--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Dijital diktatörlük

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
53

Ya da siber diktatörlük! Madem bilgi artık sorun değil, robotlar her şeyi yapabiliyor. RF ya da lazer silahları ile veya genetik yapısı dönüştürülmüş canlılar üzerinden, global networke sızan birileri tarafından her şey tersyüz edilebilir.

Artık zaman ve mekan farklılığı fazla bir anlam ifade etmiyor. Kişi ya da küçük topluluklar büyük devletleri bu anlamda tehdit edebilirler.

Buradan baktığınızda, siber terör geleceğin en önemli gündem maddelerinden biri olabilir. Bugün siber terör deyince daha çok hackerler akla geliyor, peki ya yarın.

Kontrolden çıkan, Neurolink ve Chip bağlantısı üzerinden insan-makine etkileşimli sistem manupile edilir ya da beklenmedik bir riskle karşılaştığında, sistem kontrolden çıktığında ne olacak?

Geçen gün Hariri bu konuyu tartışıyordu.

Batı “Yeni Normal” döneme geçerken, çoğulculuktan, siber tekilciliğe, siber monarşiye geçmeye hazırlanıyor sanki. Burada Monark / Tek adam aslında ma’şeri aklı temsil eden yapay zeka. Yani sentetik bir tanrı, sonuçta “yeni put”, “siber bir put”.

Tamam bir sistem kuruluyor. Peki sistemin anahtarı kimin elinde olacak!. O kim! O da anahtarı tekrar makineye teslim edecekse, aslında makine insanın kullandığı bir alet olmaktan çıkıp, insan makinenin kullandığı biyonik bir robota dönüşüyor.

Her konuda olduğu gibi yine geç kalıyoruz. Kafamız duvara çarpınca aklımız başımıza geldi ve İstanbul sözleşmesini konuşmaya başladık. CEDAW böğrümüze saplanmış bir kurşun gibi bir yerlerde duruyordu.

Peki bu “Yeni Normal” döneme doğru dolu dizgin giderken, bizim filozoflarımız, ilahiyatçılarımız, bilim adamları bu konuda ne yapıyorlar, uluslararası sistemin önlerine koydukları raporları izlemekten başka.

Aslında bu konu bütün bakanlıkları, bütün bilim dallarını, bütün sektörleri, hukuk düzenimizi, ekonomik ve politik düzeni yakından ve derinden etkiliyor.

Biz İstanbul sözleşmesini konuşuyoruz da “Yeni Normal” dönemde, “Norm” değişince, “Norm Hukuk” da değişecek. Global köyün anayasası ya da yasası olmayacak. “Yeni Norm hukuk” tüm dünyada geçerli olacak ve siber istihbarat, siber polis, siber savcı ve yargıçlar tarafından anında sonuçlandırılacak.

Bana söyler misiniz, burada “insan” nerede?. Hangi “din”den, hangi “ahlak”tan söz ediyorsunuz. Hangi “politika”, hangi “ideoloji”!

Bakın madde olarak atom çekirdeğinin içine girildi. GENOM ile canlı organizmaların hücresinin içine müdahale edilebiliyor artık. Enerji eski enerji olmayacak. Enerjinin, atomun / maddenin frekansını manupile edebileceksiniz artık. Bu şekilde canlı-cansız her şeye müdahale etme imkanına kavuşuyorsunuz.

Böyle bir dünya Şeytanın olmadığı bir dünya değil. Ya Şeytan ve onun işbirlikçileri bu düzene müdahale edecek olurlarsa ne olacak. Alternatif bir siber dünya yeraltında, deniz altında, uzakta örgütlenecek olursa ve bu sistemler karşı karşıya gelecek olursa.

İnsan kendi kıyametine giden yolun inşasında kendi sırtında taş mı taşıyor yoksa.

Bilim ve teknoloji kendileri için tartışmasız ve mutlak iyilik vesilesi olarak görenler için bugünkü teknolojik gelişmeler, gelecek adına umut verici gözükebilir. Ama bugün gelinen noktada sistem içi unsurlar bile, bu gidişin insanlığın sonunu getirecek bir felakete kapı aralamasından endişe ediyorlar.

Bu süreci, çok küçük bir lobi kimseye danışmadan kendi başına ve emrivakilerle yönetiyor. Kimseye sordukları yok. Karşı çıkanları kendi mevcut güçleri ile yok edeceklerini düşünüyorlar.

Onların kutsal kehanetleri var. Bir gelecek okumaları var. Dünya Kova burcu ile birlikte kozmik bir evreye giriyor ve bu süreçte dünya, bu kadar nüfusu taşıyamayacak. Onun için bu operasyonlar, insan neslinin varlığını sürdürmesi için zorunlu bir süreç. 8 milyara yakın insandan 500 milyondan fazlasının insanlığın gelecekte varolabilmesi için ya yaşama hakkından vazgeçmesi ya da buna mecbur bırakılması gerek.

Covid, gıda, sağlık, bilişim ve daha birçok gelişme bu kehanete göre şekillendiriliyor. Karar verin, 16 kişide bir kişinin yaşama şansı var. O 15 kişi kim olsun? Nasıl seçilsin bu insanlar!. “Neo Malthusçular”ın dayattıkları tercihin temelinde bu var. Bu senaryoda (Haşa) Allah’a yer yok. Buna karar verecek olan yapay zeka olmalı. Yöntemi de o belirlemeli. Sonuçta reset düğmesini PDR3’e verecekler. Sürecin sonunda geride kalan 500 milyon insan tekrar yapay zekanın kontrol anahtarını yeniden kendi ellerine alıp, “3. Normal düzen”e geçecekler.

“3. Normal düzen”, bu büyük savaş  /kıyımdan sonra olacak. Hrıstiyanlar İsa Mesih’in dönüşünü bekliyor. 3. Normal zamana geçiş Yuhanna vahyinde 7x7=49 bölümde anlatılır. Gog-Magog’u, Armegedon’u, Anti Chirist’i bekliyor. Yahudiler Meşiyahı, Müslümanların tamamı Yecüc-Mecücü, Sekineyi, Dabbetül Arzı, birçoğu Mehdi, Mesih ve Deccal, Melheme-i Kübrayı bekliyor.

Siz ne bekliyorsunuz? 

Selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(53)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

KELES

30 Ağustos 2020 19:31

Inanan bir mümin ne iftiracilarin yaninda olur ne de fitnecilerin yaninda.Selam ve dua ile allah askina

Abdulkadir

30 Ağustos 2020 19:02

Ümmet ne geçmişte oldu ne de gelecekte olacak. Kur'an'ın ayetini hatırlatırım resul İbrahim için Yaratıcı o tek başına bir ümmeti diyerek ümmetin ne olduğunu bize çok iyi izah ediyor. Ümmet demek büyük bir toplum demek değil. Bak Yaratan ümmeti bir kişi olarak da belirtmiş. Onun için ümmet ümmet demeyi bırakıp resul İbrahim gibi olmaya çalışmak gerekiyor

Vatandaş

30 Ağustos 2020 12:13

İçimizde satılmış hainler olmazsa düşman bir halt edemez

Eyup Şayık France

30 Ağustos 2020 12:12

Ateist kardeşler: cep telefonunu yapan ustaya inaniyorsunuz da! Telefonun hammaddesini havadaki esir maddesini BABANIZ nereden getirdi? Haşa Allah yaratmadıysa bu madenleri ;Maymun dedeleriniz mi yarattı. Ahhhh bir şu kainat tarumar olunca mı anlayacaksınız. Lütfen Ateist kardeşler.....! Dünya parçalanınca kime sarılacaksınız. Vallahi daha depremlere korkudan dayanamıyoruz. İnanın ben Fransada İnşaat Mühendisiyim. 9 şiddetinde bir deprem olsa dünya dümdüz oluyor düşünebiliyormusun ateist kardeşim. Profesör hocam diyorki böyle bir depremde insanlık hayatı sona eriyor. Ateist kardeş sana söylüyorum!!!! Daha senin kenarında bir mantar tabancası patlasa korkudan yere yatıyorsun!!!!! Ya dünya parçalansa nereye gideceksin. UNUTMA dünya bir uçak yakıtı bitince nereye gideceksen o güvendiğin yere beni götürmeye gücün yetiyorsa seninle aynı şeye inanacağım. Korkma senden senden dürüst cevap ve bekliyorum. Ama sizi bu hale getirenler bile sizi yolda bırakacak. Artık Avrupada herkesi tanıdık. Temiz avrupalı kardeşlerimizide birileri bu şekilde kullanıyor. Abdurrahman Dilipak abi saygı ve hürmetler Fransadaki kardeşinden. Ateist kardeşler de bir gün düzelecekler. Bu hastalık dan kurtulmak kendimizi tanımakla olacak inşallah.

Hâfız

30 Ağustos 2020 03:51

Üstad'un yazılarından istifade ediyoruz. . 2 defa da ben yazdım, 'Vijdan' olarak yazdığı kelimenin doğrusunun'vicdan' olduğunu. Ama 'vijdan' demeye devam ediyor. Kasıtlı yanlış yazmayacağına göre, herhalde yorumları okuma fırsatı olmuyor ki, diline yerleştiği şekilde yazmaya devam ediyor.... Ve's Selâm.

Gönlü güzel insan

30 Ağustos 2020 00:43

Hocam ; Ben Kelebeği bekliyorum. Haydi “KELEBEK” kanatlarını “ ÇIRP” UÇ! UÇ! UÇ! Doğu Akdeniz’e doğru Selam ve dua ile Biz sevdiklerimizin üstünü “dua “ile örteriz Allah’a emanet olun.

Gönlü güzel insan

29 Ağustos 2020 22:49

Sayın Abdurrahman Hocam; siz ne bekliyorsunuz diye sormuşsunuz. Sizin söylediklerinizde hem fikirim ; Size katılıyorum. (Müslümanların tamamı Yecüc-Mecücü, Sekineyi, Dabbetül Arzı, birçoğu Mehdi, Mesih ve Deccal, Melheme-i Kübrayı bekliyor.) Buna ilave olarak ben Kelebeği

Gönlü güzel insan

29 Ağustos 2020 22:39

Sayın Abdurrahman Dilipak hocam; Köşe yazılarınızı beğenerek ve büyük bir heyecanla okuyorum. Yeni dünya; insanlık evriliyor . ve yeniden şekillendiriliyor..Artık Dünyada ki tüm insanların düşüncelerini manipüle edebiliyorlar. Aynı anda milyarlarca insan aynı şeyi düşünüyor. “Covid 19 corona virüs ????? “ tüm insanlık bekliyor ve seyrediyor. Çaresiz psikolojik etkilerinide düşünürsek içinden çıkılmaz bir “hal” Bunun birde yan etkileri var Milyarlarca insan aynı anda zıplarsa milyarlarca insan aynı anda konuşursa aynı anda aynı yöne koşarsa Milyarlarca insan aynı anda sürekli avuçlarını birbirine sürterse bir manyetik alan oluşur. Ama Yüce Mevla bu etkileşimin manyetik alanın gece ve gündüz ile zaman farkı ile önüne geçmiş Türkiye de gündüz ken Amerika da gece Gibi fakat milyarlarca insan aynı şeyi aynı anda düşünürse Ki yatarkende beyninde kalktığında da beyninde aynı düşünce var. Düşüncenin gücüne inanan biri olarak; Dünya da iklim değişikliklerinin olacağına doğal afetlerİn çoğalacağına hava sıcaklıklarının artacak ve eksileceğine Yangın , Sel deprem hatta yanardağların bile faaliyete geçeceğine inanıyorum . Selam ve dua ile biz sevdiklerimizin üzerini “dua” ile örteriz. Allah’a emanet olun.

Mustafa

29 Ağustos 2020 22:08

Bir çok bilim adamı nin ortak görüşü Avrupa'da yanardağ patlamasıyla beraber batıda soğuma başlayacak ve batı yasanmayacak hale gelecek Batı'nın halkı doğuya göç etmek zorunda kalacaklar . Batıya göç bitecek foduys göç başlayacak ortak görüşleri

Hakan

29 Ağustos 2020 21:45

Bu Elon Musk iyi adam.Insanlik icin calisiyor.Dusun bu sistem de insan rusvet alamiyacak.Hemen sinyal verecek.

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle