--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Türkiye fiili başkanlığa geçmiştir

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ

Ahmet Davutoğlu’nun Başbakanlık ile Ak Parti Genel Başkanlığı görevi sona erdirildiğinde yeni Türkiye fiili başkanlığa geçti. O tarihten beri Erdoğan, yasada olmasa da fiiliyatta Başkanlık sistemini başlatmıştır. Aslında milletin kendisini Cumhurbaşkanı seçtiğinde bu durum fiilen başlamıştır. Buradan itibaren bir analiz yapalım. İsrail’le, Suud Hükümetiyle ve ABD ile olan ilişkilerimiz ne şekilde gelişmektedir? Mısır ve Filistin davasına bakışımız değişti mi? Mavi Marmara olayına iktidar nasıl bakıyor?

Aslında her şey ABD İstihbarat Topluluğu’nun Çin, Rusya, İslami uyanış, radikalizm
ve Filistin yanlısı kuvvetin yükselişi sonunda İsrail’in ayakta kalamayacağını bildiren, “İsrail Sonrası Ortadoğu’ya Hazırlık” raporuyla başlamıştı. ABD’nin açık bir şekilde İsrail’e destek vermesi, ABD halkında muhalefet oluşturmaya başladı. Tabii İsrail boş durur mu, şimdilerde yeni stratejiye yöneldi. Eskiden İsrail-Filistin meselesi çözüldüğünde Arap-İsrail sorununun da çözüleceğine inanılırdı. Şimdi İsrail tam tersini düşünüyor. İsrail’in yakın gelecekte HAMAS’la, sonrasında İran’la bir savaş yaşayabileceği ihtimali çok yüksek. Bu yüzden İsrail ve Suudi Arabistan arasında işbirliği geliştiriliyor. Bu işbirliğiyle İsrail’in Arap dünyası ile barış anlaşmasının yapılabileceği ön görülüyor.

Bendeniz, merkezinde İsrail’in yer aldığı Arap ligi himayesinde NATO uzantısı ortak bir Arap Savunma Ordusundan rahatsızım. Bu savunma ordusu kime karşı mücadele edecek? Hani İsrail, Siyonist ve Yahudi bir devletti? Mısır, Mursi, Müslüman Kardeşler ve Filistin bizler için olmazsa olmazlarımızdı? Eksen kayması demek için henüz erken. Tam anlamda olmasa da Türkiye de bu oluşumları prensipte kabul etti. Hemen akabinde Mavi Marmara ile ilgili hayallerimiz suya düşmeye başladı. Türkiye Ortadoğu’daki yalnızlığını başka bir şekilde dengeleyemez mi? Oysa Ak Parti kendi iktidarını, Ortadoğu’da yakınlık beslediği Müslüman Kardeşler hareketinin iktidarını desteklemek üzerine kurmuştu. Biliyorum ki Türkiye Ortadoğu’da sadece Mısır’la sınırlı kalmayıp Tunus, Libya ve Suriye’yi de içine alan dış politikasıyla Katar’la yakınlaşmış, bu yüzden de statüko yanlısı Suudi Arabistan’la arasının açılmasına neden olmuştu.

Açık konuşmak gerekirse İran’ın yükselişi ortak tehdit olarak görülüyor. Başta İsrail ve Suudi Arabistan olmak üzere Körfez ülkeleri, şimdilerde İsrail’le yakınlaşıyor. Böylece İsrail, geliştirmek istediği hedefine doğru hızla ilerliyor. Düşmanını diğer bir düşmanla yok etme politikası izleyen İsrail’in bu sinsi planından Uzun Adam’ın haberdar olmadığını söylemek, abesle iştigaldir. Davos’ta İsrail tağutuna kafa tutan bir iradenin elbette gelişmelerden haberdar ve kendince geliştirdiği bir tedbiri vardır.

İsrail’in projesi olan Türkiye ile Suudi Arabistan yakınlığı, Mısır’daki Müslüman Kardeşler örgütüne ve Filistin davasına daha dengeli ve mesafeli bir konum almasını zorunlu kılıyor. Suriye’de olası bir askeri operasyona karşı ilk kez Suudi savaş uçakları İncirlik’te konuşlandı. İsrail’in çıkarlarına hizmet eden Arap dünyasının politikasında eşgüdüm sağlanıyor. Suudi Arabistan İran’ın Şii hilaliyle yayılma politikasının önüne geçmek için İsrail’le dirsek teması yapıyor. 

İçeriye baktığımızda ise şunu görüyoruz. HDP ve PKK çatısı altında toplanmış Kürtçü terör yanlısı gruplar, evlere kadar örgütlenmiş durumdalar. PKK ve paralel terör tüm hızıyla sürüyor. Devletle savaşan bu örgütlerin kökünü kurutmak için, asker ve emniyet içinde çok ciddi bir temizlik gerekiyor.

Çare, parlamenter sistemi çekip çeviren bir başkana, Merkezi değil yerinden yönetime dayanan yeni bir anayasayı tez elden inşa etmektir. Artık Erdoğan, Yeni Türkiye’nin fiili başkanıdır. Ancak dünyanın yarısı onu Suriye’de yaşanmakta olan insani durumun sorumlusu gibi gösterse de, o, kendi halkına savaş açmış Esed’e zalim diyebilen ve zalimin perişan ettiği milyonlara toprağını açan yiğittir. 

Arap Baharı ve Ortadoğu intifadası ile yalnızlaşan İsrail, bölgede yeniden kendisini güçlendirmek için Arap dünyasına kucak açtı. Ne tuhaf, Ortadoğu’da mazlum halklara kucak açan Ak Parti bölgede yalnızlaştırılırken, Araplara kucak açan İsrail güç ve prestij kazanıyor. Gelin bu denklemi çözün bakalım.

Velhasıl Ak Parti’nin hem içerde ve hem de dışarıda işi zor. PKK ve paralel terör küçümsenmemeli ve sonuna kadar gidilmelidir. Başkanlık sistemi fiiliyattan yasal zemine çekilmeli ve yeni anayasa yapılmalıdır. Zor günler göreceğiz. Gelecekten ümidimizi asla kaybetmemeliyiz. 

 

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle