Türkiye büyük bir güçtür
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Trump’la görüşmesini iyi analiz etmek gerekiyor. Bu görüşmeyi anlamsız ve sonuç alınamayan bir görüşme olarak görmek ne kadar yanlış ise, zafer gibi değerlendirmek de bir o kadar saçmadır. FETÖ, PKK/PYD/YPG terör örgütleri konusunda ABD’den istediğimizi alamadığımızı söylemek başka şey, bu konularda müttefikimizi zorladığımız başka bir şeydir.
Her şeyden önce Türkiye; Avrupa ile Asya arasında Arap dünyasını, İran’ı, Karadeniz’i, Ege’yi ve Akdeniz’i çevreleyen dev bir köprü olarak büyük bir stratejik öneme sahiptir. Bunu ABD, AB ve tüm uluslararası güçler bilir. Müslüman bir ülke olarak Türkiye, uluslararası anlaşmazlıklarda, diğer İslam ülkelerine nazaran çok yararlı olma potansiyelindedir. Türkiye bu gücünü Erdoğan sayesinde çok iyi kullanıyor. Tayyip Erdoğan 2002 yılında, daha Başbakan bile değilken Ak Parti Genel Başkanı sıfatıyla Amerika ve Avrupa’yı adımladı.
Türkiye çok büyük bir güçtür. Neden? Türkiye’de yaklaşık 2 bin Amerikan askeri ve İncirlik Hava Üssü’nde ABD nükleer savaş başlıkları bulunuyor. Ordu açısından da Türkiye NATO’nun en büyük ikinci ülkesidir. Türkiye ekonomik, siyasi, askeri ve özellikle dış politikalarında çok başarılıdır. Erdoğan’ın çantasında; geleceği planlayacak dev projeler var.
Uzun adamın sürekli olarak A, B, C planları var. Batı dünyası Türkiye’nin liderini ve çantasındaki projelerini çok iyi biliyor. Çünkü Erdoğan, Batı dünyasının bir parçası ve stepnesi olmak yerine onlara eşit, aynı zamanda bağımsız ve güçlü bir profil çiziyor. Çok kutuplu bir uluslararası sistemi inşa etmeye çalışanlardan neyi eksik Erdoğan’ın?
Geçen yazımda da ifade ettim; Erdoğan, Türkiye’nin Lozan Anlaşması ya da NATO ittifakının belirlediği statüsünden çok daha fazlasını alacaktır. 2023’e giden yolda bu projeler var. Türkiye’nin bütün müttefikleri Erdoğan’ın siyasi ve askeri gücünün farkında. Dolayısıyla Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin bölgede güce dönük, dik duruşlu, istikrarlı diplomasiye dayanan taktik anlayışından asla vazgeçmemesi gerekiyor. Erdoğan’ın başarısının sırrı buradadır. Fırat’ın Doğusunda güvenli bölge için çalışmalar sürüyor. Bunun yanında Doğu Akdeniz, Ege Denizi ve Suriye’nin ayrı bir sistem statüsüne yükseltilmesi için müzakere etmesi ve bölgede yapıcı bir rol oynaması gerekiyor.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Trump’ın görüşmesi olumlu görünmekle birlikte, genel etkilerini ve bunların geleceğe nasıl yansıyacağını ilerde göreceğiz. Bizim Ak Parti ve Erdoğan düşmanı cenah, Erdoğan’ın Trump’la gerçekleştirdiği görüşmeyi anlamsız ve istediğini alamadı olarak yorumlaya dursun, Batı’da bu görüşme mercek altına alındı. The Economist, Erdoğan’ın “Trump’ın yumuşak karnından en iyi faydalanan lider” olduğu değerlendirmesini yaptı. ABD basınında “Hiçbir lider, bu hafta Recep Tayyip Erdoğan’ın Washington’da yaptığı gibi, Trump’ın yumuşak karnından yararlanma konusunda bu denli ehil olamadı” denilirken, bizim laikçi Kemalistler, Trump’ın mektubuna takmışlar kafayı. İade etmekle takdim etmek arasında savrulup durun, ey Türkiye düşmanları!
Temsilciler Meclisi’ndeki “soykırım” kararı bloke edildi. ABD’nin S-400’lerle ilgili tutumu ve yaptırımları ile PYD/YPG konusundaki kararında bir değişiklik yok. Bölgede kalıp petrol ve enerjiyi sömürmeden de ödün vermiş değil. Ancak buna rağmen, bu kritik gündemlerin eşiğinde gerçekleşti görüşme. Erdoğan’la Trump’ın sergilediği görüşmede Trump’ın Erdoğan’ı özümsediğini söyleyebiliriz. Bu görüşme, iki ülke arasındaki rekabetin koordinesi durumunda bölgesel krizlerin çözüleceği noktasında bir anlam ifade ediyor. Lakin bu krizin çözümünün tek engeli ABD’nin S-400 konusundaki ısrarı ve YPG ile işbirliğini sürdürmesidir. Ayrıca her ne kadar Trump, sevgi ve saygı çerçevesinde Erdoğan’ı tolere ettiyse de, yaptırımların kaldırılması sözünü vermedi. Gülen’in iadesi konusunda da öyle..
Trump, “Erdoğan ile birlikte olmak büyük bir şeref. Ateşkes devam ediyor. Kürtlerle görüştük, gayet memnunlar. Ticari konuları konuşacağız. Bununla birlikte S-400’ler konusunu da, F-35’leri de konuşacağız” derken, uzun adam bunun altında kalmayarak “(ABD Başkanı Trump’a) Sizin Kürt diye zikrettiğiniz, PYD/YPG. Bunlar terör örgütü, bunlar PKK’nın yan kuruluşlarıdır” diyerek, Trump’ı yumuşak karnından vurdu. Türkiye Batı’nın ileri karakolu değildir. Gidişat iyi…







