--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Seküler hayat, çıkmaz sokaktır

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ

Seküler hayat dendiğinde ne kastedildiğini Anadolu insanı belki bilmez ama, bu ülkede dinsiz gavurları dize getiren, Anadolu’nun İslamlaşmasında en büyük pay, yine gariban Anadolu insanındır. Bizde hiç okuma yazma bilmeyen insan dahi ariftir. Kendisine ne söylenmek istediğini çok iyi anlar.

Anadolu insanı hem bu dünya için hem de ahiret için çalışır, mücadele eder. Yani, ne dünyasını ihmal eder, ne de dünya için ahiretten vaz geçer. İkisini dengeli bir şekilde götürmeye özen gösterir. Laikler gibi, din ile dünyayı biribirinden ayırmaz, seküler bir hayatı ise asla onaylamaz. Yani bu ülkenin dindar insanları, dinin içinde olmadığı hiçbir oluşuma rıza göstermez. 

Dolayısıyla dünya hayatının tanzimi noktasında, beşeri ideolojilerin insanın, sosyal hayatın kurallarını belirlemesine şirk nazariyesi ile bakar. Hayatı anlamsız kılan en büyük şey, insanın hayatının bir diğerleri tarafından kuşatılması, dizayn edilmesidir.

Nereden bakılırsa bakılsın sekülerlik aslında dinsizliktir. Türkiye, tek parti ve milli şef döneminden, ta Özal dönemine kadar laikliğin bu uygulamalarına şahit olmuş bir ülkedir. Hatta bu süreç 28 Şubat dönemine kadar vesayet sistemi tarafından devam ettirilmiştir.

Dinde zorlamayı kabul etmeyen, şiddetle hiçbir düşüncenin yayılmayacağına inanan insanların kendi dinlerini özgürce yaşamalarına imkan veren, laiklikte var olduğu kabul edilen bütün vatandaşlara hak-hukuk bazında aynı mesafede duran İslami perspektif. İslam tarihi gayrimüslimlere gösterdiği hadsiz tolerans örnekleriyle doludur. İslam Şeriatı, yani İslam dini bunu tekeffül etmektedir. Buradan şunu söylemek mümkündür: İslam’ın sağlayacağı adalet, özgürlük sadece Müslümanlar için değil herkes için gereklidir. İslam herkesin hak ve hukukunu koruyan, bütün canlıların yaşama hakkını bir “hak” olarak telakki eden bir sistemdir.

Sekülerlik konusu sadece bir devlet düzeni için değil, bugün artık toplumlar hatta fertler için de söz konusudur. Terör örgütleri üzerinden hareket ederek İslam’a ve Müslümanlara saldırmak, yeryüzündeki anarşinin sebebinin İslam olduğunu söylemek, tam bir sekülerlik ve İslam düşmanlığıdır. Bu sebeple bundan sonra, fert fert insanları ilgilendiren bir dünyevileşmeden, seküler hayattan neyi kastedildiğini, IŞİD, DAEŞ gibi terör örgütleri üzerinden İslam ve Müslümanlara saldırmanın arka planında yatan gerçekler iyi anlatılmalı ve toplumun bilinçlendirilmesi sağlanmalıdır.

 İslam’ın seküler bir hayata bakışını anlamak için İslam’ın ihtiva ettiği emir ve yasaklara, insani değerlere, evrensel ahlaki değerlere, dünyaya verdiği değere bakmak gerekir. Bu konuda pek çok hadis ve ayeti zikredebiliriz. Fakat sözün özü şudur: Kur’an’ın temel maksatları iman esaslarını zihinlere nakşetmek, insanlık camiasında adalet ve kulluk şuurunu tesis etmektir. Buna göre, dünya hayatı bu maksatlara hizmet ettiği sürece çok büyük bir değere sahip olur ve cenneti kazanmanın yegâne bir hizmet alanı, hadisin ifadesiyle ahiretin bir tarlası olur.

Aslında Kur’an ve sahih İslam esas lınarak yapılan bütün ameller, ahiret mihverinde dönen hiçbir iş seküler kalmaz, uhrevileşir. Ahirete endeksli, Kur’an’ın çizdiği rotayı takip eden, Allah’ın rızası yörüngesinde boy gösteren bütün işler, bir nevi ibadettir, sekülerlik özelliklerini kaybeder ve ahiret hesabına çalışmaya başlar. Dolayısıyla Müslüman, hiçbir işinde ayrım gözetmeksizin, helal rotada gerçekleştirdiği bütün eylemlerini ibadet olarak telakki eder. Seccade üzerinde namaz kılması nasıl bir ibadetse, helal-haram çizgisini gözeterek fabrikasında çalışması da aynı şekilde ibadettir. Siyasetçinin çalışmasını Allah rızası için yapması, yasaları Allah’ın rızasına uygun çıkarmaya çalışmaları ibadettir.

Nefse hoş gelen seküler hayat, kısa ölçekte sizi okşasa da, sanal bir zevk tattırsa da, uzun vadede çıkmaz bir sokaktır. Her kim seküler sokağa saparsa, doğru menzile ulaşması muhal olur.

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle