--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Homer’in düşü: İlyada ve Odesa

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
57

Anlayana sivrisinek saz!

Troya savaşı. M.Ö. önce 7 ya da 8.YY. Bize bu olayı İzmirli, gözleri görmeyen Homer anlatıyor. Mitolojik tarihin yazarı kendi de bir mitoloji kahramanı olabilir. Anonim bir kitap olarak hafızalara kazınan bir tarihten söz ediyor olabiliriz Homeros’un gerçekten yaşadığını ve bu iki muhteşem epik şiirin yazarı olduğunu hadi kabul etmiş olalım. Madem “Antik Yunan” ve “Roma” halkları da dâhil olmak üzere birçok kişi onun varlığına inanmıştır. Bunun üzerine konuşalım.

Homer’in nerede ve ne zaman doğduğunu, öldüğünü bilen var mı? Bunu kimse kesin olarak bilmese de bazı tarihçiler onun M.Ö. 750 yılı civarında yaşamış olabileceğine inanıyor

“Bu tarih”e bakalım, tarihte Çanakkale’de neler olmuş: “Akha’ların Troya Ovası’ndaki gemi ordugâhındayızdır. Tanrı Apollon’un rahibi Khryses gelir, Agamemnon’un tutsak olarak alıkoyduğu kızı Khryseis’i geri ister. Agamemnon kızı vermediği için tanrı Apollon Akha ordusuna veba salar. Dokuz gün dokuz gece ordu hastalıktan kırılır. Bilici Kalkhas kızı geri vermeyi buyurur. Agamemnon kızı vermeye razı olur, ama onun yerine Akhilleus’un tutsağı Briseis’i alacaktır. Akhilleus’la Agamemnon bu yüzden kavgaya tutuşurlar. Agamemnon Briseis’i alır, ama Akhilleus da barakasına çekilir: Savaşa artık katılmayacaktır. Anası deniz tanrıçası Thetis’ten öcünü almasını ister. Thetis, Olimpos’a çıkıp Zeus›a yalvarır: Akhilleus savaştan uzak durdukça Akhalar zaferi kazanamasınlar. Zeus söz verir, Akhalar’dan yana olan karısı tanrıça Hera ile kavga ederler. Hephaistos onları yatıştırır.

Bu anlatılanlar bana “Kafdağı” yani “Kafkas” hikayelerini hatırlatıyor. Bugünkü Gürcistan üzerinden Karadeniz’e akan, oradan İstanbul boğazından Marmara denizine geçen ve Çanakkale’de yeniden yapılandırıp, İon denizinde Girit ve Mora’da, Babil ve Mısır hikayeleri ile zenginleştirilip patentlendirilip, ambalajlanıp pazarlanan bir intihar roman gibi okuyorum bu hikayeleri. 

Bu hikayelerin içinde Şeytanlar, cinler, muharref din, her şey var. Ama saf olarak hiçbir şey yok.

“Europe” “güç” ve “estetiğin” evliliğidir mesela. Zeus ve Afrodit’in kızlarının yani. Paris kimin çocuğudur. “Helen” ya da “Atena”. İda dağı, hani şu Kazdağları var ya orası. Yani Kazdağları da başka bir “Tanrı dağı”.. Bizde de var Olimpos mesela. Çanakkale savaşındaki Goliath Talud-Calud olayında Hz. Davud’un öldürdüğü Tanrı kıral Calud değil mi? Çanakkale’de Agamemnon da vardı.

Rauf Bey Mondros Mütarekesi’ni İngiliz savaş gemisi Agamemnon zırhlısında imzalamıştı.

23 Mart 1898 tarihinde denize indirilen HMS Goliath, Kraliyet Donanmasına bağlı Canopus sınıfı bir ön-dretnottur. 3.160 ton ağırlığında idi, uzunluğu 120, genişliği 23 ve yüksekliği de 7,6 metre olan gemi 1905 yılına kadar Uzakdoğu’da görev yaptı. Çanakkale Savaşı’nda, 12 Mayıs 1915 tarihinde Muavenet-i Milliye tarafından torpillenerek batırıldı. Ve 2 Ekim 1992’de Deniz Kuvvetleri bir NATO tatbikatında, Ege’de 1974’te Kıbrıs Harekâtı’na da katılmış olan ve Çanakkale’de Goliath’ı vurarak batıran geminin adını taşıyan TCG Muavenet muhribine o gece ABD’ye ait USS Saratoga uçak gemisi tarafından füze atışı gerçekleştiriliyor ve gemi vuruluyor. Şehidler veriyoruz. Görüldüğü gibi “Tanrıların savaşı” sürüyor. Bu tanrılar hâlâ yeryüzünde İlahlık ve Rablik taslayanların savaşları. 

Europe ya da Paris, Atena ve Efes ya da Helen’in, Apollon’un, Goliath’ın, Agamemnon’un hepsinin bir mitolojik kişilik olmasının ötesinde sembolik bir anlamı ve değeri olduğunu unutmayalım. Batının derin gerçeğini bu mitolojiyi, bu sembolleri, bu ritüelleri ve bunlara dayalı kehanetleri bilmeden anlayamayız. Odesa Ukrayna’da bir yerin adı değil mi? İlyada bize neyi anlatır. Bu coğrafyanın mitolojik tarihi batılılara çok fazla şey anlatıyor ama bize fazla bir şey anlatmıyor. Ege’deki 7 kilise, Antakya, Urfa mesela, Zerzevan bize ne anlatır? 

Ertan Özyiğit’e, Baphomet’in kılıcı ile DSÖ’nün Hypocrate sembolü arasındaki farkı, Sağlık Bakanlığı logosundaki çift başlı yılanı sordum. 3 kez kutsanmış Hermes’in asası Cadeceus 2 yılanlı, Sağlık Tanrısı Asklepios’un asası tek yılanlı. DSÖ sağlık tanrısını seçmiş. Bizim bakanlığın çift yılanı şifa ile ilgili bir sembol tabii, Bergama’da da bu sembol var ama, logoyu tam inceleyince Baphomet çıkıyor. Kim, bunu nasıl yapar, bunu nasıl anlamalıyız, bu büyüden nasıl kurtulacağız bilmiyorum.

Batılıların kehanetleri, tarihten kendilerine mitolojik kökler de bulur ya da üretirler. Ve bu “kült”ü önce kültüre dönüştürür daha sonra onu dini bir yorumla bütünleştirerek “yaşam tarzı” politik ve ideolojik bir ütopya haline getirirler. Bu anlamda 1500 sonrası süreçte batıdaki mitoloji anlayışını sadece Pagan kültünün modern bir versiyonu olarak görmek bizi doğru bir sonuca götürmez. Bizdeki Türk mitolojisi ya da Hint mitolojisi anlayışı bir “masal” gibi anlatılıyor. Geçmişe dair kökleri derinlere inmediği gibi, geleceğe dair bir beklenti oluşturmuyor. Sanat ve edebiyattan süzülüp politik ve ideolojik bir yapıya dönüşmüyor. Anlayacağınız mitolojilerimiz de çalındı, bize Eflatun Cem Güney’in çocuk masalları tadında hikayeler kaldı.

Böyle olmalı demiyorum. Batıda bu böyle. Aradaki farkı söylüyorum. Batının şöyle bir kolaycılığı da var. Nasıl olsa bir sabitesi, kutsallığı yok. Çıkar ve rasyonallik yeterli, sömürge döneminde milletlerin sadece topraklarını, altını üstünü ve insanları sömürmedi, onların tarih, gelenek, inanç ve kültleri ile gelecek hayallerini de sömürdü. Onları kendi kazanında eritip kendi hesabına patentledi.

Ha, nerede kalmıştık: Menelaos Paris’i yenecekken tanrıça Afrodit Paris’i kaçırır, Helena’yı da alıp kocasının yanına götürür. Daha sonra ne oldu ya da şimdi olması gereken ne!. Macron ile doğu Akdeniz ve Ege konusunda, Libya konusunda Ekaterini Sakellaropulu arasında bir uzlaşma olacak mı? Paris ve Atena olsaydı bu durumda ne yapardı aceba?. Selâm ve dua ile. 

 

Yorumlar

(57)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Aydın soy

7 Ağustos 2020 23:26

4 yıldır sizi hergun okurum. Bu süreçte 2 yada 3 yazınıza katılmadım. Bu süreçte bazı yalakalar size düşman çünkü Hak bildiğinizi söylediniz. Sizi destekliyoruz eski çizginizi bozmayın lütfen. Müslümanlar 3 sınavı kaybetti. Kadın, makam, para haklısınız

Lütfen gerçekleri yazmaya devam edin.Gelir dağılımındaki dengesizliğin nedenini yazın.

7 Ağustos 2020 20:57

Güzel Türkiyemiz, kadına verilen sınırsız yetki ve özgürlüklerle gittikçe daha refah, daha özgür olmuyor.Tam aileler daha çok kazanma uğruna, daha az çocuk yapıyor, daha çok döviz biriktiriyor, daha çok ev araba alıyor, daha çok rant ekonomisi sağlıyor.Bu gidişat iyi değil.

İbrahim

7 Ağustos 2020 18:15

Dün baş örtüsü mağdurları dinlerinin gereğini yapmaları için kahramanlık teranelerini çalarken bugün sanki yüreklerinde din Kemale erdide modalist kimliği sahiplenerek siyaset arenalarında endam beyan ediyorlar dün Sayın dilipak'I Hak savunucusu görenler küresel tağuti mahkemelere şikayet ediyorlar hakı haykıran dilipak ağabeyimi kutluyorum din talallığı yapıp sermaye yığanlara lanet olsun lanet olsun lanet olsun

AHMED

7 Ağustos 2020 12:42

Hocam sonunda Ak Parti kadın kolĺarı başkanı sizin dediginize geldi. İstanbul sözleşmesini kaldıralım diyor. Sonuna kadar sizi destekliyoruz. Ak Parti sizi de mahkemeye verdikten sonra geti ne kaldı. Ak Partinin bittiğinin işaretidir bu.

Ahmet

7 Ağustos 2020 00:02

..Merhum abdurrahim karakoç neyi olaydı akitte şimdi nevar koronayı falan unuturduk

Ahmet 61 é

6 Ağustos 2020 23:01

Tarikat YOL demek canım kardeşim, yani şeyh,.şıh, gavs, kutb herneyse hepsinin tutturduğu kendine göre bir yol,, haa ister her Samimi müslüman gibi Allahla arana hiç bi kulu sokmaz sevgili peygamberimizi, yüce yaradını dilinden düşürmez şükredersin, şirke bulaşmassın, ister bunların kulu kölesi olur bunlara taparsın, tercih senin, herkesin,,, bizim rehberimiz kuran, YOL göstericimiz hz Muhammed sav,, Kuran Allahdan başka dostlar (veliler) edinmeyiniz der, Biz .böyle öğrendik, bağışla, cehaletimize ver..

Mustafa Adıyaman

6 Ağustos 2020 22:48

Hocam sen ne yazıyon yav valla bişey anlamadım. Akşam yorgun argın işden geldik bir iki yazı okuyak dedik, boşa gayret, heç bişey anlamadım.Biz çok cahil kişileriz heralde.

Abdülkadir

6 Ağustos 2020 22:41

Valla bizim inandığımız dinde de aynısı var.hepsi mitolojik efsane türünde şeyler Allah cin şeytan ifrit melek cennet cehennem huri indirildiği söylenilen Kur'an dan önce Arap ve o yörenin insanlarının inançlarında olan mitolojik ifadeler yani bunda sadece batılılar değil İslam denilen coğrafyada bakmak lazım bana göre din insanların uydurduğu mitolojik hikayelerden başka bir şey değildir.  

Ferhat dan Ahmed 61 'e

6 Ağustos 2020 22:26

Tarikat uygulamasi gayri islami bir uygulama, tarikat ve onlarin şeyhleri her dönem padişah larin fetvaciliğini yaparak saltanat sistemini ayakta tutabilmek için ona islami bir kilif uydurmuşlar ve muminleri gayri islami olan saltanat sisteminw tabi olmalarini sağlamişlardir. 

Ahmed61 den hadiye

6 Ağustos 2020 18:49

Hadi....tarikatlar hakkinda ne biliyorsun? Tarikatların negibi zararları oluyor...osmanlı padişahlarının çoğunun tarikat ehli olduğunu biliyormusun? Tarikatın özü nedir biliyonmu Allahın rızasına uygun yaşamaya çalışmak, sahabe'i kiramın gibi olmaya gayretetmek.

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle