--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Vekalet savaşları sürüyor

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ

2016’yı Türkiye, FETÖ’nün ve Avrupa’nın işgal girişimi, PKK-DAEŞ’in saldırıları ile kapattı. Acı ve tatlılarıyla bir yılı daha geride bıraktık. Her şeye rağmen, ekonomik suikastlara rağmen diz çökmedik. Umarız bu yıl barış ve umut yılı olur. Allah’tan temennimiz, terör örgütleri üzerinden küresel güçlerin yürüttüğü vekalet savaşlarının son bulması. 

Su uyur, düşman uyumazmış. Acaba TSK’nın Suriye’nin kuzeyinde başarılı operasyonları sürerken, terör örgütü DAEŞ’in kötü hava şartlarına rağmen Türk askeri birliklerine saldırılar düzenleyebilmesinin arkasındaki saik nedir? DAEŞ, o bölgenin koordinat ve istihbaratını nereden alıyor? El Bab’ta şehit vermeye başladık. Türk Birliğine bombalı araç ve havan saldırıları nasıl, kimler tarafından yapılıyor? Havanın sisli ve şartların çok olumsuz olmasına rağmen DAEŞ terör örgütüne istihbarat ve koordinatları veren hangi devlettir? Biz biliyoruz ki; bütün terör örgütleri gibi, Irak mahreçli DAEŞ de taşerondur. Küresel güç karda yürüyor ama iz bırakmıyor. Ya da bastığı izleri, taşeronuna temizletiyor. Ama bir yere kadar.. DAEŞ’in arkasındaki devletin kim olduğu henüz netleşmedi. İnşallah netleşecek. Suriye’de barış istemeyen, terörden nemalanan, onlara silah satan, onlar üzerinden bölgeyi işgal ederek, petrol ve enerji kaynaklarını sömüren kefere ülkelerin başını kim çekiyorsa, Ertuğrul’un pusatını boğazına dayamak gerekiyor. Kaos ve savaştan beslenen hainler, yüzlerce vatan evladını toprağa salıyorlar. Gencecik fidanlarımız devriliyor. Anlaşılan birileri; Türkiye, Rusya ve İran’ın Suriye için toplanıp
ateşkes kararı alınmasından rahatsız. 

Kuvvetle muhtemel şeytan ABD başta olmak üzere tüm batılı devletler, ateşkes sürecinin dışında kalmaktan rahatsız oldular. Yine bu devletlerin, Suriye’de bir barış istemedikleri, kaos ve savaştan beslendikleri bilinen bir gerçek oldu. ABD’nin terör örgütü PYD/PKK’ya verdiği silahlar ve Almanya’nın terör örgütlerine ev sahipliği
yaptığı gerçeğini gizleyemezsiniz. 

Aslında her şey Kuzey Irak’ı Akdeniz’e açan sınırlardaki gizemde. Birileri yeni sınırlar çizme peşinde. Kürtler ile Arapları Kobani üzerinden çatıştıran egemen güç, Kuzey Irak petrollerini Akdeniz’e ulaştıracak yeni bir koridor açmanın sevdasında. PYD ve arkasındaki güçlere çok dikkat etmek gerekiyor. Çünkü Türkiye’nin varlığı onları çok fena rahatsız etmekte. 

Bölgede DAEŞ ve PYD üzerinden vekalet savaşı sürdürülüyor. Araplar, Kürtler, Şiiler, Sünniler… Enerji koridoru açmaya çalışanların amacı belli. Türkiye saf dışı edilmek isteniyor. Örgütlerin kimliğinin hiçbir önemi yok. Şiddete yönelen milliyetçi, Arap, Şii, dinci, adı ne olursa olsun zalimdir. Türkiye, Kuzey Irak ile Akdeniz arasında bir koridor açılmasına asla müsaade etmemelidir, etmeyeceğine de inanıyoruz. Olası bir yeni koridor, Araplarla aramızın sıfırlanması, Güneyimizin denetlenir hale gelmesi ve bölgede etkinliğimizin kırılması anlamına gelmektedir. 

 

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle