Sandıktan netice alamayanlar başka adreslerden medet bekliyor
Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Kahramanmaraş’ta AGİT ve CHP’yi eleştirerek, “sandıktan sonuç alamayanlar başka yerlerden netice almanın peşindeler” dedi
Veysi Kaynak, AK Parti İl Başkanlığında düzenlenen basın toplantısına katıldı. Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, 16 Nisan referandumu sonrası memleketi Kahramanmaraş’ta AK Parti İl Teşkilatı tarafından düzenlenen değerlendirme toplantısına katıldı. Burada; referandum sonuçları, Suriyeliler konusu ve CHP’nin halk oylamasına yaptığı itirazlara değinen Kaynak, çok önemli açıklamalarda bulundu
Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, 16 Nisan tarihinde gerçekleşen referandum oylaması sonrası Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı’nın tutumunu eleştirdi. Türkiye’nin örnek bir referandum oylaması gerçekleştirdiğini vurgulayan Kaynak, “Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı, bütün dünyada seçimlerine ancak yetkili ülke izin verdiğinde izleyebilen bir teşkilattır. O Teşkilatın bir birimidir aslında. Türkiye bu referandumla ilgili AGİT’i davet etmiştir. Bu süreç içerisinde AGİT’in somut, müşahhas delile dayalı bir tane tespiti olmamıştır” dedi
Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, üstlendikleri yeni misyonun ve büyük sorumluluğun farkında olduklarının altını çizdi. Türkiye’de bir parlamenter demokrasiden Cumhurbaşkanlığı hükûmet sitemine, yine demokrasi içerisinde geçileceğini söyleyen Kaynak, “2019 yılının Kasım ayında TBMM seçimleriyle Cumhurbaşkanlığı seçimleri bir arada yapılacak” dedi. Bu arada; Meclisimiz çok önemli kanun değişikliklerini, uyum yasalarını yapmak zorunda. İç tüzüğünü değiştirmek zorunda ama hemen ilk fırsatta da 3 maddesi yürürlüğe girecek. Birincisi; Cumhurbaşkanının bir siyasi partiye üye olmasının önü açılıyor. İkincisi askeri yargı ortadan kalkıyor. İç hizmet kanunu gereğince; ben 15 Temmuz’da şöyle yaptım diyebilecek FETÖ sanığı askerlerin askeri mahkemede yargılanma itirazları ve imkânları olabilir.
ASKERİ YARGI ORTADAN KALKIYOR
Konuşmasında FETÖ’cü askerlerin yargılanırken “15 Temmuz’da falan şöyle yaptım, böyle yaptık” diyerek itirazda bulunabileceklerine dikkat çeken Başbakan Yardımcısı Kaynak, askeri yargının kaldırılarak bunun önüne geçileceğini ifade etti ve şunları kaydetti:
“Askeri Yargı Türkiye’de ilk defa ortadan kalkmaktadır. Artık bütün insanlar kanun önünde eşitse kanuni doğal mahkemelerde de eşit olacaklar. Sivil insanlar adli yargıda, askeri üniforma giyenler ya da askerler askeri görevleri dolayısıyla askeri yargıda ayrımına son veriliyor. Bakın bu da hemen faaliyete geçecektir ve önümüzdeki bir ay içerisinde yargının idari işleyişini düzenleyen Hakimler Savcılar Kurulunun yeni üyeleri de TBMM tarafından belirlenecektir. Bu; Türkiye’de ilk defa oluyor. Millet adına yargı yetkisi kullanan, millet adına yargısal bir hüküm veren mahkemelerin, mahkemeleri yöneten idare teşkilatı TBMM seçiyor, 7 üyesini. Yeni Anayasa değişikliği 18 maddenin bu ilk 3 hükmü bildiğiniz gibi hemen yürürlüğe girecek.”
SURİYELİLERİN ASAYİŞİ BOZMA HADİSESİ
Bir gazetecinin Suriyeli mültecilerin kentin asayişi bozduklarına dair yaklaşımına ise Başbakan Yardımcısı Kaynak şöyle cevap verdi:
Hiçbir veri olmadan herkes konuşuyor. Suriyeli muhacirlerin suç işleme oranı herhangi bir başka bizim vatandaşlarımızın suç işleme oranından fazla değil. O da hoş görülmez, o da hoş görülmez. Yani insanlar akşam tencerelerinde kaynatacakları yarım kilo bulgur için kuyruğa giriyorlarsa bundan rahatsız mı olmalıyız? Herkes devlet politikasına saygılı olmalı ve ensar-muhacir ruhunu zedelememeliyiz.
AGİT
AGİT bütün dünyada seçimleri izleyen ancak ilgili ülkelerin izin verdiğinde bu seçimleri izleyen bir teşkilattır. O teşkilatın bir birimdir aslında. Avrupa Güven İş Birliği Teşkilatı’nın bir birimidir. Türkiye bu referandumla ilgili davet etmiştir. Bu süreç içerisinde AGİT’in somut, müşahhas, delile dayalı bir tane tespiti olmamıştır. Bütün seçim sathında biz evet lehine propaganda yaparken, hayır diyene propaganda yapmak, serbestçe icraat mümkün olmadı mı? CHP’li belediyeler açık net bir biçimde hayır propagandası için gayret etmediler mi? Niye bunun için gayret edenler hayır propagandası yapmanın serbest olduğu raporlarda yazmazlar? AGİT dünyada yargı denetiminde seçimleri yapan nadir ülkelerden biri olan Türkiye’de şimdiye kadar itiraz edilmeyen en önemli konulardan biri olan seçim güvenliğinin sağlanmış olması ile ilgili tek bir satırı yok raporlarında. Bu tutumları ile kafalarda soru işareti oluşturdular. Niye? AGİT’ten gelen heyet, kimi PKK bayrağıyla zaten daha önce eylemlere karışmış, kimi PYD’yi bilmem neyi destekleyen görüntüleri ortada, deliller ortada, alabildiğince Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kafasına, şakağına silah dayamış, altına Recep Tayyip Erdoğan’a ölüm yazısı olan bir büyük afişin, panonun önünde propaganda yapılmasını raporuna yazmaz. Türkiye’nin Aile Sosyal Bakanının ifade özgürlüğünü, siyaset özgürlüğünü, toplanma özgürlüğünü, kendi konsolosluk binasına, kendi vatan toprağı sayılan yere gidişin önündeki raporları yazmaz da böyle şeyler yazar? Bunlar tek taraflı yargı raporlarıdır. Zaten dediğim gibi AB’nin terör örgütü olarak kabul ettiği PKK’ya açık sempatizan olan kişilerin Türkiye’ye bu referandumu izlemek için gönderilmiş olması başlı başına bir hadisedir, garabettir. Türkiye’de yargı denetiminde bu referandum yapılmıştır. Seçimler yargı denetiminde yapılıyor ve bu hususta ve yetkili merci Yüksek Seçim Kuruludur. Seçimleri iktidar partisi yapmaz. Her partinin son genel seçimlerde en çok oyu alıp 5 siyasi partinin temsilcileri sandık kurulundadır. YSK’da müzakere yapılırken oy hakkı olmayan siyasi parti temsilcileri o müzakereyi canlı olarak izlemektedirler. Yani hakimler karar verirken o kararları anlık izlemektedirler. Bu husustaki mühürlü mühürsüz oy zarf pusulaları meselesi tamamen YSK’nın taraf olduğu karar vereceği bir hadisedir. YSK Başkanı açıkladı; bizim dağıttığımız filigranlı zarflar, bizim dağıttığımız filigranlı oy pusulaları, bunlarla ilgili bir itiraz var mı? Hayır yok. Sandıkta netice alamayanların başka yerlerde netice alma girişimleridir, gayretleridir. Türkiye bu tabloyla asla kutuplaşmadığı; halkın % 51.5’i evet dedi, % 48.5’i hayır dedi, bu kutuplaşma mı hayır asla kutuplaşma değil. % 51.5’in evet dediği bir meseleye % 48.5 hayır diyor ve Türkiye’de bu insanlar kardeşçe bir arada yaşıyorlar. Bakın burası önemlidir, bu bir kutuplaşmaya işaret değildir. Bu bir arada yaşama kültürünün, çok açık net ispatıdır.







