--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Rusya, Türkiye’ye neden yardımcı oluyor?

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ

Suriye’de sadece Esad rejimi ile muhalifler değil uluslararası küresel devlerin savaşı söz konusu. Devletlerin petrol ve enerjiyi sömürmek gibi emelleri vardır. Bu emperyalist devletlerin başını da Amerika çekmektedir. 

Suriye savaşında (özellikle iç savaş demiyorum, çünkü iç savaş olduğuna hiçbir zaman inanmadım); başından beri Esad’ın yanında yer alıp Esad’sız bir formüle sıcak bakmayan Rusya, Afrin’de Zeytin Dalı Harekâtında hava sahasını Türkiye’ye açtı. Peki neden? Elbette Rusya’nın Türkiye’ye, Türkiye’nin de Rusya’ya birçok konuda muhtaçlığı söz konusudur. Bu yaklaşımın çıkar ilişkileri gibi değerlendirilmesi doğru değildir. Ne demişler; komşu komşunun külüne muhtaçtır. Rusya’nın Türkiye’de ekonomik, siyasi ve bölgesel ölçekte beklentileri olabilir. Ayrıca, hava sahasını Türkiye’ye açarak harekâta katkıda bulunan Rusya, Ankara ile Şam’ın arasındaki buzların erimesinde arabulucu olabilir. 

PKK-PYD temelde “Rus yapımı” bir örgüt olsa da, şuanda ipleri ABD’nin elindedir. Fırat Kalkanı Harekâtı ile hem IŞİD tehdidini ortadan kaldırdık hem de iki özerk Kürt bölgesi Afrin ve Kobani arasında bir tampon bölge oluşturuldu. Böylece Kürtlerin Suriye’de Türkiye sınırı boyunca uzanan bir koridor oluşturmasını engelledi. Kobani ve Cezire kantonları ile arasında kara bağlantısı kurulamayan Afrin ise Rus kontrolü altında kaldı. Dolayısıyla bizim Afrin’deki terör unsurlarına yönelik başlattığımız Zeytin Dalı Harekâtı Rusya’nın iş birliği sayesinde gerçekleşebildi. Mesela Rusya, hava sahasını bize kapatsa harekâtın ilerlemesi mümkün gözükmüyor.

Suriye savaşının başlamasından beri, bölgede iki etkin gruptan söz edilebilir. ABD, Türkiye, İngiltere ve Fransa’nın başı çektiği Batı bloğu muhaliflere, Rusya, İran ve Çin ise Esed rejimine destek verdi. Türkiye, başından beri Suriye’de Esed’siz bir formül üzerinde durdu. PYD’nin Afrin ve Münbiç’te konuşlandırılması sonrasında işler tersine döndü ve Astana sürecinden sonra Türkiye; Rusya ve İran’la birlikte hareket etmeye başladı. Fakat Rusya açısından değişen bir şey yok. Rusya hâlâ Esad’ın kalmasından yana. Öyle ki Rusya, şimdi değilse bile ileride Esad’ın, savaş sonrası Suriye’sinde Türkiye ile olan ilişkileri iyileştirmede öncü rolü üstlenebilir.

PEKİ; RUSYA, TÜRKİYE’YE 

NİYE DESTEK VERİYOR?

Tabi burada küresel devletlerin çıkarı söz konusu. Türkiye, Washington ile bir türlü uzlaşma zemini bulamayınca ve ABD’nin açıktan PYD’ye destek vermesinden dolayı, mecburi olarak Rusya ve İran’a yaklaştı. Rusya ABD’nin Ortadoğu’da belirgin güç olmasını istemez. İbrahim Kiras’ın da ifade ettiği gibi Esad güçlerinin “YPG’ye yardımcı olmak üzere” Afrin’e girme kararının Türkiye’ye yönelik bir pazarlık veya tehdit amacıyla mı ortaya atıldığı, yoksa ortaya çıkan fırsatı Şam rejiminin egemenlik alanını genişletmek üzere kullanmak mı istendiği henüz belirsiz.

ABD, PYD yoluyla uzun vadede Suriye’de kalmayı planladığı için Türkiye’yi Fırat’ın doğusundaki PYD bölgelerinden uzak tutmaya gayret edecektir. Afrin’e girmesine de müdahil olmaya çalışmıştı ama nafile. Reel politik, gün gelir adama PYD’yi sattırmayı gerekli kıldırabilir. PYD, Türkiye’nin kırmızıçizgisidir. Beka sorunumuz PYD/PKK hiçbir zaman Suriye’nin kuzeyinde Kürdistan kuramayacaktır. Sınırlarımızdan terör örgütlerinin temizlenmesi yetmiyor, bir de bu örgütleri besleyen, ayakta kalmalarını sağlayan damarların da kesilmesi gerekiyor. Fırat Kalkanı harekâtıyla IŞİD’i temizleyerek; PKK ve Suriye’deki uzantıları olan PYD/YPG unsurlarının ellerinde bulundurdukları bölgeleri batıda Afrin ile birleştirmelerini önlemiş olduk. Şimdi de bunu Menbiç ile taçlandırarak Kuzey Suriye’yi tamamen terörden ve ABD’nin projesi olan Kürdistan tehlikesinden bertaraf etmiş olacağız.

 

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle