Türkmen Dağı’nda katliam var, vurun Rus uçaklarını!
Yayladağı’ndan Rus uçaklarının Türkmenlere ait alanları bombalayıp, katliam yaptıklarını duyabilirsiniz. Türkmenler katlediliyor. Bu yazıyı kaleme alırken bir yandan da İHH Kahramanmaraş Derneğimiz ve Kahramanmaraş Platformu olarak Türkmenler konusunu konuşuyorduk. Salı günü nasip olursa Kahramanmaraş’ta bütün STK’lar Türkmenlere sahip çıkmak adına bir basın açıklaması ve eylem yapacaklar.Türkmenler konusu çok önemli, iyi hesap yapılmalı. Sonucunda yeni bir göç dalgası ile karşı karşıya kalabiliriz. Birçok ülkenin göçmenlere kapılarını kapattığı dünyada Suriyeli Arap mülteci kardeşlerimizden sonra Türkmen kardeşlerimizi de her an kapılarımızda görebiliriz. Zaten çadır kentlerde, konaklama merkezlerimizde çok sayıda Türkmen var, onlara yabancı değiliz.
Stratejik Derinlik’in mimarı sayın Başbakanımızın “Eğer sivil halk Türkiye’ye yöneltilir ve yeni bir mülteci akını ortaya çıkarsa bundan, bu konuda katkıda bulunan herkes sorumludur.” Sözünü bazı mihraklar çarpıtarak, “Bu sözlerde, Türkmenlere sahip çıkmak yerine, bir Türkmen
sığınmasından duyulan endişenin dile getirildiği çok açık.” Şeklinde yorumlayanlar, hızını alamayıp, içlerindeki Suriye düşmanlığını şu şekilde deşifre ediyorlar:
“İki buçuk milyon Suriyeli Arap’ı insani duygularla topraklarına kabul edip doyuran koca Türkiye, kendi soyundan olanların sığınmasından duyduğu endişeyi dile getiriyor.”
Yazıklar olsun size ve dar boca kafanıza. Türkiye, Suriyeli mültecileri topraklarına misafir ederken insanların kimliğine, mezhebine, ırkına mı bakıyor? Kaldı ki ülkemizdeki bütün konaklama tesislerini gezmiş birisi olarak şunu söylemek isterim ki, çadır kentlerde sadece Suriyeli Arap mülteci kardeşlerimiz yok. Biz orada İHH olarak şu ana kadar yüzlerce TIR insani yardımda bulunduk. Bütün çadır kentlerimizde binlerce Türkmen yaşıyor. Şimdi iktidar İslamcı ve muhafazakar bir yapıdan geliyor diye; Araplara kapısını açıyor deyip, Türkmenleri dışladığını söylemek hangi vicdana sığar?
Dünyayı, Birleşmiş Milletleri ayağa da kaldırsanız bir Rusya’ya gücünüz yetmiyorsa, vurun abalıya! Nasıl olsa bu ülkede yalan söyleyene, hakaret edene, küfredene bir şey yapılmıyor. Nasıl olsa vicdanı da yargılayacak bir mahkeme yok henüz. Nedense Türkmenler, Türkler, Türk coğrafyası söz konusu olduğunda, kendilerini milliyetçi olarak tanımlayan zevat, hemen harekete geçip, ya Rabia’ya saldırıyorlar, ya Suriye üzerinden iktidara saldırıyorlar. Daha dün denecek tarihte MİT TIR’ları Türkmenlere yardım götürürken, bu ırkçı faşist güruh paralel çete ile birlikte olup neler yapmıştı? Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ), Suriye Türkmenlerine lojistik yardım götüren MİT’e ait TIR’larını durdurarak büyük bir skandala imza atmıştı. Rusya ve zalim Beşşar Esed rejiminin Türkmen Dağı’na yaptığı alçak saldırılar sonrası aklıma yine o görüntüler geldi. Alçak satılmışlar, madem bu kadar Türkmen kardeşlerimizi seviyordunuz da neden o gün paralel yapıya destek vererek o TIR’ları durdurmaya çalıştınız? Şimdi neden iktidarı Türkmenlere sahip çıkmamakla itham ediyorsunuz? Bizim Anadolu’da “hem nalına, hem de mıhına” diye bir tabir vardır. Şimdi bu fincancı katırlarının yaptığı şey budur.
Suriye konusu, uluslararası bir mesele. O coğrafyada sadece Esed rejimi ile muhalifler savaşmıyor. Orada bir devletler savaşı söz konusu. Ukrayna konusunda yara alan ve kendisini yalnız hisseden Rusya, girdiği Suriye’de rüştünü ispat etmeye çalışıyor. Bayırbucak bölgesinde, genelde Suriye halkına ama özelde de Türkmen kardeşlerimize yönelik olarak çok yoğun bir saldırı söz konusu. Yayladağ’ından Rus uçaklarının bombalamasını işitebilirsiniz. Ben Başbakanımızın “Rus Büyükelçisi’nin bakanlığa çağırılarak gerekli bilgilendirme ve girişimlerde bulunduğunu, kendilerine çok açık bir ifadeyle eğer Rus Hava Kuvvetleri ve Rusya’da askeri bir mevcudiyeti DEAŞ’a karşı mücadele edecekse bunu DEAŞ’a karşı yapmalılar” dediğini biliyorum.
Şurası bir gerçek: Rusya neden Suriye’ye girerek terörü bahane edip Türkmen, Arap, Kürt kardeşlerimizi hedef alıyor? Herkesin bu suali tartışması gerekirken, meseleyi mezhep, meşrep ve ırk temeline çekip hedef saptırması, kelimenin tam manasıyla bir algı operasyonudur.







