--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Neuralink

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
49

ABD Gıda ve İlaç İdaresi FDA, “çığır açan cihaz” dediğine göre, kutsal ABD imparatorluğunun ruhani konsülü adına, sağlık, gıda ve ilaç konusunda söz söyleme yetkisine sahip bu örgüt, sözünü söylediğine göre, buna kim karşı çıkabilir ki! Ayrıca “yeni normal” dönemin “yeni din”i bilim böyle buyuruyorsa!? Neuralink’in tanıtımında, uygulama “Domuz” üzerinde gösterilmiş. “Domuz haram” dediğinizi duyar gibi oluyoruz. O kutsal kitaptaki “domuz” tarihsel bir canlı. Yeni domuz onu kutsal dışına iten olumsuzluklardan arındırılmış, hijyenik bir domuz!?

Bilim buyurursa bilim adamı, insandan domuz da üretebilir. İnsan geni aktarılan domuz olabiliyorsa, domuz geni aktarılmış bir insan da olabilir! Ama tabii o “insan” insan olur mu, o ayrı bir konu!

Tanıtım videosundaki kırmızılar yerleştirilen elektrotları, yeşil alanlar da ateşlenen nöronları gösteriyordu. Bu elektromanyetik aktiviteler sonucu bio kimyasal oluşan beyin aktivitesine yol açan reaksiyonlar elektrotlar vasıtasıyla dışarı aktarılıyor. Nesneler arası iletişim teknolojisi ile bu şekilde bilgisayar üzerinden hayvan ve insan beyni sisteme entegre ediliyor. Burada bir “Bal tuzağı” var. Bu teknoloji, engelliler için olduğu kadar Parkinson ve  Alzheimer hastaları için de çözüm sunabilecek.

23 mm çapa ve 8 mm kalınlığa sahip beyin implantı’nın, hafıza kaybına depresyona ve görme engeline kadar çeşitli nörolojik sorunları ve omurga yaralanmalarını çözebileceği iddia ediliyor.

Dahasını söyleyeyim, rüyalarınızı bile kaydedebileceksiniz. Beyninize bilgi yüklemesi ve düşüncelerinizi bilgisayarınıza kayıt imkanı da sunan bu cihazla, düşünce bazlı oyun da oynayabilirsiniz. Uçan otomobilinizi de kullanabilirsiniz. Uzaktaki bir arkadaşınızın gördüklerini siz de görebilirsiniz. Mutluluk ve heyecan duymak istiyorsanız ya da farklı lezzetler ve hazlar için de beyninize göndereceğiniz bir sinyal yeterli olabilecek. Yani cennette gibi hissedebileceksiniz kendinizi, hayal edeceksiniz ve o gerçekleşecek. Düşünerek televizyon kumandasına gerek kalmadan kanal seçebileceksiniz, şifrelerinizi hafızanızda tutmaya da gerek kalmayabilir. Kapı açmak için anahtara, bankamatikten para çekmek için plastik kartı, hatta bankaya gitmeye de gerek yok.

Ne güzel değil mi? Ama bir sorun var! İşin bu kısmı o bala katılan zehir. 

İstanbul sözleşmesi gibi, size bir sürü, sayfalar dolusu kulağınıza hoş gelen sözler söyleyecekler, ama ayrıntıda gizli birkaç damla zehir gözlerden esirgenecek. Bal tuzağının özelliği budur zaten. Onun için kitapta “Şeytan sizi Allah’la aldatmasın” denir. Mal, mülk, para, makam, güç de aslında bu anlamda Şeytanın oltaya taktığı yemdir.

Elon Musk Neuralinki anlatırken, hep “bal”dan ve “altın tas”dan söz etti, ama potansiyel risk, kötü kullanım riski ve tehditlerden söz etmedi. Beyniniz resetlenebilir. Haz ve lezzet yükleyenler acı da yükleyebilirler. Domuzun genini değiştirenler sizin de geninizi değiştirebilirler.. Beyninizi hackleyebilirler ve sizi intihara yönlendirebilirler. Uçan otomobiliniz sizin katiliniz de olabilir. Alzheimer ya da Parkinson hastalığına çare olabileceğini söyleyenler, kalp sektesinden sizi dünyadan postalayabilirler de. Biz farklı beklentiler içinde nesneler arası bilgileşim hayali kurarken her anınızın birileri tarafından izlenebilir olacağını, “büyük gözaltı”nda her birimizin sadece bir “nesne” olacağını düşünmedik.. Şimdiden haber veriyorum: Ocak 2021’de “YENİ NORMal” döneme geçerken “Global Great Reset”in tanıtımı yapılacak Davos’ta. Yeni Normal dönem de LGBT+’nın da normalleşmesi sözkonusu. Zaten bu yeni dönem de “İnsan ne kadar insan” o da belli değil ki! Sadece cinsiyet değil, insan yeniden tanımlanıyor. Yeni düzenin yeni siyaseti, yeni ekonomisi, yeni dini, yeni ahlakı, yeni felsefesi de olacak. Bakın, bir kere daha söylüyorum: Bu Covid’19, bu 5G, bu Starlink, bu “Neurolink”, bu Chip Tech., bu GPT3, Bu Dünya Sağlık Örgütünün Global Sağlık Pass.’ı bu din, gelenek, tarih ve gelecek tasavvurundan, cinsiyet kimliğinden bağımsız BİREY, “Toplumsal cinsiyet” saçmalığının bir ürünü olarak ve nüfus cüzdanlarımıza çakılan GENDER hepsi bu tarihin en büyük komplosunun birer parçası. Ülkelerin halkları adeta kendi sırtlarında kendi cehennemlerine kendi sırtlarında odun taşımaya zorlanıyorlar. “Bilim” ve “Teknoloji” bu yeni post modern zamanın putları oldu sanki. Humanizmin de sonu bu. “Post hümanizm” dönemine geçiyoruz sanki. Çünkü cinsel kimliği ile değil, zihinsel fonksiyonları ve genetik yapısı ile insan da değiştiriliyor artık. Kimileri “Trans hümanizm”den söz ediyor. 

Trans hümanizm genetik mühendisliği, bilişim teknolojisi, nanoteknoloji, enformatik ve diğer bilimsel metotlarla insanı her anlamda yeniden tanımlamayı öngörmektedir. Bilgiyi depoladık, sistem beyni okuyor ve kendisi yeni bilgiler üretiyor. Aslında artık öğrenmeye de gerek yok. Çünkü beyne kayıt yapılabiliyor. 20 yıldır bunu anlatmaya çalıştım ama, insanların bu tür fantezilerle kaybedecek zamanları yok. Onların para kazanmak ve koltuk kapmak gibi daha ciddi işleri var!? GBT3 ile geçmiş ve bugünün bilgisinden geleceği öngörebiliyorsanız, ve bunu insan beynine entegre edebiliyorsanız, bilgisayar sizin yerinizi alıyor. Sıradan insanların bilgisi ve  zekasının da bir değeri yok. O zaman geriye ne kaldı. İnsana gerek yok.

Bilmem anlatabiliyor muyum, onların kitabında yeni düzende, “Tanrının kırallığı!?”na giden yolda, “Tanrının ailesi!?” ve onlara hizmet edecek gönüllü köleler dışında kimseye hayat hakkı yok! Peki siz, Allah’a, Kitab’ına ve Resul’üne iman edenler, bu yeni dünya düzenine cevabınız ne olacak! Cevabını arayan soru bu. Unutmayın çaresiz değilsiniz. Onların bir planı varsa “malikil mülk” olan Allah’ın da bir hükmü var. Hükmü lilllah! Mekerallahu. La galibe illallah! Selâm ve dua ile. 

 

Yorumlar

(49)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Tuba

2 Eylül 2020 22:24

Arkadaş herşeyi yapacaklar edecekler deme lutfen.Buda bir hastalık sanki Allah Teâlâ bu kafirlere meydanı bırakacak . 

samimi

2 Eylül 2020 12:00

O günleri peygamberimiz sav. Ümmetimin üzerine öyle bir zaman gelecek ki ; deccal ( insanların üzerinde ilahlık iddiasında bulunan şey,kişi,grub ) ...tek gözü olmayan deccal ( sadece dünyayı ve dünya zevklerini gören ...ahireti görmeyen ,inkar eden ) bu deccal , suyu ateş ( cenneti cehennem) ateşi su gibi gösterecek” ve daha neler diyecek haşa....insanların , ölüm yaşamın elinde olduğunu iddia edecek ...ölümsüzlüğü iddia edecek ...yalancı vaadlerde insanları cehenneme sürükleyecek...yalnızca Allah’a ve Resul’üne uyan mü’minler bu olanların farkında olacak ve sadece onları kaldıramayacak...Allah o kullarından eylesin....amin....

samimi

2 Eylül 2020 11:41

İbrahimin as. ateşine su taşıyan karınca misali gördüklerimizi düzeltmeye....olumsuz olanın uyarısını yapıyoruz sizin gibi bize düşen bu ...gerisini Allah’a tevekkül ettik...Allah bütün güçlerin üstündeki yegane güç....hakkıyla her şeye kaadir olandır....

Neuralink

31 Ağustos 2020 22:51

Sizi 55 yıldan bu yannı taküp edüyrm abey; tam 16, 783 yabancı kelime öğrendim yazılarınızdan; da; hâlâ ingilizceyi öğrenemedim abey; niye ki ne abey?

aydın

31 Ağustos 2020 18:44

Nörolojik açıdan elektrotlarla beyin zarına harici akım göndermenin nasıl bir karşılığının olacağını görmek lazım, bu iş o kadar da kolay değil

Mihal

31 Ağustos 2020 18:11

Aynı arabayı asgari ücretli çalışan bir ALMAN VATANDAŞI 21 aylık ücretiyle alıyor ..... Bizim asgari ücretli aynı arabaya sahip olabilmek için 270 ay çalışmak zorunda...kabaca 22 yıl .... 

Mülayim T

31 Ağustos 2020 15:48

Upgrade filmi tam bu konuda çekilmiş, izleyin tavsiye ederim

İlbeyhan

31 Ağustos 2020 15:38

, KADIZADELİLER HER TÜRLÜ AHLAKSIZLIĞI  YAPARLARDI .... HELAL HARAM FETVASINI DA KENDİLERİ VERİRDİ.... 

Camii sevdalısı

31 Ağustos 2020 14:43

Abe Tunceli kent merkezi sanat sokağına camii yapıp derhal 30bin kişiyle namaza duralım ezanlar susmaz burası müslüman ülke yurdun dört bir yanından ezan sesleri daha gür çıkmalı

hakim

31 Ağustos 2020 13:50

dunyada corona yalanları ile saglık,ekonomi,sosyal hayat felc ediliyor hekimlerden ses yok aynen hukuk katledilirken hakimlerin ,hukuk adamlarının sessiz oldugu gibi.yapılan dilsiz seytanlık. 

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle