Yeni Türkiye, yeni Anayasa
Yeni Türkiye ve yeni Anayasa için önümüzdeki seçimler önemli. 2023 hedefi açısından da çok önem arz eden bu seçimlerin sağlıklı bir şekilde yapılması, Türk halkının bir kez daha “Ak Parti” demesini elzem buluyorum. Militarist darbeler, laik-seküler çevreler ve paralel yapıların burnunun iyice çırpılması, ileri demokrasinin rayına oturması, özgürlüklerin önündeki engellerin tamamen kaldırılması için, güçlü bir Türkiye için, küresel güçlere boyun eğmemek için bir kez daha sandık başına giderek, Ortadoğu’da akamete uğrayan Arap Baharı ve İslamcılığı yeşertmek adına Ak Parti’ye desteğinizi veriniz.
Siber İşgal Güçleri’nden aldıkları destekle; iletişim, emniyet ve İstihbarat’ta örgütlenmelerini ardından TBMM’de çoğunluğu ele geçiren; yargıyı, bürokrasi, merkezi ve yerel idareleri, TSK’yı, TÜBİTAK, medya, üniversiteler, siyasi partileri denetime alan, bu noktada CIA ve MOSSAD’tan destek alan yapıların iradesinin kırılması için Ak Parti iktidarının devamı şarttır. İsterse birileri kudursun, Türkiye’de ve tüm İslam coğrafyasında barış ve adalet İslam üzerinden yükselişe geçirilmezse, ya küresel güçlerin dediği olacak veya aksi gerçekleşerek, çoğunluğu İslamcı iktidarların oluşturduğu medeniyet havzası galebe çalacaktır. Küresel ölçekte söz sahibi olmanın yolu, Siyasi İslam
Konsepti’nin BM Güvenlik Konseyinde daimi bir sandalyesi olmasından geçiyorsa eğer, neden bu alanı boş bırakalım. Başkanlık sistemi Türkiye’nin önünü açacaksa ve bölgede etkin güç olacaksak, neden Tayyip Beyin önerdiği Başkanlık sistemine karşı çıkalım?
İslâmcılığın yükselmesi, korunması ve yayılması için her türlü çalışmada bulunulması, bu bağlamda Ak Parti’nin iyi bir araç olarak değerlendirilmesi, ahlak ve maneviyatın artırılması, nasıl olsa Müslümanlar iktidarda denilerek yatılmaması, savrulma ve modern dönüşümler yaşanmaması, değişmez sabitelerden asla ödün verilmemesi ve bu yolda sıcak ve soğuk savaşa girilmesiyle kitlelerin İslami Cihad’a yönelmesi elzemdir. Artık herkesin aklını başına alması, İslamcılığı ve Müslümanlığı terörle eşleştiren küresel güce boyun eğmemek adına, sahih İslami kaynaklara yeniden dönmemiz, nefsimizi sigaya çekmemiz ve yaşantımıza çekidüzen vermemiz gerekmektedir. Siyasal hareketin açtığı koridordan ilerlemesini bilmeliyiz. İslamcılığın özellikle Ortadoğu’da geldiği/getirildiği nokta, istikrardan uzak, şiddet yanlısı hareketlere yakın bir profil görüntüsündedir. Bu algının kırılması ve yeniden öz güvenin kazandırılması gerekmektedir. Bu da ancak sahih kaynakların tarif ettiği kimlik ve şahsiyete bürünmekle olur. Ortadoğu’da ABD ve küresel ortaklarının sürdürdüğü İslamcı anlayışla mücadelenin arkasındaki sebepler iyi irdelenmeli, “ılımlı İslam, yeşil kuşak projesi” gibi küresel oltalara takılmamalıdır. Kabul edelim ki, ne biz Müslümanlar, ne de küresel güçler durumu kendi lehlerine çevirebilmiş değillerdir. Diğer taraf bizleri, “İslamcılık, Paris olaylarıyla da artık inandırıcılığını kaybetmiştir, terörün karşısında olduğu tezine inanmıyoruz” şeklinde tanımlıyor.
Ortadoğu’nun gelecek vizyonu için Mısır, Irak ve Suriye’nin önemi büyüktür. Bu yüzden Mursi’nin iktidardan düşürülmesinden hareketle, Ortadoğu’da İslamcı ideolojiyle yapılan mücadelede tüm inançların özgürlüğü, hiçbir siyasi partinin din esasına bağlı olamayacağı, İslami bir gündem ile devlet idaresi arasına engel konulması yönünde çalışmalar yapılmaktadır. Kısa vadede Suriye’de istikrarı küresel güçler istemez. Yine onlar Türkiye’nin Kürt Sorunu noktasında ivme kazanmasına rıza göstermezler. Ortadoğu mezhepçi ve etnik oluşumlarla yeniden şekillenirken; Dürzi, Alevi, Şii, Sünni ve Kürt oluşumlar yanında yeni bir İsrail oluşumu hazırlanmaktadır. Buna karşılık Türkiye’nin kısa vadede yapması gereken, Türkiye’de İletişim Başkanlığı’nı yeniden yapılandırması, Ankara/Gölbaşı’ndaki binayı gömmesi ve önümüzdeki seçimlerde listelerin çok sağlam hazırlanması gerekmektedir. Özü çürük, bu topraklara ve değerlerine yabancı, İslam’ın dünya görüşünden bihaber, küresel dünyayı tanımayan ve doğru okuyamayan insanları liste başına koyarsanız, hakkımız size helal olmasın. Bu milletin birikimlerini yok edenlere, sırtımıza binip boza pişirenlere, bulunduğu makamları babasının arpalığı zannedenlere asla fırsat vermeyiniz. Yönünü bir camiye, bir kiliseye çeviren, rüzgara göre yön değiştirecek olanların parası, gücü, etiketi kendisinin olsun. Siz, sizi asla hiçbir zeminde satmayacak, yola yatmayacak ama yoldan da sapmayacak olanlarla yola çıkınız. Bu milletin kendilerine verdiği emanete ihanet eden, “yahu paralel yapıya küresel proje dedik ama içimizden de yolsuzluğa bulaşanlar olabilir” endişesi taşımayanlara geçit vermeyiniz. Liderini kutsayan, patlıcanın dalkavukluğunu yapan, fikir ve proje üretmeyen insanlara kapınızı açmayınız.







