--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Aşırıya kaçmamak

Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Dilipak
60

Hiçbir konuda aşırıya kaçmamak gerek. “İfrat” da, “tefrid” de zararlıdır. Allah şöyle buyurdu: Bakara, 190 “Sizinle savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın, fakat aşırılığa sapmayın; Allah aşırılığa sapanları sevmez.”  Maide 87 “Ey iman edenler! Allah’ın size helâl kıldığı iyi ve temiz nimetleri (kendinize) haram etmeyin ve (Allah’ın koyduğu) sınırları aşmayın. Çünkü Allah, haddi aşanları sevmez.” Enam 119 “Üzerine Allah’ın adı anılıp kesilenden yememenize sebep ne? Oysa Allah, çaresiz yemek zorunda kaldığınız dışında, haram kıldığı şeyleri size açıklamıştır. Doğrusu birçokları bilgisizce kendi kötü arzularına uyarak saptırıyorlar. Muhakkak ki Rabbin haddi aşanları çok iyi bilir.” A’raf  55 “Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Bilesiniz ki O, haddi aşanları sevmez.” Yunus 12 «İnsana bir zarar geldiği zaman, yan yatarak, oturarak veya ayakta durarak (o zararın giderilmesi için) bize dua eder; fakat biz ondan sıkıntısını kaldırınca, sanki kendisine dokunan bir sıkıntıdan ötürü bize dua etmemiş gibi geçip gider. İşte böylece haddi aşanlara yapmakta oldukları şeyler güzel gösterildi.” 74 “Sonra onun arkasından birçok peygamberi kendi toplumlarına gönderdik. Onlara mucizeler getirdiler. Fakat onlar daha önce yalanladıkları şeye inanacak değillerdi. İşte haddi aşanların kalplerini biz böyle mühürleriz.” 83 “Firavun ve kavminin kendilerine işkence etmesinden korkuya düştükleri için kavminden bir grup gençten başka kimse Musa’ya iman etmedi. Çünkü Firavun yeryüzünde ululuk taslayan (bir diktatör) ve haddi aşanlardan idi.”

Mü’minun 7 «Şu halde, kim bunun ötesine gitmek isterse, işte bunlar, haddi aşan kimselerdir.” Zümer 53 “De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” Mü’min 28 “Firavun ailesinden olup, imanını gizleyen bir mümin adam şöyle dedi: Siz bir adamı ‘Rabbim Allah’tır’ diyor diye öldürecek misiniz? Halbuki o, size Rabbinizden apaçık mucizeler getirmiştir. Eğer o yalancı ise yalanı kendisinedir. Eğer doğru söylüyorsa sizi tehdit ettiğinin (azâbın), bir kısmı olsun gelip size çatar. Şüphesiz Allah, haddi aşan, yalancı kimseyi doğru yola eriştirmez.” Zuhruf 5Siz, haddi aşan kimseler oldunuz diye, sizi Kur’an’la uyarmaktan vaz mı geçelim?”

Hiçbir konuda aşırıya kaçmamak gerek, hatta ibadette bile. Ölümlü hiç kimseye çok fazla güvenmeyin, peygamberler müstesna. İnsan kendi nefsine de fazla güvenmemeli. İnsanın nefsi de insanı aldatır. Nefis Şeytanın işbirlikçisidir çünkü. Nefsimizin hoşuna giden, “canımızın” istediği birçok şey aslında bizim hayrımıza olmayabilir.

Azgınlık, taşkınlık, haddi aşmak, fahşa, kitapta her seferinde uyarılır. Bu tür zaaflar girdap gibi insanı içine çeker. Onun için “yaklaşmayın” denir bu afetlere.. Öfke de böyledir. Mesela trollük de böyle. Bir defa o yola saptın mı sen herkese, herkes sana sataşır. Bu işler yokuş aşağı koşmak gibidir.

Trollük profesyonel bir işti. İdeoloji ve politika da bu ahlaksızlığı destekleyince, bulaşıcı bir hastalık gibi toplumun her kesimine yayıldı. Teşhircilik de böyle. İçtimai ve ahlaki bir hastalık haline geldi trollük. Trollük deyince gıybet, dedikodu, yalancılık, iftira gibi her türlü hastalık var. Zaten gerçek kimliğini saklıyor. Kimi yangına körükle gitmeye çalışıyor. Bir tarafa saldırmıyor sadece, düşmanı olduğu kesimleri birbirine karşı kışkırtıyor. Soğuk savaşta devletler de hedef ülkelere karşı bu “kontrollü bunalım stratejisine” sapıyordu. Şimdi sosyal mediada bu iş kontrolsüz bir şekilde yayılıyor.

Bakın bu ahlaksızlığı bir yandan destekleyerek, bir yandan yasa yoluyla karşı kesimin trollerini kontrol altına almaya çalışırsanız bu mümkün değil. Bu bir ahlak meselesi haline geldi. Toplumu için için çürüten bir ahlaksızlık. Tek başına polisiye tedbirlerle bir yere varamazsınız. 6 ay bir güz gidersiniz, yolun sonunda bir arpa boyu bile yol almadığınızı görürsünüz. Eliniz ayağınız boş durmaz ama yaptığınız bir iş de olmaz. Trollere karşı caydırıcı cezalar yok değil. Mevzuat yetersizliği de sözkonusu değil. Sorun da, çözüm de aranan yerde değil.

Neyse bu yeni dünyada kim kimdir belli değil. Geçen gün yazdım, “yerli ve milli” diyorsunuz, bir gün sonra bakıyorsunuz, borsada hisseler el değiştirmiş. Yerli “Cola” üretseniz, yerli su, yerli şeker, yerli sermaye, yerli teknoloji diye bu “cola”yı yerli mi kabul edeceğiz. Yerli olup yanlış, yabancı olup doğru da olabilir. Yerli ve daha kaliteli, daha ekonomik olanı varken, ille de yabancı markayı almak da akıllıca bir iş olmayacaktır aslında.

İfrat ve tefritten sakınmak, sözü dinleyip ya da bir şeye, bir işe bakıp doğrusunu kabul edip, yanlışına karşı çıkmak en doğrusu aslında. Mesela benden ya da bizden olan bir şey yanlışsa, ille de benden/bizden diye ona sahip çıkmamamız gerek. Bırakın benim partim, benim liderim, benim şeyhim, benim hemşehrim, benim örgütümü, benim dinimden birinden sadır olsa ne yazar, o söz ya da o iş yanlış ise. Bu konuda ben ne insancı, ne de Müslümancıyım. Müslümanca yaşayan bir Müslüman, yaratılış gayesine uygun bir insan başımın tacı, ama bir hayvana zulmeden her şeyden soyutlanmış izole bir “birey”e karşı ben hayvandan yanayım! Her türlü aşırılıktan kaçınalım, adil şahidler olalım. Haklıdan yana olalım diye selâm ve dua ile.

 

Yorumlar

(60)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

NİHAT OSMANOĞLU

9 Ağustos 2020 17:13

Her ne kadar siz İstanbul sözleşmesine geç uyandınız ise de biz kendi çapımızda bu sözleşmenin meluniyetini ve geri dönülmesi için elimizden geleni yaptık ve yapmaya devam ediyoruz.) Selam

Sözleşme

4 Ağustos 2020 00:04

Sayın Dilipak susmayacaginizdan eminim. Susmayın!

Cuma Ağaç

3 Ağustos 2020 18:09

YORUM YOK

Muhammed

3 Ağustos 2020 01:15

Herkes aynaya bakar. Mesele aynada kendini görebilmekte

Muhammed

3 Ağustos 2020 01:14

zen üstadı keşiş zuigan her güne yüksek sesle kendi kendine, "efendim, orada mısın?" diye sorarak başlardı. sonra da, "evet efendim, buradayım" diye cevap verirdi. sonra, "toparlansan iyi olur" derdi. ve karşılık verirdi: "evet efendim, öyle yapacağım." bundan sonra da, "şimdi dikkat et, seni aptal yerine koymalarına izin verme" derdi. ve cevaplardı: "oh hayır efendim, izin vermeyeceğim, izin vermeyeceğim." Anlayamadınız mı? Beyefendi çok mu saçma geldi... öyleyse yeniden okuyuyun Bi daha okuyun Bi daha Bi daha Anladığınızda susmanın ne anlam taşıdığını belki anlarsınız 

Ahmet

3 Ağustos 2020 00:32

Aşkolsun kardeşim sayın sümeyye erd ogan ve iletişim başkanının saygıde ğer eşi..istanbul sözleşmesine sahip çıkmışlar sayın re isi cumhurumuza bu anlaşmanın kerametleri hakkında brifing sunmuşlar..cinsiyet değişken liği tehd id ve iddiasının bir safsatadan ibaret olduğu hakkında akılcı ve bilimci tezler ileri sürmüşler..kadın ve demokrasi (kadem) derneği bütün varlığıyla bu anlaşmanın savunuculuğuna ahdedm iş..doğrusu bu anlaşmanın içeriğini bilmiyoruz lâkin hrustyan devletlerin bu anlaşmaya taraf olduğunu biliyoruz ayrıca kad ınlara yönelik pervasızca zorbalığın bu ülkede geometrik ola rak arttığ inı biliyoruz..hiç bir zorban ın ustanbul sözleşmesinden ürküpde yapacağından geri durduğuna da hâlâ şahit olamadık..ayrı ca dilipak gibi akil adamlar bu anlaşmanın felaketlerini yazıp duruyor. O zaman bu inat niye..avrupaya rağmen ayasofya yı açıp avrupayla bir olup melanet kapılarını açmak nasıl bur şizofreninin tezahürüdür..yoksa ayasofya ehli salibe galebe için değilde kaybedilen ibb nin ilk seçimde geri alınması içinmi açıldı..Allahın evini ucuz siyaset için kullanmakla Allahın evini kapatmak yıkmak arasında ne fark vardır..fatihin bedduası sadece ikincisi içinmi sand ınız emin olun bu samimiyetsizlik hepimizi helak etmeye yeterde artar bile muhafazallah

Resit Kayahan

2 Ağustos 2020 22:43

Allah rizasi icin ismi milli olan piyango super sayisal san onnumara ganyan iddaa kazikazan daha sayanayam kadar cok olan milli kumara fetfa verecek din adami varmi lutfen kosende cagri yap

Dunya nufusu 8 Milyar, bunun 1,5 Milyari Musluman, birleselim demis bir Arakadasimiz!

2 Ağustos 2020 22:22

Kardesim, siz dunya yikilsa mezhepcilikten vazgecmezsiniz, iliklerinize islemis hepinizin. 

Özkan

2 Ağustos 2020 20:02

Size neden kızdıklarını anlamıyorum! Yanlışa yanlış, doğruya doğru yazıyorsunuz. Sizi takip edip yanlışlarını gözden geçirseler daha iyi olmaz mı? Kaleminize kuvvet ve uyarılara devam!

Mertürk

2 Ağustos 2020 19:48

Beton asfalt yerli, fabrikalar yabancı. Tüketim yerli,üretim finans yabancı

Abdurrahman Dilipak Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle