Terör canevimizden vurdu
Bu yazı kaleme alınırken İstanbul Beşiktaş’taki terör saldırısında 29 şehidimiz, 166 yaralımız vardı. İnşallah sayı artmaz. Arena önündeki Çevik Kuvvet polislerine yönelik yapılan bu bombalı saldırıda asıl hedef neydi, ona bakmak gerekiyor.
İstanbul Beşiktaş’taki saldırıyı kim, hangi örgüt yaptı? IŞİD mi PKK mı?
Saldırıyı kimin yaptığını söylemek için henüz erken. Ancak PKK, TAK ve IŞİD üzerinde duruluyor. Kim yaparsa yapsın, istikrar bir kez daha dinamitlendi. Yeni Anayasa değişikliği teklif metninin yapıldığı günde, akabinde patlama. Kılıçdaroğlu’nun “kansız bir şekilde Başkanlık sistemini getiremezsiniz” sözü geldi aklıma.
Terörün amacı nedir?
Terörün esas amacı, hedef alınan düzeni, şiddet yoluyla yıkarak, yerine kendi ideolojileri doğrultusunda yeni bir yönetim tesis etmek olduğu söylenebilir. Marksist ideolojiye yaslanan PKK’nın da, güya dinden beslenen (bize göre PKK’dan da tehlikeli) IŞİD’in de amaçları aynıdır. Terör ve şiddet yoluyla, adı ne olursa olsun; ikame edilmeye çalışılan hiçbir sistem meşru olamaz. Terör örgütlerinin eylemlerinin birinci aşamadaki temel amaçları, halkın gözünde siyasal iktidarı yıpratmak ve giderek, devletin manevi otoritesinin zayıflamasını sağlamaktır. Ne zaman istikrarı yakalasak, birazcık nefes alsak, hemen arkasında bir patlama gerçekleşiyor. Terör, bir ülkenin diğer bir ülkeye zarar vermesi için bir “siyasi mücadele aracı” olarak da kullanılmaktadır. Türkiye’nin etrafındaki ülkelere baktığımızda, dostundan çok düşmanının olduğunu söyleyebiliriz. ABD, İsrail, İngiltere, Fransa, İran, Suriye.. Hangisini sayalım ki? PKK, PYD, IŞİD ve FETÖ terörünü besleyen ve lojistik sağlayan bu ülkelerdir.
IŞİD nereye koşuyor?
Ortaya çıktığı ilk günden beri, sonradan yaptığı ve yaptırdığı eylemlerle, tarihin belki de en hunhar terör örgütlerinden biri IŞİD’tir. Hedefe koyduğu kitlede ayrımcılık yapmayan, gözünü kırpmadan katliam yapan bu örgüt, diğer bütün terör örgütlerinden tehlikelidir. Neden biliyor musunuz? Marksist bir ideolojiye yaslanan PKK’yı anlarım. Amacı uğruna her yolu meşru görebilir; çünkü dini ve imanı yok. Din adına ortaya çıkan, her ülkeden palazlanmış paralı askerlerden oluşan IŞİD terör örgütü küresel güçlerin desteğiyle hareket etmektedir. Bu örgüte karşı çok dikkatli olmalıyız. PKK’nın ahiret kaygısı ve inancı yok. Müntesiplerini ölümden sonrasına inandıracak kıstasları da yok. Dolayısıyla canlı bomba seçtikleri kişilere dikkat edin; meczup, salak, ayyaş ve afyonlaştırılmış tiplemelerdir. IŞİD ise, kendi ideolojisi uğrunda canını feda edebilecek eylemci bulmakta zorlanmaz. Çünkü cennet vaad ediyor.
Düşman çoğaltmak veya dost kazanmak…
Türkiye bir defa Batılı dostlarının memnuniyetini kazanmak ve onlardan gelebilecek terör saldırılarını defetmek istiyorsa, eski Türkiye’ye dönmek zorunda olduğunu bilmelidir. Ortadoğu politikasından vazgeçmelidir. Kendi ayakları üzerinde bağımsız bir şekilde durmaktan söz eden bir Türkiye istenmiyor. Hep ağaların kölesi olarak kalan, üreten değil tüketen bir ülkeydi düşlenen. Ama AK Parti eksen kayması yaparak, kıblesini Kâbe’ye yöneltti.
AK Parti’den önceki iktidarlar terör eylemi gerçekleştiğinde “Kanları yerde kalmayacak” türünden alışılmış resmi açıklama yaparlardı. Bu klasik ezberi bozan AK Parti, Güneydoğu’da PKK’ya vurdukça, küresel güçler terör örgütlerini üzerimize salmaya devam ediyorlar.
Çare: Dostluğumuzu daha da pekiştirerek yola devam. Biz bu vatanı üç-beş çapulcuya teslim etmeyiz.







