--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

PKK, PYD, IŞİD VE KÜRTLER

Abdullah Şanlıdağ
Abdullah Şanlıdağ

Yaklaşık 40 yıldır sürmekte olan PKK teröründe acaba kaç kişi hayatını kaybetti? Hayatını kaybedenlerin ne kadarı Kürt, ne kadarı asker ve polistir? Çatışma ve kaos ortamında ne kadar insanın hayatını kaybettiğini ve bunların ne kadarının Kürt olduğunun PKK tarafından da bilindiğini zannetmiyorum. Hem bu terör örgütü için ölenlerin kimliklerinin zaten hiçbir önemi yoktur. PKK terörü neyi amaçlamaktadır, hedefindeki olan nedir? Kahrolası zalim PKK bu şekilde Kürtlerin haklarını savunduğuna kendisi inanıyor mu acaba? Kadın, çocuk ayrımı gözetmeden Kürt vatandaşları da katleden bir örgüt nasıl Kürt halklarından ve Kürt Devletinden bahsedebilir?

Eğer Suriye’nin kuzeyinde olduğu gibi, Türkiye topraklarının Güneydoğusunda bir PKK devleti kurmak istiyorlarsa bunun imkansız olduğunu, verdiğimiz şehitlerden anlamıyorlar mı acaba? Kahramanmaraş şehit veren en fazla illerin başında geliyor. Bugün otuzuncu şehidimizi toprağa verdik. “Vatan sağolsun” milyon şehit versek bu vatanı böldürmeyeceğiz sesleri, ilk günkü kadar taze ve diri. Başaramayacaksınız ey kahpenin dölleri! Bu millet darbeci FETÖ’cülere ülkeyi teslim etmedikleri gibi, size de boyun eğmeyecektir. Türk devletinin eğer Kürtlerle sorunu olsaydı Barzani yönetimiyle ekonomik ve siyasi alanda çok iyi ilişkiler geliştirebilir miydi? Ne sorunumuz olacak Kürt kardeşlerimizle? Varsa bir sorunumuz, yerli olmayan Kürtlerle olabilir. Küresel aktörlere ve PKK terörüne hizmet eden Kürtlerle sorunumuz var. Güneydoğu’da devletle PKK arasında sıkışmış, canını kurtarmak için PKK’ya ekmek veren Kürtle değildir sorunumuz. Kürt halkının sorunlarını çözme iddiasında bulunan PKK ve onun meclisteki siyasal uzantısıyla sorunumuz var. Suriye içerisinde mazlum halkı katleden PYD ile sorunumuz var. İslam adı altında terör estiren, her yolu meşru gören IŞİD terörüyle sorunumuz var. Güneydoğu’yu ne PKK’ya ve ne de İsrail’e vermeyeceğiz.

PKK’nın yaptığı eylemlerle derdinin Kürtlerin hakkını savunmak olmadığını, Kürt vatandaşlarımızın büyük bir kısmı artık görmeye başladı. Bölge halkı kesinlikle devletinin yanındadır. Şimdi bunu görmeyen Kürtlere de bu oyunun anlatılması çok büyük önem arz ediyor. Türkiye, Türk’üyle, Kürt’üyle ve diğer halklarıyla bir bütün olarak küresel bir aktör olma yolunda ilerleyebilmek için Kürt sorununu çözme konusunda önemli adımlar atmışken, kimlerin bundan rahatsız olup PKK’yı yeniden Türkiye’ye saldırmaya teşvik ettiğini herkesin anlaması gerekiyor. Evet Suriye’de ve Türkiye’de terör örgütlerini üzerimize salan el aynı eldir. Suriye’nin kuzeyinde Kamışlı’dan Afrin’e kadar uzanan coğrafyada bir Kürt devleti kurup bu devletin sınırlarını Türkiye’ye kadar uzatabileceğini zanneden alçak PKK, PYD ve onların arkasındaki ABD’nin bu emelleri hiçbir zaman gerçekleşmeyecektir. Diyarbakır Sur, Cizre ve Nusaybin halkı içerisinde hâlâ bu örgüte inanan Kürt kardeşlerimiz varsa, bir an evvel dönüş yapsınlar. FETÖ terörü nasıl bitirildiyse PKK terörü de aynı şekilde bitecektir.

Aslında Türkiye’nin PKK ve FETÖ terörüne karşı yeni stratejiler belirlemesi gerekiyor. Bu iki terör örgütünün birleşerek saldırılarını artırması kaçınılmazdır. Başkaca yapabilecekleri bir şey yok. Metropol kentlerde canlı bomba patlatmanın dışında bu canilerin yapabileceği bir şey yok. Halkımızın her an terör saldırıları karşısında teyakkuzda bulunması, hem FETÖ terörüne karşı hem de PKK terörüne karşı dikkatli olmaları gerekiyor. Bu belayı def edinceye kadar çok kalabalık yerlerden, emniyet ve istihbaratın yasakladığı alanlardan uzak durmak gerekiyor. Terör örgütleriyle dış irtibatın kesilmeden terörü bitmek imkânsızdır. Gerekirse Cerablus operasyonu örneğinde görüldüğü gibi, gerektiğinde sınır ötesi askerî operasyonlar yapması da oldukça önemlidir.

***

Türkiye’nin Suriye savaşında müdahil olup Cerablus çıkartması hem meşru, hem de  uluslararası hukuka uygundur. Kaldı ki uygun olmasa ne yazar ki! Fırat Kalkanı Operasyonu’nu can-ı gönülden destekliyorum. IŞİD’le mücadele kadar PYD ile mücadele de önemlidir. YPG ile birlikte PYD’nin kökü kazınmalıdır ki hem içerde hem de dışarıda rahat edebilelim. Kafama sadece ABD’nin Cerablus operasyonunda Türkiye’yi neden desteklediği sorusu takılıyor. Onun da cevabı acaba “Suriye’den hareketle üzerine atılı Uluslararası Hukuk’a aykırı savaş suçlarından sıyırmak ve Ortadoğu’daki egemenliğini sağlamlaştırmak” olabilir mi? Çağdaş kapitalizm tüm hızıyla sürüyor. Nereye baksak, küçük bir azınlığın servetini koruma mücadelesini görüyoruz. Nükleer bir savaşın tetikleyicisi olmak aman Rabbim ne kötü bir şey! ABD, Rusya ve Çin’e dikkat etmek gerekiyor. 

 

Abdullah Şanlıdağ Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle