden olabilmek yok 18 yil öncesinden bu gune ulkede sanki hic birsey yapilmamis gibi davranmak zamaninda sultan abdulhamit te de aynisini yapmisti milli şayirimiz. devlet gitti hilafet bitti pişmanliklar boş hevadan öte birşey ifade etmez isteyimiz şeffaf olalim yeter gerekyok ayrişmaya sevenlerinizi hayalkirikligina ugratmaya sabir sabir sabir

vatandaş

15 Ağustos 2020 01:29

yorumu karanlıkta ve acele yazdıgım için bayagı karışmış.Tekrar edeyim.ASYA rümuzlu arkadaş güzel bir tespit yapmış.Geçmiştede T.Özal gibi vizyon sahibi bizi geri kalmış ülke olmaktan kurtaran fakirlik ve yoksulluktan kurtaran bir dahi deha lideri basınında çabaları ve papatyalar yakıştırması yüzünden kadınlar üzerinden T.Özal a büyük imaj ve itibar darvesi vuruldu.sonuçta altın dönem bitti tekrar koalisyon ve krizler dönemi başladı.Şimdide aynı yolmu izleniyor kafama takılan bu .Yoksa bende çogunlukta bu sözleşmeye karşı.

Ak yandaç

15 Ağustos 2020 00:27

Arkadaşlar sorun eleştirmesi degil elbette reşsinde akpartininde hataları yanlışları var eleştiri yapan akpartiye şyilik yapar.Sorun Sayın Dilipak gibi usta bir yazarın papatyalar gibi çok yanlış şeyler çagrıştıran geçmişþe basının T.Özal gibi milli ve yerli bir lideri kadınlar üzerinden yıpratılması ve başarılı olması.c.h.p lilerin bilemyapmadıgı bu kötülügü Dilipak ın yapması bizi derinden sarsmış ve yaralamıştır.şimdi ACABA YOKSA Dilipaktamı diyoruz..

Yorumcu vatandaş sarhoş kafayylamı yazdın

15 Ağustos 2020 00:14

yazdıkların anlasılmıyyor. Su birdaha baştan anlat.

sayın dilipak.bugün durgunsun yorumda kabul etmiyon

14 Ağustos 2020 22:57

sayın akit çalışanları sayın dilipak,a sahip çıkın sinirleri bozulmuş olur basın özgürdür.kimse susturamaz halkın dili göz bebegidir sayın dilipak seni Allah için seviyooruz.

Vatandaş

14 Ağustos 2020 22:42

Dünkü yırumlarda ASYA rümuzlu kardeş olayı güzel net ankatmış.Papatyakar kelimeside çok yanlış ve bilşnçli kulkabdıysa sayın Dilipak ta bşzi sattı denejtşr.T. ÖZAL gibi vizyon sahibi bizi fajirlik vw yojsulkujtan kyrtaran bşr dehayı medyanın tğrlü yakanlarıyla başta papatyalar kelşmesşyke çok güzel yıprattılar üljeyi koaslisyonkara ve düşnanca tutum segikeysn bşr sürü yalanla demşreli ön pkana aldılar Sobrası facia rezalet koalisyonlar krizler ve dibe vurma kaybolan yılkar ve batan ejonomi. Tekrar aynı leyleri yaşatnak içşn şimdide oyunkar oynanıyır.Yazık plur üljene ve bşze.Reşse ve akpartiye degil olan bşze olur.

sayın dilipak

14 Ağustos 2020 22:40

bir kişi yorumcu deyil.iki satır kkonmuştukca akp zarar veriyorsunuz demmiş burda konnuşan yok yazışan var kimde morel kalmışki ülkenin yazarı ozanı susturrulamaz sayın dilipakın bir çıkarımı varki inancından dolayı bir kötülük ggörürsen elinle daha olmazsa dilinle dahada olmasza kalbinle buguz edeceksin dusturu var aldıgı ahlak terbiye bunu emrediyor herkkes birşey söyledi sayın dilipakın elinde kaldı bir bununla deyil 5 G olayınıda deşife edince tamamen,istenmez yada kınandı. toplum yanlız bırakmadı.bak nediyor konuştukca akp zarar veriyorssunuz ya cemal enginyurt bileti kesildi demokrasi insan hakları böyle.

Abdullah

14 Ağustos 2020 21:55

Sokaklarda pankart açan Fahişelere, kafirlere,...gösderdikleri anlayışı, nezaketi,hoş görüyü beraber ıslandıkları..dinkardeşlerine göstermediler....

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle